"Türkiye seri üretim yarışını çoktan kaybetti.”
Türkiye Makine Federasyonu Başkanı Adnan Dalgakıran
Türkiye Makine Federasyonu Başkanı, sanayici Adnan Dalgakıran’a göre Türkiye artık eski ekonomik modeliyle yoluna devam edemez. Dalgakıran, “Dünya değişiyor ama biz eski reflekslerle hareket ediyoruz. Türkiye seri üretim yarışını çoktan kaybetti” diyor.
Çin’le seri üretimde rekabet etmenin artık mümkün olmadığını söyleyen Adnan Dalgakıran’a göre Türkiye’nin çıkış yolu nitelikli, eğitimli genç kuşaklar yetiştirmekten ve niş teknoloji, mühendislik ile yüksek katma değerli üretimden geçiyor.
Elif Ergu'nun (@ElifErguDemiral) Adnan Dalgakıran ile röportajı Oksijen’de.
https://t.co/eJtNS3AA3x
Studying how generative AI, and in particular agentic AI, shapes human learning incentives and the long-run evolution of society’s information ecosystem, from @DrDaronAcemoglu, Dingwen Kong, and Asuman Ozdaglar https://t.co/XTigJqLHat
When I speak with friends on industrial policy and outlook issues, I used to give the same example as Chancellor Merz gave. Can you imagine an engineer in Germany that works 12 hours a day until 9 pm everyday? Well that’s now China’s engineers who enjoy doing it!
The question is, what is the extra incentive that will make late working hours more valuable than the sunset beer with friends for an engineer in Germany ? Clearly it is a cultural shift that happened in years with rising income and it’s difficult to roll back even with money.
German Chancellor Merz:
We are simply no longer productive enough. Each individual may say, “I already do quite a lot.” And that may be true.
But when you return from China, ladies and gentlemen, you see things more clearly.
With work-life balance and a four-day week, long-term prosperity in our country cannot be maintained. We will simply have to do a bit more.
📢 We’re Hiring: Economist (NOD)
UNDP Maldives is seeking a skilled Economist to support evidence‑based policymaking, drive inclusive growth, and contribute to sustainable development in the Maldives.
🗓️ Closing Date: 22 February 2026, 23:59 (Midnight New York Time)
👉 Apply Now : https://t.co/OFtVbkdvvR
@ussalEN Major argument behind this silence has been the fact that developed countries are still taking the lead on innovative high tech economic activities, and my question is for how long.
Pretty much applies to all countries across the board, but countries with low knowledge intensive service sectors and dominant mid-tech level manufacturing capacity like Turkiye are likely to suffer most in the absence of a big push by the governments or capital markets.
🇨🇳🇹🇷 For decades, Türkiye was the biggest manufacturing power in the vast belt from Italy to China. That era is ending. Competing with China’s state-backed industrial machine is no longer possible by old means.
I wrote three columns at Ekonomi, Turkey's business daily, and I summarize them below:
(1) The warning signs:
• 60% of Türkiye’s non-gold trade deficit is with China.
• Since 2018, our imports from China have grown 50% faster than the EU’s and 100% faster than the US’.
• $42B of our exports to Europe & the Middle East could shift to Chinese suppliers overnight.
• Chinese manufacturers run on near-free credit—their banking sector has grown 8% annually since 2008 (Türkiye: 1.5%).
You can’t outcompete firms that don’t even need to be profitable.
(2) Huawei shows how China scales innovation:
In 2008, Turkish professor Erdal Arıkan invented polar codes, a breakthrough that made 5G possible.
Huawei bet early, invested heavily to commercialize it, and later awarded Arıkan its highest science prize.
China supported Huawei with an estimated $46B in cheap loans, plus $30B in finance to countries buying Huawei equipment.
Beijing then lobbied global standards bodies so Arıkan’s invention became the worldwide 5G standard.
This is how China turns a scientist’s breakthrough into a world-dominating industry. You cannot commercialize this technology in Turkey.
(3) Climate tech exposes China’s industrial scale:
Across climate-tech value chains (semiconductors, grids, large batteries, heat pumps, solar, etc.), China leads in more products than any country. This is the main finding of Harvard International Center for Development's recent Greeplexity Index.
It makes 80% of global solar panels and 75% of large lithium batteries.
Its solar capacity alone can meet the world’s demand through 2032 — in one year.
That’s why solar prices fell 42% last year and why countries like Pakistan and Nepal leapfrogged in clean energy and EVs.
Yet the World Bank’s WDR identifies Türkiye as the second-strongest potential manufacturing base for climate tech among emerging markets — a potential now being dwarfed by China’s overwhelming scale.
The playbook is familiar: grow first, profit later.
American tech giants used VC and deep capital markets; China uses the state as a giant VC fund.
I don’t write this to stoke hostility toward China. I write it because unless Türkiye understands this model and adapts, we won’t be debating a “middle-income trap” in 10 years — but an early-impoverishment trap.
- Firmalar için hükümet tarafından stratejik eğitim ve vizyon planı saglanmali
- Etkisiz sektör odaklı teşvikler yerine, ürün odaklı teşvikler uygulanmalı (yenilikçi bir kamu sektoru ve ciddi özveri gerektirir)
Bu durum hemen tüm ülkeler için geçerli olmakla birlikte, Türkiye gibi bilgi yoğun hizmet ihracatı düşük ve orta tekn. düzeyinde üretim kapasitesi baskın olan ülkeler, devlet/serm.piyasaları tarafından büyük bir itici güç sağlanmadığı takdirde en çok zarar görecek ülkeler olacak
Türkiye İtalya'dan Çin'e kadarki coğrafyanın en büyük imalat sanayii ülkesiydi. Yakında bu durum değişecek. Çünkü artık Çin'e karşı imalat sanayiini korumak mümkün değil.
