Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
“Ama montaj, ama şu, ama bu…”
Hatırlıyorsunuz değil mi bu sözleri? Çok değil birkaç yıl önce milletin gözüne baka baka yine yalan söylemişlerdi.
Sabah bir yalan uyduruyor, akşam kendi yalanlarına inanıyorlar. Allah akıl fikir versin, gerçekten kötü durumdalar.
Her gün ülkemizin iyiliği, milletimizin birliği ve dirliği için dua ediyorum; yalanlar uyduranlar, aklı sadece kötülüğe, kumpasa, fitneye, iftiraya çalışanlar için de iyilikler diliyorum.
Bu milleti tanımıyorlar, gerçekten bilmiyorlar. Bu milletin bu kurmaca düzene, yalana, dolana kanacağını düşünüyorlar. Milletin aklını hafife alıyorlar, bu kurguyu anlayamadığını sanıyorlar.
“İmamoğlu onunla görüştü, bununla gizli toplantı yaptı vs” diyerek akıllarınca görüştüğüm herkesi hedef alacak, linç edecekler. Görüntüleri montajlayacaksınız, daha önce defalarca yaptığınız gibi başını sonunu keseceksiniz, yandaş kanallarda ve TRT’de defalarca yayınlayıp benim masum vatandaşımı kandırmaya çalışacaksınız. Hadi ordan!
Ben bugüne kadar kiminle görüştüysem İstanbul’un menfaati için görüştüm. Attığım her adımı takip ettiğinizi biliyorum, aldığım nefesi biliyorsunuz. Hakkımda hiçbir şey bulamadınız, bunu da biliyorum.
Binlerce müfettiş, savcı, soruşturma, inceleme, dinleme, kayıt, takip vs hepsi boş çıktı.
Montajcılık sizin en iyi bildiğiniz iş, uzmanlık alanınız, bu filmi bu millet izledi.
Sizin gibi sır dolu yaşantım olmadı hiç. Bundan da çok rahatsız oldunuz.
Abdestinden şüphesi olmayanın, namazından şüphesi olmaz.
Yüce Türk yargısının bir avuç muhteris tarafından içine düşürüldüğü tarihinin en kötü günlerinden çıkmasını sağlayacak ilk hamle; on binlerce namuslu, onurlu, haysiyetli hakim, savcı ve yüksek yargı mensubunun alacağı adil kararlardır.
Ekonomimizi, hayatımızı, umutlarımızı, geleceğimizi derinden sarsan bu hukuksuz sürecin son bulmasının yegane yolu budur. Bir siyasi hırs uğruna açlıkla ve yoksullukla imtihan edilen halkımızın feraha erebilmesinin çaresi budur.
Yüce Türk milleti yargı mensuplarımız tarafından bugün gösterilecek onurlu tutum ve tavrı büyük bir minnetle vicdanında, hafızasında sonsuza dek muhafaza edecektir.
“Devletin dini adalettir.”
Bizi bir arada tutan, hayata güvenle bakmamızı sağlayan şey adalettir.
Aziz Milletim;
Ülkemizin bereketini, huzurunu ve güven duygusunu yerle bir eden bu kara günlerden bizi çekip çıkaracak olan, başta gençlerimiz olmak üzere bir bütün halinde 86 milyon vatandaşımızın azim ve kararlılığıdır.
Asla kararlılığınızdan vazgeçmeyiniz, umudunuzu daima diri tutunuz.
Yüce Allah milletimizi ve devletimizi korusun…
Demokrasiden ve millî iradeden nasibini almamış zat-ı muhtereme hatırlatalım;
İstanbullu kimi tercih etti?
📌 31 Mart 2019 …… 13 bin oy
📌 23 Haziran 2019 …… 800 bin oy
📌 31 Mart 2024 …… 1 milyon oy farkı ile
Ekrem İmamoğlu ve ekibini tercih etti.
İstanbullu üç seçimde talana ve ranta dur diyerek, Kanal İstanbul ucubeni katmerli şekilde reddetti.
Peki her üç seçimi de kazanan Ekrem İmamoğlu ve ekibi neler yaptı?
