Bu Kurban’da emanetlerinizi yerinde ulaştırmak için MISIR’da olacağım.
Sadakataşı olarak bağışlarınızı doğrudan ihtiyaç sahibi Gazzelilere ulaştırıyor, kurban ibadetinin ruhuna uygun şekilde süreci bizzat sahada yürütüyoruz.
https://t.co/lT5GVWLyZ1
Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız.
Biz güçlü olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz.
Bunun için “ittifakta hayır vardır” diyor; kendi içimizde ve İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz.
Asırlar boyunca tarihe yön, cihana nizam vermiş ümmet-i Muhammed’in, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz.
Müslümanlar olarak birbirimize inanarak, birbirimize dayanarak, omuz omuza, yürek yüreğe vererek istikbale hep beraber yürüyelim istiyoruz.
Bütün çabamız, ittifak ve ittihadın sağlanması içindir.
Bütün gayretimiz, coğrafyamızda huzur ve güven ikliminin inşası içindir.
İnşallah gücümüzün yettiği kadar vahdet için, uhuvvetin tesisi için, İslam âleminin birlik ve bütünlük içinde hareket etmesi için elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz.
Nothing in my career ever came easy. Bad nights and disappointments are part of football, and I have learned to turn them into motivation and into trophies.
Trabzonspor is my club, and I am part of this project, body and soul. Last night will not change that.
I know expectations are high, and I truly believe we can and will deliver. “I came here to win” is not just a slogan to me.
Öyle olmasaydı, böyle olmazdı.
Bayburt’ta bir derviş; Kenan Yavuz.
Bayburt’ta sadece bir müze gezmedim. Köklerine, toprağına ve geleceğine sarsılmaz bir inançla sarılmış bir insanın, kendisine inanan ailesi ve bir avuç gönül insanıyla birlikte yazılan hakiki bir destana şahit oldum.
Bayburt Etnografya Müzesi…Yüzlerce yıllık Anadolu mirasını Bayburt’un Demirözü’nde yeniden ayağa kaldıran, geçmişi geleceğe bağlayan bir mucize. İnsanı, toprağı, ahşabı, taşı, hayatı, düğünü, nahırı, kapısı, çömleği ve insan ruhuna dokunan her ayrıntısıyla sizi içine çeken, gezerken yalnızca bir müzeyi değil, bizzat Anadolu’nun yaşayan hafızasını dolaştığınızı hissettiren eşsiz bir mekân. Aslında her şey o cümlenin içinde sır’lı:
“Öyle olmasaydı, böyle olmazdı.”
Hayranlıkla girdim. Sessiz bir minnetle gezdim.
Allah nazardan saklasın.
Bu emeği,
Bu samimiyeti,
Bu tevazuyu,
Bu toprağa ve insana duyulan derin sadakati…
İnsan, böylesi bir gayretin karşısında yalnızca hayran kalmıyor, aynı zamanda şükrediyor. Çünkü burada bir müze değil, bir ömrün inancı; bir ailenin fedakarlığı, bir avuç insanın Anadolu’ya duyduğu vefa sergileniyor.
Anadolu, yalnızca bir coğrafya değil, insanlığın hafızasında kök salmış büyük bir medeniyettir. Taşında sabır, toprağında bereket, insanında irfan vardır. Her köyünde bir hikâye, her kapısında bir dua, her eşyasında geçmişten geleceğe uzanan bir emanet saklıdır.
Bir gün söylemiştim: “Hepimiz vazgeçsek, Bayburtlu vazgeçmez.”
Meğer Allah söyletmiş.
Rahmetli annemin sevdiği Çoruh Nehri’nin Bayburt’una dünyadan ödüller yağdıran bu güzel dervişe; onun ailesine, yol arkadaşlarına ve bu emaneti yaşatan bütün insanlara gönülden müteşekkirim. Bu müze, Anadolu’nun hala nefes aldığının, köklerine sahip çıkanların, geleceğe de ışık tutabileceğinin en güzel kanıtıdır.
Anadolu’nun dervişlerine, erenlerine ve bu kadim toprağın sessiz kahramanlarına selam olsun.
@Dr_K_Aydin
Hayatını hayır ve iyilik yoluna adayan merhum Yönetim Kurulu Üyemiz İlyas Karayel’in hatırasını yaşatmak adına Nijer’in başkenti Niamey’de 4 bin öğrencinin eğitim gördüğü bir okulda derin su kuyusu açılışı gerçekleştirdik. Merhum yol arkadaşımıza Allah’tan rahmet diler; bu hayratın, ilim tahsil eden evlatlarımızın dualarıyla amel defterini daima açık tutmasını niyaz ederiz.
Batı Gazze'de bulunan gönüllü ekibimiz çadır kentlerde yaşayan ailelere içilebilir temiz su dağıtımı gerçekleştirdi.
