🌐 Linnaean sınıflandırma ve fiziksel antropoloji insanı ırklar olarak sınıflandırmaya çalıştı ama çalışmalar genetik bilimle çelişti. İnsanlar %99.9 aynıdır. Bilimsel açıdan ırk, biyolojik gerçekten kopuk ayrımcılıkla ilgili toplumsal ve kültürel bir olgudur. Hepimiz dünyalıyız.
Marksizm, kitlelere dışarıdan hazır reçeteler dayatmaz. Onların gerçek yaşam mücadelelerinde gizli olan "sınıfsal özü" açığa çıkarır. Devrimci bilinç vaazla değil, maddi çelişkilerin kavranmasıyla gelişir. Teori mücadelenin yönünü ve tarihsel anlamını görünür kılar. Örgütleniniz!
Gençliğinde Sovyet gençlik örgütü "Komsomol" içindeydi.Uzaya çıkan ilk kadın olarak Sovyet devletinin ve sosyalizme geçiş sürecinin sembollerinden biri oldu. SBKP üyesiydi. Sovyetlerin dağılmasından sonra da Rusya'da devlet görevlerinde ve parlamentoda yer aldı. Adı ışık oldu.
Zafer yolunda 15-16 Haziran Direnişi peoletaryanın üretimden gelen gücünü göstermesi, sendikal mücadelenin siyasal sonuçlar doğurabileceğini kanıtlaması ve devlet ile sermaye arasında ilişkinin geniş işçi kitlesi tarafından somut biçimde görülmesini sağlaması açısından önemlidir.
Şiddet, burjuva toplumun temelidir. Ceza sisteminin sefaletinde, burjuva hayatının altındaki gettolarda, iç güvenliğin militarize edilmesinde ve sömürü ilişkilerinde bu şiddet kendini gösterir.
Peter Brückner | Toplumsal Sistemlerin Kuruluşu ve Yıkımında Şiddetin Rolü Üzerine
Derin uykudan uyanma vakti geldi, artık harekete geçme zamanıdır. Daniela ile dayanışmaya! Tüm özgürlükçü mücadelelerin tutsaklarıyla dayanışmaya!
🖋️Yeraltından selamlar, Burkhard Garweg. https://t.co/rRmTRwmzVn
Fuser lakabını binbaşıya gençlik yıllarında Arjantin'de rugby oynadığı dönemde takım arkadaşları verdi. Bu ad, İspanyolcada "aşırı öfkeli" anlamına gelen "furibundo" sözcüğü ile annesinin soyadı olan Serna'nın birleşiminden oluşan "Furibundo Serna" ifadesinin kısaltılmış halidir.
Sovyet kadınları ellerinde dirgenlerle faşistleri esir aldılar.
Ryazan bölgesi yakınlarında Almanların yenilgisi.
(Ocak - Mart 1942)
Fotoğrafçı: Victor Temin
Fakirliğin beyinde bıraktığı iz, beklediğimiz gibi "düşünme" ve "mantık" ile ilişkilendirilen ön beyinde değil; uyku, uyarılmışlık, stres ve çevresel etkilere daha duyarlı olan duyusal ve motor bölgelerde yoğunlaşıyor.
@parkalifeminist Bu utanç kapitalist patriyarkanın ürettiği ideolojik bir baskı. Bireyin arzusu değil toplumsal denetim mekanizmaları belirleyicidir. Cinsellik sınıf ilişkilerinden bağımsız değildir ve özgürleşme bu içselleştirilmiş suçlulukla hesaplaşma gerektirir. Cinsiyetçi değil, kolektif ol.
Kapitalizmi ezmek yeterli değildir. Onun tarihsel olarak ürettiği kültürel miras da devralınmalı. Bilim, teknoloji, bilgi ve sanat sosyalist inşanın materyali haline getirilmelidir. Bunlar olmaksızın "komünist toplum" kurulamaz. Bu tarihsel mirasın diyalektik dönüşümü zorunludur.
Troçkizm dünya devrimi beklentisini mutlaklaştırarak somut devrimci görevleri geri plana iter ve mücadeleyi belirsizleştirir. Buna karşılık Şiilik kendi tarihsel bağlamında direniş ve seferberlik üreten bir damar oluşturur. Benzer görünen ötekilikler aynı siyasal içeriği taşımaz.
Marx burada üretimin yalnızca maddi mallar yaratmadığını, aynı zamanda bu malları talep eden ihtiyaçları, alışkanlıkları ve bilinç biçimlerini de ürettiğini vurgular. Böylece üretim süreci, nesneler kadar onları tüketen toplumsal özneleri de tarihsel olarak kurar, yeniden üretir.
Bu nedenle biz Marksistler, Mandela'yı başarılı bir ulusal kurtuluş lideri olarak değerlendirirken, sosyalist devrimin önderleri arasında saymayız. Ölçüt yalnızca siyasal rejimin değişmesi değil sermaye egemenliğinin tasfiyesi ve işçi sınıfın��n iktidarıdır. Mücadele burada sürer.
Mandela apartheid rejiminin yıkılmasında tarihsel rol oynadı; siyasal eşitlik ve oy hakkı kazanımları sömürgeci ırk düzenine ağır darbe vurdu. Ancak üretim araçlarının mülkiyeti büyük ölçüde sermayede kaldı, ekonomik iktidar yerinden edilmedi. Sınıf egemenliği varlığını sürdürdü.
Burjuvazi yapısal olarak faşisttir ve yok edilmelidir. Burjuvazi üretim araçlarını elinde tutarak artı-değer gasp eden sınıftır. Bu çelişki sınıf mücadelesini doğurur ve tarihsel değişim, örgütlü ve silahlı işçi sınıfının politik iktidarı ele geçirmesiyle gerçekleşir. No pasaran!