📌65,1 km toplam hat uzunluğuna sahip 6 metro
📌4 Kent Ormanı, 15 Yaşam Vadisi ve parklarla toplam 13 milyon 870 bin metrekare yeşil alan
📌111 Yuvamız İstanbul kreşi
📌14 öğrenci yurdu
📌388.018 öğrenciye 2.946.349.600 TL üniversiteli bursu
📌297 bin çocuğa toplamda 37 milyon litre Halk Süt
📌18 Kent Lokantası
📌753 bin anneye Anne Kart
📌245 bin kişiye özel sektörde istihdam sağlayan Bölgesel İstihdam Ofisleri
📌Yeni kültür merkezleri, müzeler, kütüphaneler
📌974 ecdat yadigârı eserin restorasyonu
📌Sel baskınlarına son veren 65 milyar TL’lik İSKİ altyapı yatırımı
📌39 yeni meydan, düzenlenen caddeler, işgallere son verilen sahil hatları
📌Yenidoğan, evlilik, “sen oku diye” desteği
📌Çiftçilere sağlanan 54 milyonu aşkın ücretsiz fide ve üretim destekleri
📌Kangren olmuş mahallelerde imar ve tapu çözümleri
📌Her birimde artan kadın istihdamı
📌Avrupa'nın en büyük enerji ve dönüşüm tesisleri
📌Yeni spor tesisleri ve organizasyonları
📌Yeni halk ekmek fabrikası ve büfeler
📌Emeklilere pazar desteği
📌900 bin ilkokul ve ortaokul öğrencisine sağlanan beslenme desteği
📌Adil, özenli sosyal destekler
📌Askıda Fatura ile ödenen yüz binlerce fatura
📌On binlerce aileyi güvenli yuvalara kavuşturan kentsel dönüşümler
📌Yaşam Merkezleri
📌Deniz Taksiler, Deniz Dolmuşlar, canlanan Haliç Tersanesi
📌İstanbul Vakfı
📌Yeni metrobüsler, yeni otobüsler
📌Ulaşım çözümleri için 9 milyar TL yatırımları…
Daha birçok güzel şeyi yaptı.
Milletimiz kimi, neyi tercih edeceğini iyi bilir. Millet Büyüktür!
Neymiş bu Kanal İstanbul sevdanız, nasıl bir “aşk” bu?
Bu ihanet için gözünüz nasıl kararmış?
Kimlere, ne vaat ettiniz?
Depremle ilgili sadece aklıma gelen 4 kalem işinizi paylaşıyorum;
📌Deprem fonunda buharlaştırdığınız kaynak tam 42 milyar dolar!
📌İstanbul’da 2004-2019 yılları arası 15 yılda 130 projede kamu alanlarından ve imar hareketliliğinden yarattığınız rant tam 85 milyar dolar!
📌İstanbul’a ihanet olduğunu herkesin bildiği “çılgın projeniz” Kanal İstanbul’un tahmini maliyeti tam 100 milyar dolar!
📌19 Mart sabahı milletin iradesine karşı emrinle gerçekleşen darbe girişiminin ülke bütçesine maliyeti tam 50 milyar dolar!
Sadece yukarıda saydığım dört kalemde millete ve devlete 277 milyar dolar zarar yüklediniz!
Bu kaynak İstanbul dahil bütün ülkeyi ihya eder, depreme dayanıklı hale getirir ve bütün ülkemizi düze çıkarırdı.
Gözü dönmüş hırsınızı ve ihtirasınızı önce yüce Allah’a sonra da milletimize havale ediyorum.
Aziz milletim, bu çarpık düzenden acilen kurtulmalıyız. Sizlere güveniyorum.
Milletimiz büyüktür!
Ne oldu? Boş dosyanı dolduramadın mı? Sana “turbun büyüğü, dananın kuyruğu”diyenlerin tuzağına mı düştün? Yine mi aldatıldın?
Aziz Milletim;
Bugün yine bir şafak baskınıyla birçok çalışma arkadaşım, İBB ve İSKİ yöneticileri gözaltına alındılar. Bir avuç muhteris; milletin parasını, tapusunu, diplomasını, haysiyetini, geleceğini yok sayarak, boş dosyaları yalan ve iftira ile doldurmanın peşine düştüler.
16 milyon İstanbullu yürekleri ağzında deprem huzursuzluğu ile yaşamaya çalışırken, bunların derdi İstanbul’un ve ülkenin nimetlerini peşkeş çekmek.
Allah bu aziz milleti bunların gazabından korusun.
Kıymetli Vatandaşlarım;
Bu koşullarda ülkemiz ve milletimiz için huzur yoktur, güven yoktur, bereket yoktur.
Gözaltına alınan arkadaşlarımızın İstanbul’daki kaçak yapılarla mücadele eden, ranta karşı İstanbul’u koruyan, şehrimizi olası büyük depreme hazırlamak için gece gündüz çalışan İstanbul muhafızları olduğunu biliniz. Bu vatansever insanlar ihanet projesi olan Kanal İstanbul’u durdurmak için, İstanbul’u susuz bırakacak girişimleri önlemek için davalar açıp, ruhsatsız yapılara yıkım kararı veren insanlar.