Bir Tanker Su Bedeli; 15.000 TL
GAZZE yaz 2989'a gönder 50 TL destek ol.
https://t.co/C9YpJLPFYA
Derneğimizinde içinde olduğu STK’ların organizasyonuyla, Kurban Bayramı'nda Lübnan için Hindistan’da kesimi yapılan 280 ton kurban eti Beyrut Limanı’na ulaştı.
Lübnan genelinde 140 bin aileye dağıtılacak kurban etleri Beyrut'ta Lübnan Ekonomi Bakanı @abisat , @TC_BeyrutBE Müsteşarı sn. Tolga Budak, @destekfilistine Platformu Başkanı sn. @osmannnurika, Genel Başkanımız @kemal_ozdal ve STK temsilcilerinin katılımlarıyla yapılan basın açıklamasının ardından yerelde dağıtımı yapılacak 20'ye yakın kuruluşa teslim edildi.
Zamanın her şeyi iyileştirdiği söylenir. Oysa bazı acılar için zaman bir merhem değil, yalnızca yükün ne kadar uzun süredir taşındığının ölçüsüdür.
Günler geçer, mevsimler değişir, hayat kendi akışında devam eder; fakat insanın içinde yarım bırakılmış bazı şeyler, takvimlerin hükmünü kabul etmez.
Hele ki beklenen bir haber değil, yerine getirilememiş son bir vazifeyse… Gazze’de üç yıl, bazı insanlar için tam da böyle geçti.
Medyaya yansıyan cenaze görüntülerini hepimiz gördük. Bazı görüntüler vardır; insan bakar, fakat ardından söyleyecek söz bulamaz. Çünkü orada gördüğümüz yalnızca 112 cenaze değildi. Bir annenin evladı, bir çocuğun babası, birinin kardeşi, bir başkasının yıllarca aynı sofrayı paylaştığı ailesiydi.
Üç yıl… Dile kolay.
Üç bayram geçti. Üç kez mevsimler değişti. Çocuklar büyüdü, hayat devam etti, dünya kendi telaşına döndü insanlar. Ama bazı aileler için zaman, sevdiklerini enkazın altında bıraktıkları o günün ötesine geçemedi.
İnsan sevdiğinin vefatına üzülür; fakat Gazze’de insanlar acılarını dahi olması gerektiği gibi yaşayamadılar. Yakınlarını toprağa emanet edemediler, başlarında bir Fatiha okuyamadılar, son vazifelerini yerine getiremediler. Canlarını kurtarmak için arkalarına bakmadan gitmek zorunda bırakıldılar.
Ve üç yıl sonra geri döndüklerinde, bıraktıkları yerde onları bekleyen şey bir ev değil, bir enkazdı. O enkazdan birer birer yakınlarını çıkardılar. Belki bir anne oğlunu, bir evlat babasını, bir kardeş karındaşını… Üç yıl önce yapmaları gereken son vazifeyi, üç yıl sonra yerine getirebildiler.
İşte Gazze’deki zulmün büyüklüğü bazen rakamlarda değil, tam da burada saklıdır. Bir insanın sevdiğini kaybetmesinde değil yalnızca; onu toprağa emanet edebilmek için bile üç yıl beklemek zorunda bırakılmasında…
Gazze’de bugün 112 insan toprağa kavuştu.
Gördüğümüz göremediğimiz bu ağır görüntülerin ardında bütün dünyanın cevaplaması gereken ağır bir soru kaldı geriye. Bir insanın defnedilebilmesi için bile yıllarca beklemek zorunda kaldığı bir dünyaya, insanlık vicdanından nasıl söz edebiliriz?
Çünkü bazen bir çağın ne kadar ilerlediğini yaptıkları değil, göz göre göre yapmadıkları gösterir. Ve Gazze’nin enkazı bir gün kaldırılacak olsa da, insanlığın bu enkazın altında bıraktığı vicdanın hesabı kolay kolay kapanmayacak.
Bir gün Gazze’de silahlar susacak, enkazlar kaldırılacak, şehirler yeniden kurulacak. Fakat geriye, hiçbir imarın onaramayacağı büyük bir hafıza kalacak. Çünkü tarih yalnızca yaşananları değil, yaşananlar karşısında kimin ne yaptığını, kimin sustuğunu ve kimin hangi tarafta durduğunu da kaydeder.
Gazze’nin hesabı belki bugün görülmüyor; ama insanlığın hafızasında hiçbir zulüm sonsuza kadar cevapsız kalmıyor, kalmayacak da…
Bir bayramlık, bir çocuğun bayram sabahına umut, yüzüne tebessüm olur.✨
Siz de bayramlık desteklerinizle çocukların sevincine ortak olabilirsiniz.💙
👕 Bayramlık Bedeli 👉 2500₺
🌐 https://t.co/lFWK1zyQTO
Hesap Adı; Sadaka Taşı Derneği
IBAN; TR29 0020 3000 0167 2029 0000 66
Kurban; sadece paylaşmak değil, kardeşinin yükünü omuzlamaktır.
