500 öğrenciye 1 rehber öğretmen yerine, 100 öğrenciye 1 rehber öğretmen verilse bile; ebeveyn çocuğuyla ilgili adım atmazsa herşey duruyor. Tek "zorunlu" seçenek Aile Bakanlığı'na bildirmek. Tehditlere karşı rehber öğretmenler yalnız kalıyor.
Eylem eylemdir. İş oluş hareket kökünde bir dinamizm var ey öğretmen! Eyleme katılmama pısırıklığını pedagojik zemin, meslek ahlakı, felsefi dayanak cart curt kamuflajıyla bize buradakilere yutturabilirsin de kendin yutabiliyor musun cidden?
Dehb'in en nefret ettiğim özelliklerinden biri o an elzem gelen bir hareketi yapıp veya bir şey söyleyip sonra bunun çok gereksiz olduğunu fark etmek. Bu fark ediş boşuna oluyor çünkü sen yaptığın şeyin sonuçlarıyla kalıyorsun. Sebebi prefrontal korteksin (beynin yönetici kısmı) daha yavaş ya da düzensiz çalışmasıymış. Bu da neden-sonuç ilişkisini kuramama halini getiriyormuş. Gerçekten beni inanılmaz zorluyor. Olduktan sonra "BUNU NEDEN YAPTIN!" diye kendime bas bas bağırıyorum.
denginiz olmayanlara denginizmiş gibi davranırsanız, aranızdaki gerçek farkı kavrayamayıp size kendi seviyelerindeymiş gibi muamele ederler. buradaki denklik statü, gelir ve diploma değil; davranışsal klaslık, dünya görüşü ve vizyonerlik gibi kişisel standartları ifade eder
bildiğim tek şey insanın ilkeleri, dur'ları, hayırları olmalı. diğer türlü ilkel yanımızın üstüne insanlığı katamamışız gibi hissettiriyor, ve bu gerçekten can sıkıcı.
hissetmek gerekli, bu kadar duygusuz, çirkin ilişkilenmelere şahit olmak umudumu düşürüyor. insanın etik değerleri olmalı gibi geliyor bana. bunu bazen inanç getirir, bazen gelenekler, bazen de benlik saygısı. birçok nedenden doğabilir nedenleriyle ilgilenmiyorum
evet atanmak gerçekten güzel hiç istemem nankörlük yapmak ama sandığım kadar toz pembe değil saçma sapan bi sistem, içi geçmiş öğretmenler, tutarsız idare, anlamsız veliler… iş hayatı gerçekten zor ve sanırım meb daha da zor