Yargıyı aparata dönüştürenler, Kanal İstanbul’u kime pazarlamışlarsa önündeki engelleri kaldırmak için gözlerini karartarak yeni operasyonlarla millete ihanet etmeyi sürdürüyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar boş. Açıkça söyledim ama anlamadılar. Bir kez daha hatırlatayım: “Sen birer birer eksilteceğini sanıyorsun ama biz milyon milyon büyüyoruz!”
Şu çok açık bilinsin ki bu süreçte bütün yol arkadaşlarımızı sonuna kadar savunacağım. Hiç kimse geride kalmayacak. Bu günler gelip geçecek. Bu millet; haksızlığı, hukuksuzluğu kendine yöntem olarak belirleyenleri eninde sonunda evlerine yollayacak.
Aziz Milletim;
Sizleri, siyasi partilerimizin değerli Genel Başkanları’nı, yüksek yargı mensuplarını, herkesi sorumluluk almaya ve devletimizi çürütenlere karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.
Milletimiz büyüktür.
Avukatımın gelmesiyle birlikte, yaşanan depreme dair duygularımı şimdi ifade edebiliyorum.
En büyük üzüntüm, hayatını İstanbul’u afet odaklı planlamaya adayan, bunun mücadelesini veren yöneticiler ve şehir plancılar olarak bu zor günde sizlerle olamamaktır.
İlk tespitlerde herhangi olumsuz vaka olmaması sevindirdi. Tüm İBB ekiplerimiz teyakkuz halinde, tüm devlet kurumlarıyla koordineli şekilde görev başındalar.
İstanbul depremi ile ilgili mücadele, kurumlarımızın tamamının üstünde büyük bir beka mücadelesidir. Deprem meselesi seçim kazanmaktan, koltuk hırsından çok daha büyük bir meseledir. Bu nedenle acilen birliğe, beraberliğe, dayanışmaya ve ortak akla ihtiyacımız vardır.
Depremle mücadele konusunda merkezi hükümetle birlikte çalışabilmek adına muhtelif önerilerimiz oldu.
Bu vesileyle tekrar hatırlatmak isterim ki; kentsel dönüşümden altyapı ve üst yapı güçlendirmelerine, yeşil alanlardan ulaşıma, doğanın korunmasından kentsel gelişim prensiplerine, finansmandan bütün kurumlarla iş birliğine, İstanbul ve yakın bölgesini kapsayan geniş çaplı bir çalışma zorunluluktur.
Ulusal ve uluslararası seferberlik duygusuyla, İstanbul Deprem Konseyi önerimiz mutlaka harekete geçirilmelidir.
Kanal İstanbul ve benzeri ihanet projelerinden İstanbul’u uzak tutarak devletimiz ve milletimiz için beka problemi olan İstanbul Depremine ve sonuçlarına hızlıca hazırlanmalıyız.
Milletimize geçmiş olsun.
Basından öğrendiğim kadarıyla, Silivri’ye hapsedilmemiz üzerine, Alman Hükümeti hava kuvvetlerimizin büyük ihtiyacı olan ve uzun zamandır beklediğimiz Eurofighter savaş uçağının Türkiye’ye satışını veto etmiş.
Almanya’da görevi devralmaya hazırlanan yeni hükümete seslenmek istiyorum:
Türkiye Erdoğan’dan ibaret değildir, Türkiye Erdoğan’dan büyüktür. Hükümetler gelip geçicidir. Türkiye’nin ulusal çıkarları Erdoğan’dan da İmamoğlu’ndan da daha değerlidir. Bu kararınızı geri almanızı istirham ediyorum.
Erdoğan iktidarının sonu göründü. Türkiye’nin yeni iktidarı, Avrupa Birliğiyle ve Almanya dahil bütün müttefiklerimizle, karşılıklı menfaatlerimiz, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına dayalı demokrasi ilkeleri çerçevesinde çalışacaktır. Bizim iktidarımızda Türkiye’nin AB’ye tam üye olacağına dair en ufak bir şüphemiz yoktur.
Kendisini iktidar zanneden bir avuç muhteris; milletimizin nefesini kestiğini, sesini kıstığını, onları köşeye sıkıştırdığını düşünüyor.
86 milyon insana ait 50 milyar doları cayır cayır yakan, milleti pahalılığa ezdiren, açlıkla ve yoklukla imtihan eden, mutsuzluğa ve umutsuzluğa hapseden, paramızı pula döndüren bir avuç muhteris.
Geleceğimize kasteden, milleti ayrıştırıp, kutuplaştıran, Anadolu irfanından ve erdeminden zerre nasiplenmemiş bir avuç muhteris.
Korkuyu, tehditi, zindanları göstererek kendi çıkarı için yalancı şahit, iftiracı, gizli tanık üretmeyi bağımsız yargı diye yutturmaya çalışan zalim ve baskıcı bir avuç muhteris.
