Aslan kadınlarını övmezsem olmaz, bir insan Görebileceğin en pahalı ve en güzel kıyafeti alıyorsa, bunu da üzerinde çok güzel bir şekilde taşıyor ve aldığı pahalı eşyaya rağmen kendisi daha pahalı görünüyorsa bilinki bu aslan etkili bir kadındır. Herkesi sevmezler, hayatlarına aldıkları insanı çok sever sarıp sarmalarlar, aslanlar bir insanın ne yediğinden tut nasıl hareket ettiğine kadar dışarıya verdiği her izlenime çok çok önem verir ve sevdikleri insanları yargılamadan eleştirmeden doğru bir şekilde yönlendirirler. Sanılanın aksine dişil enerjileri, eril enerjilerinden daha fazladır. Bir insanı sevdiği zaman hemen hemen bırakamaz, çok sahiplenirler. Ailelerine önem verirler, aile hayatları geçmişte iyi olmasa bile onlar hem bulundukları aileyi iyileştirebilir hem de gelecekte kuracakları aile için güzel pozitif hayaller kurarak böyle bir hayatı oluşturabilirler. Para bunlara biriktirerek gelir, iyi tutmayı ve iyi harcamayı bilirler. Emin olabilirsiniz bir aslan burcu harcadığı paranın daha fazlasını banka hesabında kenarda tutuyordur. Göz kamaştırırlar, doğal olarak liderler ve sempatik bir yanları vardır. Sanıldığı aksine kaba hain veya ben lider olacağım herkesi yönlendireceğim gibi bir kompleksleri yok tam aksine naif sakin bir şekilde rasyonel bilgilerini sizinle paylaşarak mantıklı olanı sizi davet ederler ve onun kibar davetine, dişil bir şekilde belirttiği için red edemezsiniz. Sadece benim gibi bir yay burcu inadınız varsa birtık hayır diyebilirsiniz ama ben de zaman zaman aslanların dediğine geliyorum yalan söylemiyim sizi de çok seviyorum ayrı bir karizmanız var, tarzınız kıyafetiniz fiziğiniz doğuştan çekici ve karizmatik. Herkes bir siz olamasa da sizin yaptıklarınıza bakarak hayatını yükseltmek ve ilerlemek ister.
Aslanların tek hatası, sanıldığının aksine narsist veya kendilerini çok beğeniyor olmamaları, sevdikleri insan için ellerindeki varı topu verirler, küçüklükten beri yıllardır uzun bir süre boyunca insanların hatta yakınlarının bile onların ışığından rahatsız olduğu için hep dibe düşürmeye çalışmaları ve çok üzmeleri.
this is why people hit a certain age and start joining running clubs, training for marathons, taking a cooking course etc btw. we all just wanna feel alive!!!
o kadar çok duygularımı bastırdığımı fark ettim ki artık bilgi tutamıyorum, hafızam bana ihanet ediyor, konsantre olmakta zorlanıyorum ve konuşurken kelimeleri unutuyorum.
araştırmalara göre beyin, sürekli baktığın şeyi daha fazla görmeye başlıyor.
mesele "pozitif düşün, evrene bırak" falan değil. olay çok daha düz ve sert. bütün gün kim kimi dolandırmış, kim batmış, kim rezil olmuş, kim senden daha iyi yaşıyor, kim ne kadar kazanmış, kim neyi başaramamış diye bakarsan beyin dünyayı buradan okumaya başlıyor. sonra dışarı çıkıyorsun ve her şey gerçekten kötüye gidiyormuş gibi geliyor.
çünkü zihnin delil topluyor.
neye bakarsan, onun lehine kanıt arıyor.
iyi tarafa odaklanmak saf olmak değil agalar. kötü şeyleri yok saymak hiç değil. sadece beynine şunu öğretmek: "tamam, tehlikeyi gördük. şimdi fırsatı da ara. ilerlemeyi de ara. elimizde kalanları da gör. işe yarayanı da fark et."
insanın içindeki algoritma da x gibi çalışıyor. neye uzun süre bakarsan, sana ondan daha fazlasını gösteriyor. korkuya bakarsan korku büyüyor. eksiklerine bakarsan eksiklerin çoğalıyor. küçük ilerlemeye bakarsan yol açılıyor.
o yüzden değişim dediğin şey her gün aynı karanlık yere bakıp "hayat bu kadar" demeyi bırakmak.
of hayat bazen cok tuhaf hissettiriyo mesela cok kucuk bir olay degisik olsaydi hayatimiz apayri bir sekilde ilerliyo olabilirdi o kisiyle hic tanismasaydik o okula gitmeseydik o mahallede yasamasaydik o kafede kahve icmeseydik o iste calismaya baslamasaydik falan