Žižek, bu konuşmasında -Adam Phillips’e referansla- psikanalizin amacını popüler kişisel gelişim ya da “kendini iyi hissetme” anlayışının tam karşısına yerleştiriyor.
Psikanaliz, insanı sürekli kendi duygularına kapanmış bir özne olmaktan çıkarmalıdır. Yani kişinin bütün enerjisini “Acı mı çekiyorum? Mutlu muyum? Haz alıyor muyum?” gibi narsistik iç gözleme harcamasını aşmasını sağlamalıdır.
Žižek’e göre iyi bir psikanalitik süreç, insanı kendi benliğiyle obsesif biçimde uğraşmaktan uzaklaştırıp daha büyük, “soylu” diyebileceğimiz uğraşlara yöneltir: aşk, bilim, sanat, siyasal dava, kolektif mücadele, yaratıcı üretim gibi.
Çeviri: @ilker_kocael
İntihar eden çocuklar var. İstismara, tacize uğrayan çocuklar var. Mülteci çocuklar, ailesi dağılmış, anasız babasız kalmış çocuklar var. Aç çocuklar, işçi çocuklar, çocuk bile kabul edilmeyen çocuklar var. Okuyamayan, yok sayılan, insanlar içinde en minik, en çaresiz insanlar. ��yle ki yetişkinler dinlemezse bir hikayeleri de yok.
Ebeveyni " annecim, babacım" dedi diye kimlik krizine giren çocuk olamaz. Çocuğa hayatının başından itibaren herkes " sen" zamiriyle hitap eder. Çocuk kabaca 2 yaştan sonra kendini kendi ismiyle veya
" sen" diye değil de " ben" zamiriyle temsil eder. Ahmet gitti demez de ben gittim demeyi öğrenir. Annecim babacım gibi bir hitabı, bir çocuk 2 yaşta çözer. Bir hastalığı, zeka geriliği yoksa çocuk annecim denince kimlik krizine falan girmez.
Anne baba da " ben sende anne oldum", " senle babalığı buldum" anlamında " babacım, annecim" diyor. Bir çeşit edebi sanat ve anlayan anlıyor, dert etmeyin bence.
Milyonlarca çocuk okula aç mı gidiyor tok mu? Bu derdin yok sayılması mesela, yok sayılmak, yoksul insanlar üzerinde bir kimlik bunalımı yaratır mesela.
Böyle insanları dinleyince kendi hayatları dışında dünya zerre kadar umurlarında değil hissi uyanıyor bende.
Günün güzel haberi.
Bedeni yakılarak yok edilmek istenen Afgan işçi Vezir Mohamed Nourtani’nin ailesine Türkiye Cumhuriyeti tarafından Uluslararası Koruma statüsü verildi.
Sırrı S. Önder’i, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde sevgiyle ve özlemle anıyoruz. Emekçi kimliğiyle, barış mücadelesiyle, insana değen o sahici ve nüktedan haliyle, farklı kesimleri yan yana getirebilen biriydi.
Sözünde, hikâyesinde, direncinde yaşamaya devam ediyor..