Terminolojiyi düzeltelim.
"Yayılmacı İsrail" demiyoruz.
"Filistin topraklarını işgal eden İsrail" diyoruz.
O topraklar Filistinlilere ait.
İsrail silinmeli.
Lamı cimi yok.
HDP eski milletvekili Altan Tan Jetgillerin Yok Diye Dalga Geçtiği Dıj Güçlerin 6'lı Masa Olayını Anlatıyor
▪️”Biden Türkiye'ye geldiğinde ABD Büyükelçisi'nin evindeki resepsiyona katıldım.
▪️ABD, Almanya, Fransa büyükelçileri , PKK'ya ve bizim siyasetteki bazı arkadaşlarımıza
▪️’Ortadoğu haritası değişecek, Erdoğan diye biri olmayacak. Bize destek verin, sizi destekleyelim' dediler.”
İftira dediler,
“yargı operasyonu” dediler,
“gizli tanık” dediler…
İtirafçılar bir bir ortaya çıkıp olan biteni anlatmaya başlayınca bütün savunmaları tek cümleye düştü:
“Allah seni ıslah etsin.”
Belediye başkanı cezaevinde iken karısı tatil yapıyorsa bu dünyanın her yerinde haberdir...
Bu haberi yapan ve paylaşanlara it diyen gazeteci değil olsa olsa birisinin kapı beslemesidir..
Haddini bil verilen para kadar öten Saraçhane Bülbülü Şaban
AH AMAN AMAN
Teker teker alınıyorlar salona. Hiçbirisi “gizli” ya da iddia edildiği gibi “sahte” değil.
Kanlı canlı karşısında duruyorlar İmamoğlu’nun ve savcıya verdikleri ifadeleri bu defa yüzüne karşı söylüyorlar.
Davada şimdiye kadar 76 kişi itirafçı oldu. Onlar konuştukça İmamoğlu geriliyor, öfkeleniyor, hakaretler havada uçuşuyor. Hepsi, birlikte iş yaptığı insanlar. Pek çoğunu yakından tanıyor.
Her şey bir tarafa, hani tüm iddianame hayal mahsulü insanlar üzerine kurulmuştu? Hani sahte isimlerle yalanlar üzerine binlerce sayfa yazılmıştı?
Öyleyse İmamoğlu’yla yüzleşen bu kişiler kim?
Müteahhit arkadaşı Mustafa Keleş, Büyükçekmece’deki projesinin imar ve iskânı için kendisinden rüşvet olarak villa istediğini söyleyince cevap veremiyor.
Sadece yalancı diye bağırıyor. Yetmiyor, az önce “ağabey” dediği adama “aşağılık” diye hakaret ediyor. Aynı şekilde alıyor cevabını. Keleş devam ediyor sözlerine: “Herkese söker polemiğin ama bana sökmez”.
Bir başka ağabeyi geliyor salona. Müteahhit Cemal Üneş, İmamoğlu’nun kendisinden 2018 yılında 500 bin TL rüşvet istediğini söylüyor. Yani o tarih itibariyle yaklaşık 100 bin dolar. Bu rüşveti beş taksitte senetle ödediğini yüzüne karşı söylüyor.
İmamoğlu’nun tavrı yine benzer: “Emin misin Cemal abi, ben mi senden istedim?” Evet diyor ağabeyi: “İstedin. Beni Mehmet Çakılcıoğlu’na gönderdin. Senetleri o yaptı”.
Yer, tarih, miktar, rüşvet iddiasının tüm ayrıntıları giriyor mahkeme tutanaklarına.
Fakat İmamoğlu tüm bunlara cevap vermek yerine beddua ediyor. Sonunda da “Vah ki vah. Allah yardımcın olsun senin” diyor.
Ağabeyi cevap veriyor: “Benim değil de senin yardımcın olsun”.
Artık iddianamede adı geçen insanların var olup olmadığını tartışmıyor kimse. Oysa aylarca söyledikleri tek şey buydu. Sadece oyalamışlar kamuoyunu.
Çünkü bu kişileri herkesten çok İmamoğlu ve medyası tanıyormuş meğer. Üstelik çok yakından.