Son üç haftadır @EkonomimCom de yazdığım köşe yazılarını linkleriyle beraber özetliyorum.
(1)
Alametlere bakalım:
- Dünya ile verdiğimiz ticaret açığının %60'ını Çin ile veriyoruz (altın hariç).
- 2018'den beri Çin'den ithalatımız Avrupa'nın Çin'den ithalatından %50, ABD'ninkinden %100 fazla arttı.
- Avrupa ve Ortadoğu'da yılda 42 milyar dolarlık ihracat müşterimiz her an Çin ürünlerine dönebilir.
Çin'deki şirketlerin en büyük avantajı kamu destekli ucuz finansman. Çin bankacılık sektörü 2008'den beri yılda %8 büyümüş. Türkiye %1,5. Çin devleti siyasi bağlantısı olsun olmasın her imalat sanayii şirketine ucuz kredi veriyor.
Sonuç olarak, Çin'deki şirketlerin kar etmek gibi bir derdi yok. %25'i zararda. Kar etmekle uğraşmayan bir şirketle nasıl rekabet edersiniz?
🔍Çin Sanayide gazı köklüyor, biz nefes kredisi bekliyoruz: https://t.co/aAtMFrlBqv
(2)
Çin'in büyüme mucizesi devlet ile şirketlerin içine (embedded) çalışmasının sonucu. Anlamak için en iyi örneklerden biri Huawei. Hani Bilkent'te elektronik profesörü Erdal Arıkan'ın geliştirdiği kritik 5G teknolojisini ticarileştiren Huawei. Arıkan'a ödül videosunu görmüşsünüzdür.
- Huawei’nin büyümek için Çin bankalarından düşük faizli 46 milyar dolar kredi kullandığı tahmin ediliyor.
- Huawei ekipmanı alan ülkelere Çin exim bankaları 30 milyar dolar kredi vermiş.
- Çin devleti Erdal Hoca'nın teknolojisinin küresel standart olması için dünya çapında lobi yapmış. Endüstri standartlarını belirleyen Birleşmiş Milletler bünyesindeki 15 kurumun 4’ünün başkanı, 9’unun ise başkan yardımcısı Çinli.
🔍Bir Türk’ün icadı Çin’i nasıl şampiyon yaptı? https://t.co/ebbGW5MD2W
(3)
Çin'in imalat sanayiindeki aşırı kapasitesinin küresel etkilerini en iyi gösteren sektör "iklim teknolojileri"
İklim teknolojileri değer zincirleri (yarı iletkenler, elektrik şebekesi, büyük kapasiteli piller, ısı pompaları, elektrolizörler, yakıt hücreleri, güneş vb.) incelenince görülüyor ki,
- En çok üründe rekabet gücü yüksek olan ülke Çin çıkıyor.
- Dünyada güneş paneli üretiminin %80’ini, büyük kapasiteli lityum pil üretiminin %75’ini Çin yapıyor.
- Çin’deki güneş paneli kapasitesi dünyanın 2032’ye kadar yatırım talebini bir senede karşılayabilecek kadar fazla.
İklim değişikliği hedeflerinin yakalanabilmesi tamamen Çin'in ucuz imalatına bağlı:
- Dünyada güneş paneli fiyatları geçen sene %42 oranında düştü.
- Pakistan dünyada en çok güneş enerjisi yatırımı yapan altıncı ülke olduysa ve Nepal’de elektrikli araç kullanım oranı Norveç ile denk seviyelere geldiyse, tüm bunların ardındaki sır Çin’deki aşırı kapasite.
🔍Amazon ormanlarındaki fil: Çin https://t.co/uh497HWZex
Kâr etmeden büyüyüp, yeni bir teknolojiyle oluşan pazarı domine etmek yıllarca Amerikan şirketlerinin uyguladığı bir yöntemdi. Amazon, Facebook, Uber gibi şirketler önce büyük girişim sermayesi fonlarının sonra da ABD’deki derin sermaye piyasalarının finansmanıyla yıllarca zarar edip sonunda yeni kurulan dijital pazarları ele geçirdiler.
Çin devletini de devasa bir girişim sermayesi fonu gibi düşünebilirsiniz. Bugün ucuz finansmanla zararına çalışan Çin sanayi şirketlerinin belki sadece birkaç tanesi ayakta kalacak ama onlar da kendi alanlarında dünyayı domine edecek.
Bunları son zamanlarda Batı dünyasında âdet olduğu üzere Çin’e düşman olalım diye yazmıyorum. Çin’in başarısının sırlarını anlayalım, bu rekabette geride kalmamak adına biz de benzer politikalar uygulayalım diye yazıyorum.
Türkiye ekonomisini yönetenlerin sabahtan akşama Çin tehdidi ile nasıl mücadele edeceklerini düşünmeleri lazım. Aksi halde 10 sene sonra "orta gelir tuzağı" yerine nasıl "erken fakirleşen ülke" olduk diye tartışmak zorunda kalacağız.
Bu konuda fikirleriniz varsa lütfen bana ulaşın.
Türkiye için (acı) dersler:
-Makro istikrar olmadan, şirketler yalnızca kısa vadeli nakit akışı yönetimi zorluklarına odaklanabildiğinden, yüksek teknoloji ihracatı ve sofistike hizmet ihracatı ile küresel değer zincirinde yükselme şansı yok.
-Strategic training & vision plan for firms is necessary, provided by gov’t.
-Sector-focused incentives are not really efficient, so product-targeted incentives shoıld be put in place (requires an innovative government and dedication)