@muradz95@KaanEminoglu "toplum" dil devriminden bağımsız olarak Türkmencede var, Ataç'ın buradan esinlenmiş olması kuvvetle muhtemel ki aynı şekilde listede yer almayan "ilginç" de Türkmencede bulunur ve Ataç tarafından Türkiye Türkçesine kazandırılmıştır.
@muradz95@KaanEminoglu Hayır, gelmiyor. Bunlar Türkçenin tarihinde var olmuş kelimeler. Ataç'ın çoğunlukla yaptığı şey bunları Çağdaş Türkiye Türkçesi mantığına uyarlamaktı.
Arapça ḥikāya(t) < ḥakā “taklit etti; özendi”
Türkçe öykün– "taklit etmek; özenmek"
Aslen "karşıya geçirmek" anlamlı.
@MusaSalan3@xxyzyyxz Bu İncelaz dilindeki pig ve pork ayrımı gibi.
Goʻsht, Özbekler ve Uygurlarca bir jenerik ad olarak sofra ürününe denir. “etine dolgun” derkenki ten; beden anlamlı et, yine ettir.
Hatta şişman ve tombul kimseye
etdâr diyorlar. 😃
@antist17 Aynen kardeş, Balkanlarda hiç toprağı olmayan Selçuklu, orayı kast ediyordu.
Dede Korkut Hikâyelerinde Rum'un (Daş Oğuz) sınırları net bir şekilde çizilir. Fırat'ın batısıyla başlar ve İstanbul'a değmez.
Neyse, bu cahil özgüvenine bu kadar fazla. Aç iki kitap oku öyle konuş.
Bu doğru değildir sevgili Musa.
Tarih derslerine kulak kesilseydiniz I. Bayezid'e verilen "Sultan-ı İklim-i Rum" unvanında doğrudan coğrafyayı imlediğine dikkat buyurabilirdiniz. Ayrıca Dede Korkut Hikâyelerinin orijinal nüshalarında dahi Anadolu, Rum diye tesmiye edilir.
@kutlutekevi rum sözü hiçbir yerde anadolu anlamında kullanılmadı. arapçada roma demektir bütün roma topraklarını ve kabilelerini temsil eder. anadolu anadolu olduktan sonra kalan kısma rumeli denmiş. konyanın sembolü hala roma kartalıdır. hiç kafanız çalışmıyor amk.
Rumeli adlandırması ise bunlardan daha geç tarihli ve elbette etniğe atıf yapan anlama sahiptir. Elan Kürtler, bazı bölgelerde Türklere Rumi/Rom diye seslenmektedir. Çağataycanın karşısında konulduğunda "Rumi Türkisi" diye anılmıştır. Görmek isteyene kaynak boldur azizim.
@daciraki@AriJozefBialski Gerçek dil gurmeleri; Norsça jǫrð, Türkçe yurt, Arapça arḍ, İngilizce earth arasındaki ışık huzmeleri içinde yüzer...
Bu arada Eski Türkçede öd(ü)rek, bu biçimi Tuva muhafaza eder. Nogayca, Karakaplakça ve Kazakça üyrek; Başkırtça mahallî öyräk bu biçim üzerinden gelmiştir.
@temirlerin Papağan Türkçedir diye bık bık ötüyorsun ya; Süryani’nin ağzında doğup bedevi Arap’ın çadırında dile gelmiş, Romalıların sofrasına meze olmuş bir kelimeyi kendi cehline kalkan etmişsin sadece. Muhabbet kuşu gibi kelime kemirip tekrar tekrar anlamsız gelişigüzel sözler yığıyorsun.
@temirlerin “Türkçenin yön adlarını yemek kültürü belirler” diyorsun ya, senin kafan da o tencerede fazla kaynamış belli ki. Aşağıymış, yukarıymış, hamurmuş… Türkçenin türetme kabiliyetine methiye düzüyorsun ama cümlelerin dibi tutmuş pilav gibi yapış yapış. Otağı kokuttuğun için ATILDIN!
@cazacarda Burada ciddi davranmak istemiyorum ama yukarıdaki argüman ne kadar yanlış ve hatalıysa bu da öyle, dil zenginliği alıntıların miktarıyla ölçülmez. O zaman İngilizce de fakir bir dil. Sıklık derecesi bir bakıma belki.
@denizcan_dede 🇬🇧 camel ( ... ← Antik Yunan κάμηλος ← Semitik kaynak)
🇵🇱 wielbłąd( Gotik 𐌿𐌻𐌱𐌰𐌽𐌳𐌿𐍃 {ulbandus} ← Lat. elephantus ← Antik Yunan ἐλέφας "fildişi (renk); fil"
"DEVE"nin Türkçede kendi ismi olması Türklerin bu hayvanı çok eskiden beri tanıdığına, bildiğine işaret eder.
@qorqutata@ondercirik İnsanlar fark etmeden ikilemeler içinde kullanıyorlar yine de 🙂
Mesela“akıllı uslu”, hele bir de “gizli kapaklı” var ki giz'in tek başına somut bir anlam taşıdığını bilen bir elin beş parmağını ha geçer ha geçmez.