Tera Portföy’ün TLY ve TP2 fonlarında ödemeler neden yapılamıyor? Milyarlarca lira nerede?
KAP raporlarını detaylı inceledim. Olayı herkesin anlayacağı şekilde tane tane anlatıyorum.
1- Öncelikle iki fonun 16 Eylül’deki toplam büyüklüğü yaklaşık 468 milyar TL. TLY’de 243,6 milyar TL, TP2’de 224,4 milyar TL vardı.
2- TLY’de asıl sıkıntı şu: Fonun yaklaşık %75’i sadece 5 hissede. Bu hisselerin çoğu %90 civarında düşmüş, şimdi de alıcı yok. Yani elinde milyarlarca liralık hisse var ama satıp paraya çeviremiyor.
3- Hangi hisseler bunlar? DSTKF, OZATD, TEHOL, TRHOL ve PEKGY. Özellikle ilk dört hissede yaşanan düşüş %90’ı bulmuş durumda.
4- Mesela TLY’nin elindeki DSTKF hisselerinin 20 Ekim fiyatıyla hesaplanan değeri yaklaşık 5,3 milyar TL. Ancak hissenin günlük işlem hacmi sadece 460 bin TL. Milyarlarca liralık hisseyi kime satacaksınız?
5- OZATD’de de durum farklı değil. Yaklaşık 3,9 milyar TL’lik hisseye karşılık günlük işlem hacmi 210 bin TL. Bu rakamlarla yatırımcılara ödeme yapmak için hisse satmak son derece zor.
6- İşin ilginç tarafı, 1-16 Eylül arasında TLY’den yaklaşık 60 milyar TL net para çıkmış. Hisselerdeki büyük çöküşten hemen önce! Bu parayı kimler çekti? Kimler zamanında çıkabildi, kimler içeride kaldı? Bence araştırılması gereken en önemli konulardan biri bu.
7- TLY’nin yaklaşık %40’ı Tera grubuyla bağlantılı hisse ve finansal işlemlerde. Yani fonun önemli bir bölümü kendi grubuyla bağlantılı şirketlere ve işlemlere bağlanmış.
8- Üstelik TLY sadece hisse almamış, repo işlemleriyle borçlanmış. Borçlanarak işlem yapıldığında hisselerin değer kaybetmesi daha büyük sıkıntı yaratabiliyor. Çünkü hisseler düşse de borç ortadan kalkmıyor.
9- Gelelim TP2’ye. Burası para piyasası fonu. Risk seviyesi 2. İnsanlar böyle bir fonda parasının daha güvende olduğunu ve kolayca nakde dönebileceğini düşünüyor.
10- Ancak TP2’nin parasının yaklaşık %63’ü ters repo işlemlerinde. Basitçe anlatayım: Fon para veriyor, karşılığında teminat alıyor ve faiz kazanıyor.
11- Ağustos ayı KAP raporunda gördüğümüz ters repo işlemlerinde teminat olarak DSTKF hissesi kullanılmış. Faiz oranı da %58,90. Buraya özellikle dikkat edin.
12- DSTKF hissesi yaklaşık %92 düştü. Peki teminatın değeri bu kadar düşünce ne oldu? Yerine başka teminat konuldu mu? Verilen paralar geri alındı mı? Bu işlemlerin son durumu açıklanmalı.
13- İki fonun ortak noktası da burada. TLY, DSTKF hissesini doğrudan taşıyor. TP2’nin raporlanan ters repo işlemlerinde ise aynı hisse teminat olarak kullanılıyor. Yani aynı hissenin çöküşü iki fonu farklı şekillerde etkileyebilecek durumda.
14- TLY’nin 16 Eylül’deki fon fiyatı 10.308 TL. O tarihteki portföy ağırlıklarıyla hisselerin bugünkü fiyatlarını hesapladığımda yaklaşık 3.600-3.700 TL gibi bir rakam çıkıyor. Bu kesinleşmiş fon fiyatı değil, sadece eldeki verilere göre yaptığım hesap. Ancak zararın ne kadar büyük olabileceğini gösteriyor.
Şimdi gelelim asıl meseleye.
TLY’de milyarlarca liralık hisse var ama alıcı yok. TP2’de ise verilen paraların karşılığındaki teminatların bugün ne durumda olduğu açıklığa kavuşmalı.
