Hiç de komik değil. Gayet sınırlı ve saygılı iletişim kurabilecekken sana ders veren öğretmene ilk adıyla seslenemezsin. Hocanın nezaketi karşısında utanman lazımdı. Ben hoca olsam ikinci defa böyle bir uyarıda asla bulunmam direkt disiplin cezası talep ederdim çünkü kasıtlı bu
Bir adam, marketlerde ödeme yapılmadan içilen suların, yenen çikolataların ya da “çocuğum yesin” denilerek açılan paketli gıdaların, sonradan parası ödense bile doğru olmadığını savunarak bunun kul hakkına girdiğini iddia ediyor.
Ebeveynlerin 18 yaşına kadar çocuklarını suya sabuna değdirmeden yetiştirip 18’den sonra bir anda ee neden kendi başına halledemiyor diye şikayet etmeleri beni öyle sinir ediyor ki
SİTELER neden AŞÇI çalıştırmaz, anlamam.
Tahminen, aylık 10.000$ maliyete bu iş olur.
100 daire olsa, daire başı 100$.
Daire başı 100$ da yemek malzeme masrafı olsa.
Ayda 200$'a kaliteli yemek dağıtılır evlere.
Hatta, bu bir BUSINESS MODEL da olabilir.
Ne kadar sıkılsan da aynı şeyleri yapmaya devam etmek zorundasın hayatta tam olarak sıkılmayan kimse yeni bir şey bulamamış zaten bu yüzden yeni bir şey bulmak için daha çok sıkılmayı bekle. Beklerken o sıkıcı şeyi yapmaya devam et
Kierkegaard'nun tespiti yerindedir: Bütün kayıplar, örneğin bir miktar paramızın, bir uzvumuzun ya da eşimizin kaybı büyük bir patırtıya sahne olurken; asıl büyük kayıp, yani kendimizin kaybı muazzam bir sessizlikle gerçekleşir ve asla fark edilmez.
Bir şahıs, tek eşliliğin yalnızca kadına şart koşulduğunu söyledi:
"Allah niye erkeklere her gün çocuk yapabilme kabiliyeti verirken kadınları sadece dokuz ayda bir doğurtuyor?
Allah bile erkeklerin tek eşli olmasını desteklemiyor."