Bugün bir sofraya umut, bir iyiliğe emanet olma vakti.💙
🐑 Kurban Hisse Bedeli ➡️ 5500₺
🌐 https://t.co/244VdEDLPh
Hesap Adı; Sadaka Taşı Derneği
IBAN; TR29 0020 3000 0167 2029 0000 66
Kurban bayramı yaklaşıyor.
Bu yıl @sadakatasi Derneği olarak 16. #Kurban organizasyonumuzu düzenliyoruz.
Başta Gazze olmak üzere 34 ülkede milyonlarca Müslüman ile bayram sevincine ortak olacağız.
Bu ülkelerden biri de İsrail zulmü altında zor günler geçiren #Lübnan.
Desteklerinizle Lübnan'da bu yılda Kardeşliği Yaşatıyoruz.
🐑 Kurban Hisse Bedeli ➡️ 5500₺
🌐 https://t.co/4xTLmgju7k
Hesap Adı; Sadaka Taşı Derneği
IBAN; TR29 0020 3000 0167 2029 0000 66
Çad 🇹🇩 ve Sudan 🇸🇩 kurban ekiplerimiz, emanetlerinizi kardeşlerimize ulaştırmak için yola çıktı.
#kurbankardeşliğiyaşatır
🐑 Kurban Hisse Bedeli ➡️ 5500₺
🌐https://t.co/iApJ6JHS9f
Kurban, insanlık tarihinin en eski çağrılarından biri…
Bir bıçağın keskinliğinden önce, kalbin neye bağlı olduğunu sorgulayan büyük bir imtihan… İnsanın, sahip olduklarından değil, onlara yüklediği anlamlardan vazgeçebilme cesaretidir.
Çok şükür…
Kurban Bayramı’na kısa bir süre kaldı. Sevdiklerimizin kapısını çalacak, büyüklerimizin ellerinden öpecek, çocuklarımıza harçlıklar dağıtıp sevinçlerine ortak olacağız. Aynı sofranın etrafında toplanıp bayramın huzurunu paylaşacağız. Çocukların sesi karışacak sokaklara, evlerin içini tanıdık bir sevinç dolduracak.
Ama aynı sabah…
Gazze’de bir çocuk, bayrama yıkılmış bir evin gölgesinde uyanacak. Lübnan’da nice aile, savaşın ve belirsizliğin içinde bayram sabahını karşılayacak. Afrika’da, Asya’da, dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca insan, aynı bayramın içine mahzunlukla girecek.
Aslında aynı bayrama uyanacağız…
Ama aynı bayramı yaşamayacağız.
Ve belki de kurbanın asıl manası tam burada başlıyor…
Bir bayram sevincinin, yalnızca kendi evimizin duvarları arasında kalmaması…
Kendi soframızdaki bereketin, dünyanın başka bir ucundaki kardeşimizin kalbine de ulaşabilmesi…
İşte bu yüzden kurbanda mesele bir et dağıtımı değildir.
Bir kapıyı çalıp “size yardım getirdik” demek hiç değildir.
Kurban, dünyanın bir ucundaki kardeşine, “Bu bayram seni unutmadık” diyebilmektir.
Türkiye’deki bir ailenin sofrasından, Gazze’deki bir çocuğun duasına uzanan görünmez bir kardeşlik köprüsüdür. Bir annenin hazırladığı lokmanın, binlerce kilometre ötede başka bir annenin gözlerinde umut olabilmesidir. Çünkü kurban, yalnızca bir ibadet değildir. İnsanın kendisinden taşabilme iradesidir. Dünyaya sıkıca tutunan kalbin, hakikate yeniden yönelişidir.
Ve biz biliriz…
Bazı sofralar vardır ki yalnızca açlıkla sınanmaz.
Bazı coğrafyalar vardır ki yalnızca yoksullukla anılmaz.
Bugün Gazze’de, bombaların gölgesinde büyümeye çalışan çocuklar…
Afrika’nın kurak topraklarında unutulmuş köyler… Asya’nın uzak şehirlerinde sessizce hayata tutunan insanlar…
Balkanlar’da yıllardır kalbinin bir yanı buruk olan yüzlerce hane…
Hepsi, aynı dünyanın içinde; ama çoğu zaman aynı vicdanın içinde değil.
Sadakataşı derneği olarak bizler, Kurban Bayramı vesilesi ile yeniden yollara düşüyoruz.
Uzak şehirlerin, sessiz köylerin, yıkılmış sokakların içine doğru…
Onlarca gönüllümüzle birlikte…
Bağışçılarımızın bizlere emanet ettiği kurbanları, yalnızca ihtiyaç sahiplerine değil, unutulmuş kalplere, yalnız bırakılmış hayatlara, sessizce sabreden insanlara ulaştırmak için…
Biz bu yolculuğu hiçbir zaman tek seferlik bir yardım olarak görmedik. Çünkü mesele bir sofrayı bir günlüğüne doldurmak değil; bir insanın, dünyanın bir yerinde hâlâ kendisini düşünen kardeşleri olduğunu hissedebilmesidir.
Ve inanıyoruz…
İnsan bazen hiç tanımadığı birinin duasında, kendi insanlığını yeniden bulur.