Fonlarda bugün gerçekten ne kadar nakit kaldı?
Özgür Bey,
Ayazağa’daki acılar üzerinden siyaset yapıyorsun ama söylediğin her şey yalan!
Hem İBB’nin projeye ortak olduğundan haberin yok, hem de belediyelerinizin sorumluluklarından.
Ayazağa'da "dereye imar izni verildi" dediğiniz proje, Sarıyer Belediyesi’nin teklifiyle, 2022’de İBB’nin onayıyla hayata geçmiştir.
Bu projede İBB'nin 1,1 milyar TL satış bedeli ve 4.004 m² inşaat alanı payı vardır. Yani İBB projeye doğrudan ortaktır.
Bakanlığımızın sürece dahil olmasının tek nedeni de Sarıyer Belediyesi'nin inşaat ruhsat sürecini uzatması nedeniyle mağdur olan 950 hak sahibinin sorununun çözülmesi içindir.
Ayrıca bölgedeki derenin ıslahı, dere üzerindeki yapıların yıkılması tamamen belediyelerin sorumluluğundadır.
Tavsiyem, bir şeyi açıklamadan önce ilgililerine sorun, sonra böyle komik duruma düşüyorsunuz.
Ha sordunuz da yine de algı için bu iftiraları atıyorsanız; açık açık söyleyelim; boşuna uğraşmayın! Belediyelerinizdeki iş bilmezliklerini, yolsuzluklarını bu yalanlarınızla örtemeyeceksiniz!
Bu işlerin normali İhlas finansta olduğu gibi 30+ sene sürmesi Erdoğan hükümeti haftasında parayı tahsil etti.Ekim bitmeden 350 bin kişiye saha ödeme yapacak.Kendisinin asla kusuru olmadığı halde yapıyor bunu
@bekiro77 Türk mahkemeleri bunları değerlenirdi ve olayın senin kıt zekanla,bklu dübüründen uydurduğun gibi olmadığına hükmetti.Şimdi üstüne bir sifon çekeyim ki pis kokun daha fazla ortalığı kirletmesin
TAM DESTEK VERİYORUZ!
Suriyeli sosyal medya kullanıcıları, Banyas kasabı bebek katili Siyasal Alevici Terörist Mihraç Ural'ın Türkiye'ye teslim edilmemesi için kampanya başlattılar. Türkiye'de idam bulunmadığı gerekçesiyle Mihrac Ural'ın iadesine karşı çıkıyorlar.
TAM DESTEK!
@mrtucr1919@BirGun_Gazetesi Hakimin üzerinde olumlu izlenim bırakmak önemli.Ben,”Murat’ın üstünde 5000 tapu var”diye seninle ilgili bir iddia da bulunursam,bunu benim ispatlamam gerekiyor,senin ya da mahkemenin değil.
@murattolga Gerizekalı babandır.Bu işler demeyle olmuyor,eğer olsaydı İhlas Finans’ta 30 senedir ödüyor.Eğer Erdoğan hükümeti hızlı aksiyon alıp el koymasaydı bu ödemelerde 50 sene sürerdi.
Fon meselesinin AK Parti’nin bir organizasyonu olduğu iddia ediliyor.
Oysa bu işlemlerin araştırılması için harekete geçip SPK’ye başvuran da Akın Gürlek’in başında olduğu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı.
Fon krizinin çözümünde en ciddi sorumluluğu üstlenen Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz, samimi ve kararlı çabalarıyla süreci yönetiyor.
Ancak, kendisine karşı yürütülen sistematik ve art niyetli saldırılar, çözüm odaklı çalışmaları gölgeleyerek krizi daha karmaşık hale getirmeyi amaçlıyor.
Bu dönemde iyi niyetle hareket edenlerin, asılsız yönlendirmelere karşı sağduyulu ve dikkatli olması büyük önem taşıyor.
Çözüm için emek veren dürüst aktörleri hedef göstermek, yalnızca süreci sabote etmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürer.
Elbette yapıcı eleştiri yerindedir; fakat mesnetsiz ithamlarla Sayın Cevdet Yılmaz’ın itibarını zedelemek, çözüm yolunda ağır bir engeldir…
Bu hata yapılmamalı, birlikte güçlü adımlarla krizi aşmaya odaklanmalıyız.