🐶The moment I want to go back to is ASTRO’s concert. Ah~ it was back in.. It was about a year ago. Since it was almost our 9th anniversary and before our 10th anniv and since Eunwoo would be enlisting in the military soon might as well ‘Let’s do a concert before as kind of a 10th anniv concert.’ I think that concert was last June. It’s already been almost a year and time really flies. We even went to Japan and came back. It was really so much fun and personally, it’s also a moment I’d love to go back to.
eunwoo askere gidecegi icin 10. yillarini bir yilcik daha erken kutlama amaciyla gecen sene stargraphy konserini vermisler 🥹 boyle dusundugumuzde rocky de bizimle birlikte 10. yilimizi kutlamis oldu aslinda 🥹
Everything fades away
Let it go by with a flow
Really wish I could stay, but you know me
All the moments we shared
Are not going anywhere
Never quite understood it when you told me
Just close your eyes
And I'll be right by your side
Cause memories don't say goodbye
😭😭😭😭😭
indeed a really nice song!!you sang beautifully as always, Sua😭😭😭
#문빈 #문수아 #MOONBIN #MOONSUA
I genuinely cannot imagine how hard it was for him to perform dandelion, especially today :( but his speech about feeling bin and butterflies all around him was so beautiful and I hope he knows he’ll always be surrounded by his best friend 🥹
Gerçekten ne kadar pislik olabilirsiniz böyle bir şeyi neden yaparsınız ki ailesinin isteğini defalarca hep dile getiriyoruz neden kamuoyuna duyurmak istemediler acaba di mi herkes bir şekilde toparlanıyor ama gerçek acıyı ne yazık ki onlar çekiyor yapılan hadsizliklerden bıktık
oh seungkwan i know he’s proud 🥺🌙
🍊 “as you already know dandelion is a song i wrote for a friend really love and dream serenade too. dream serenade is a song that talks about what i would say when i meet that person in my dream”
Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayattan koparılan 9 canımızın isimleri:
— Öğretmen Ayla Kara
— Adnan Göktürk Yeşil
— Furkan Sancak Balal
— Belinay Nur Boyraz
— Kerem Erdem Güngör
— Zeynep Kılıç
— Bayram Nabi Şişik
— Şuranur Sevgi Kazıcı
— Yusuf Tarık Gül
Velinin ifadesini gördüm; adam okulun karşısında oturuyor. Seslere koşup pencereden bakınca okulda pencereden atlayan öğrencileri görüyor ve kendi çocuklarının da olduğu okula koşarak kantin tarafından içeri giriyor. Bıçağı kantinden almış olabilirim olayın şokuyla hatırlamıyorum diyor (benim için önemsiz bir detay, evden de almış olsa ok). Gördüğünde saldırganı tutmaya çalışan kantinci Ümit ve 2 öğretmen varmış. Ellerinden kurtulur gibi olduğu için kaçamasın diye bacağına bıçak atmış. Amaç hareketini kısıtlamak. Oradan kurtulup devam etse kim bilir kaç çocuk daha ölecekti. Bu adam ceza almamalı!
O kadar şımarık ve arsız yetiştiriyorlar ki çocuk hakaret ediyor yetmiyor akranına zorbalık yapıyor ana baba sesini çıkarmıyor ya çıldırmamak elde değil lafta "özgür birey" yetiştiriyorsun ama başkalarının özgürlüğünü kısıtlayarak
"Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı.
Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı dördüncü telefon ikinci de televizyon diye pişkin pişkin güldü.
6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi.
Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı banyoyu ben temizledim.
Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti.
Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" karşılığını alıyorsun.
Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde.
Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış.
Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor?
Yeni bir akım ortaya çıkardılar: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik"
Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de...
Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir.
Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir.
Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk vermektir.
Çocuklarımızı özgürleştiriyoruz sanırken, aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Topluma, hayata, başkasının varlığına karşı duyarsız bireyler yetiştiriyoruz.
Ama unutmayın, çocuklar her zaman öğrenir. Ya sorumluluğu ya sorumsuzluğu...
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden değil, ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil. Mesele aynaya bakmayı reddeden yetişkinlik."
Şeyma Çekici