Acınız acıları değil, kaygınız kaygıları değil, derdiniz dertleri değil. Hayatta bir meseleleri var, o da meclisteki ceylan derisi koltuklarıyla birlikte gelen imtiyazları korumak. Ne zaman bu çürük yapı kendi pisliğinin ağırlığı altında yıkılır ancak o zaman umuttan söz edilir.
Hücresindeydi.
Kendi yaptığı savaş gemisi donanmaya katılırken.
Uydurma delillerle. 20 yıl ceza. AYM hak ihlali kararı verdi. Beraat etti.
Kim bu adam?
Oramiral Özden Örnek.
2003'te MİLGEM diye bir proje vardı. Kağıt üstünde. Alman dizaynı, Alman malzemesi, sadece ismi "milli." "Hayal görüyorsunuz, ülkenin parasını ziyan ediyorsunuz" dediler.
Örnek projeyi mezardan çıkardı.
Antepli çelik sanayicisinden Aselsan mühendisine kadar tek tek kapı gezdi. Firmalara kendi potansiyellerini o gösterdi.
Sonuç?
TCG Heybeliada. Büyükada. Burgazada. Kınalıada. İstif sınıfı fırkateynler. Pakistan'a, Ukrayna'ya, Malezya'ya ihracat.
Atmaca. Akya. GENESIS.
Ödülü?
Balyoz kumpası. 41 ay Silivri. Oğlu Burak'ı kanserden kaybettikten 3 ay sonra kendisi gitti. 75 yaşında.
Bugün Türkiye aynı anda 46 askeri gemi inşa ediyor.
Hepsinin DNA'sında bu adam var.
Rotan cennet olsun Amiralim.
Türklerin eski komşuları tarafından soykırıma uğramalarını Türklere nefret besleyen Batılı tanıklar dahi o devirde bile dillendirmişlerdir. Mesela Manchester Guardian gazetesinin muhabiri olarak 1898 Mart sonunda Girit’e geri dönen, Türk düşmanı İngiliz Gazeteci-Arkeolog Arthur Evans Sitya Katliamlarından sonra yöreyi gezip bu soykırımı şu sözleri ile ifade eder: “Ancak en kasıtlı imha eylemi Etiya'da gerçekleştirilendi. Bu küçük köyde de aralarında kadın ve çocuklar da dahil Müslümanlar, bir süre erkeklerin savunduğu camiye sığınmışlardı. Binanın kendisi sağlam bir yapıydı ancak kapısı… sonunda havaya uçuruldu ve savunanlar silahlarını bıraktılar, görünüşe göre hayatları bağışlanacaktı. Erkekler, kadınlar ve çocuklar, hepsi köyün yaklaşık yarım saat yukarısındaki bir tepede bulunan Ayasofya Kilisesi'ne götürüldüler — erkekler parçalara ayrıldı, kadınlar ve çocuklar vuruldu. Bayılan ve ölüme terk edilen küçük bir kız, tek başına hayatta kalıp olayı anlatabildi” (Cathy Gere,
Knossos and the Prophets of Modernism, University of Chicago Press, Chicago 2011, sf. 71-72).
25 yaşındaki Berkay Şengel'e yaya geçidinde hızla çarparak ölümüne neden olan ve olay yerinden kaçan Azad Baran Hışım, 5 suç kaydına rağmen SERBEST BIRAKILDI!
Berkay'ın ailesi adliye koridorlarında isyan etti:
"Yıkılsın bu dünya! Adaletiniz batsın!"
Batı'ya göç ettiler. Sendikaları, sahilleri, baroları, dernekleri parsellediler. Çeteleşip, gettolaştılar. Sen vergisini veren temiz Türk sindirildin.
Çocuğun öldürüldü ssç dediler. Bölmek isteyene kardeşindir dediler. Bir 'sorun' varsa bu ezilen, yok sayılan Türk sorunudur.
Biz daha çinden gelir mi, stokta kart var mı diye arayalım, adamlar otomattan raspberry pi alıyor, ekran alıyor, komponent alıyor.
Bu adamlarla yarışıyoruz.
Bunu İzmirliler yapmadı. Bunu İzmir’e bilerek yaptılar. Son 6-7 içinde İzmir’e yapılanları burda anlatsam ağzınız açık kalır. Siz saf İzmir nefretinizden pek görmediniz ama güzelim şehri hırt ve mülteci kenti yaptılar. Buna ses çıkarana da ekmek bile vermediler burda. İşgal edildi. Onların eserini izliyorsunuz burda.
“Hakkımızda tek kelime eleştiriye tahammülümüz yok. Bu konuda kararlıyız, ama bunu böyle söylersek tepkiyle karşılaşacağız. Bu yüzden çocuklar için sosyal medyaya yaş sınırı bahanesiyle kimlik doğrulama getirip kamuoyu onayı aldıktan sonra esas meseleye geçeceğiz.” diyor yani.
🛑Telefonunda silah ve bıçak fotoğrafları bulunan, cinayetten önce internetten “kasten adam öldürmenin cezası nedir?” diye araştırma yapan, Fatih’in bulunduğu kafenin önüne gelip onu dışarı çağıran, kafeden alıp kuytu bir parka götüren, orada ilk fiziksel hamleyi yapıp Fatih’i göğsünden iten, yaz günü üzerine uzun kollu giyerek bıçağı bileğinde saklayan ve kardeşimi hayati bölgelerinden 12 kez bıçaklayarak öldüren bu iblise hakim indirim uyguladı.
Zaten SSÇ (suça sürüklenen çocuk) olarak yargılanıyordu ve alabileceği en yüksek ceza 24 yıldı. Ama onu bile vermediler.
Tüm bunları planlayarak yapan birine verilen ceza sadece 12 yıl.
Üstelik bunun yatarı 8 yıl.
Bu cezanın içinde açık cezaevi ve denetimli serbestlik de var. Yani kapalı cezaevinde yatacağı süre en fazla 2 yıl.
Sormak istiyorum:
Bu kadar canilik barındıran birine neden indirim uyguladınız?
Her detayı önceden düşünüp planlayan, cinayet işlemeye hazırlanan birine neden merhamet gösterdiniz?
Siz o mahkeme salonunda, kardeşimin hayatını değil, katilin alacağı indirimi düşündünüz.
“Nereden nasıl indirim verebiliriz?” diye baktınız.
Yarını olmayan benim kardeşimin katiline yarınlar verdiniz.
Kamuoyuna yansıyan cinayet dosyaları içinde en düşük cezalardan biri bu katile verildi.
Tek umudum istinafta kararın bozulması lütfen destek olup sosyal medyadan destek olur musunuz doğru kullanıldığı zaman sosyal medyanın gücü çok büyük
#FatihAcacıİcinAdalet #Fatihİçin24Yıl
#SSÇ #Adaletistiyoruz
@abakingurlek@adalet_bakanlik@TC_icisleri