AZİZ MİLLETİM,
MİLLET EGEMENLİĞİNİN KUTLU HAFTASINA GİRİYORUZ. HİÇBİR GÜÇ MİLLETİMİZİN ÖZGÜR DÜŞÜNCESİNE ZİNCİR VURAMAZ.
SEVGİ DOLU, HOŞGÖRÜLÜ, DUYARLI, CESUR GENÇLER BİZİMLE.
HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK DİYEN ÇOCUKLARIMIZ BİZİMLE.
Ellerinden hürmetle öptüğüm, inşallah özgür olduğumda ilk fırsatta ziyaret edeceğim “TURPUNAN, ŞALGAMINAN DEVLET İDARE EDİLMEZ, ADALET İLE İDARE EDİLİR” diyen YOZGATLI ÇİFTÇİLERİMİZ BİZİMLE.
MERTLİKLE, CESARETLE, ADALETLE yürüyeceğiz bu yolu.
MİLLET İRADESİDİR HEPİMİZİN GÜVENCESİ.
Hiç merak etmeyin, MİLLET NE DERSE O OLACAK. MİLLETİMİZ KAZANACAK, MİLLETİMİZ BÜYÜKTÜR.
Cumhurbaşkanına ve çevresine sesleniyorum!
Bir avuç kötü niyetli muhteris; ihanetleri ile yine aldatılmanızı mı sağlıyor?
“Turpun büyüğü”, “dananın kuyruğu” diyerek sizi bir kez daha mı boşa düşürüyorlar?
Kumpas, yalan, dolan, fitne, fesat, gizli tanık, iftiracı zorlamaları vs bunların hepsi boş işler.
Yeter sürekli aldatıldığınız! Olan bu yoksullaştırılmış, gariban millete oluyor.
Bakın millet nasıl ağır bir bedel ödüyor:
•45 milyar dolar rezerv birkaç günde eridi.
•1,5 yıllık ekonomik program ve ödenen ağır bedel çöp oldu.
•Emekli, genç, işçi, memur, çiftçi sefil oldu.
•Adalete güven kökünden sarsıldı, sistem çürüdü.
•Gençler başta olmak üzere millet, gelecek umudunu yitirdi.
•Kapı kapı gezip ikna etmeye çalıştığınız uluslararası yatırımcı arkasına bile bakmadan geri dönmemek üzere gitti.
Uyarılarımı yapıyorum, çünkü artık bu ülkenin geleceği adına en kritik dönemeçlerden birindeyiz.
Cumhurbaşkanının çevresinde, makamını ve gücünü değil kendisini gerçekten kalpten seven birileri kalmışsa, kendisini bu aziz milletin ve kadim devletin bekası için uyarsın.
Çok şükür millet uyandı ve uyarılarını meydanlarda yapıyor. Asıl büyük dersi ise sandıkta verecek.
Sandık gelecek, o bir avuç haktan ve hukuktan nasiplenmemiş olanlar milletten cevabını alacak.
Bugün bir avuç cuntacıya karşı milletin gücünü göstermek için gençlerin çağrısına uyarak bir günlük tüketim boykotu gerçekleştirdik.
Boykota destek vererek hem çok önemli sonuçlar alan hem de bu demokratik eylemi dünyaya duyuran gençlerimize, esnaflarımıza ve tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Karşımızdaki cunta ittifakının panik içinde ne hale düştüğünü hep beraber gördük. Yıllardır sokağa çıkamayanlar telaşla sokağa çıkıp yoksul milletin halini görmek zorunda kaldılar.
Boykot demokratik haktır, Ramazan gününde kul hakkı yiyenlerin yaptığı zulümleri görmeyen, hatta bu zulme destek olanlara karşı boykot sürecek.
Daha önce https://t.co/xy2Jp5vX41 ve https://t.co/9CyHc2FgDM sitelerimize hukuksuz kararlarla erişim engeli getirdiler.
Şimdi https://t.co/cofSb7tTUx sitesiyle yayındayız.
Herkesi bu listedeki markaları boykot etmeye davet ediyorum. Sosyal medyada farklı listeler dolaşsa da gerçek listemiz budur.
Milletle inatlaşmak neymiş, milletin Cumhurbaşkanı adayını hapse atmak neymiş bu iktidar anlayacak.
“Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracak.”
20.30 🕣
Susma ses ver!
Bugün 20.30’da 39 ilçemizde CHP İlçe binalarımızın önündeyiz.
Sen;
Araçtaysan dörtlüyle, kornayla,
Evde ışıkla,
Sokakta alkışla,
Balkonda, camda bayrakla bize katıl.
Halkın ve haklının sesini büyüt.
Her ev Saraçhane!
Her balkon bir pankart!
Saraçhane sen neredeysen orada!