Gözaltına alınmadan birkaç gün önce Özgür Özel’le birlikte İmamoğlu için miting yapıp, davanın tamamen siyasi olduğunu iddia eden Antalya eski Belediye Başkanı Muhittin Böcek tutuklandığında çark etmiş, itirafçı olmuştu.
Şimdi itiraflarına her gün yenisini ekliyor. O da Antalya’dan selamlıyor Silivri’yi.
Bu defa, adaylık için İmamoğlu’nun kendisinden 15 milyon euro istediğini, bunun 5 milyonunu verdiğini söylüyor. Oğlu, bunun 1 milyonunu sırt çantasında getirip Veli Ağbaba’ya CHP Genel Merkezi’nde teslim ettiğini söylemişti.
Yine rüşvetin yeri, tarihi, miktarı tüm detaylarıyla giriyor tutanaklara.
İmamoğlu ise suçlamalara cevap vermek yerine şiir okuyor.
Üstelik çok manidar:
“Sisli bir sabahtı henüz, etrafı bürümüştü bir duman. Uzaktan geldi bir ses, ah aman aman”
Artık bundan sonraki celselerde “ahlı vahlı şiirler” yerine, gözyaşı döktüren “ağıtlar” bekliyoruz eski başkandan.
Çünkü cevapsız kalan soruları artık şiir de paklamaz.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 22 Ağustos 2026, Cumartesi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan:
Oyun oynamıyoruz, İsrail tahammül sınırlarını aştı. Sahipleri tasmasını eline almalı.
Bölge daha fazla İsrail provokasyonunu kaldıracak durumda değildir. Altını çiziyorum.
🚨 BREAKING:
The International Court of Justice declared the "State of Israel" illegitimate and ordered its withdrawal from the land and territory of Palestine.
🚨 BREAKING:
🇮🇱 Netanyahu: "We have survived empires. We are not afraid of Turkey."
🇹🇷 Erdoğan: "What empires? Your country is younger than my brother." 🤣
İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan, tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesidir.
Netanyahu ve şürekasının seçimlerde kendisine avantaj sağlamayı da amaçlayan bu ucuz siyasetinin, ne kendi toplumunda ne bölgemizde ne uluslararası toplumda ne de bizde herhangi bir karşılığı yoktur.
Soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi bekleyen bir yönetimin bu seviyesiz açıklamaları, Türkiye’nin sözünün ve Cumhurbaşkanımızın hakikat karşısında susmayan duruşunun kimleri ne ölçüde rahatsız ettiğinin ibretlik bir vesikasıdır.
Son günlerde giderek daha açık biçimde görüldüğü üzere, İsrail’de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir.
Netanyahu yönetiminin Türkiye’yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etme çabası da bu ucuz siyasetin bir parçasıdır. İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya; bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir.
Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “Soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir.
Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze’ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında “İnsanlığa Karşı Suç”, “Soykırım”, “Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma”, “Kasten Yaralama”, “Eziyet”, “Mala Zarar Verme”, “Nitelikli Yağma” ve “Ulaşım Araçlarının Kaçırılması” suçlarından yargılanmaktadır.
Gazze’de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkânlarını kararlılıkla kullanacağız.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız.
Ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğunda yeni ve güçlü bir insan kaynağı hamlesi başlatıyoruz.
Yapay zekâ, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda ilk etapta 550 doktora öğrencimizi merkezî sınavla seçecek, 20 araştırma üniversitemizde yetiştireceğiz.
5 yılın sonunda ise yaklaşık 3 bin genç araştırmacıyı ülkemizin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandıracağız.
Türkiye Yüzyılı’nı bilimin, teknolojinin ve gençlerimizin gücüyle inşa edeceğiz.
Geleceğin teknolojilerini geliştiren, üreten ve dünyaya sunan güçlü, müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz.
“Yol yapınca daha çok trafik oluyor” diyenler…
Sizi yeni tamamladığımız Abdülhamit Han Köprülü Kavşağı ve 6 kilometrelik yeni bağlantı yollarına bekliyoruz.
Şahinbey 1 milyonluk bir ilçemiz ve bu proje en az 600 bin hemşehrimizin günlük hayatını, trafikte geçirdiği zamanı doğrudan etkileyen bir yatırım.
Gelin, inceleyin
ve AK BELEDİYECİLİK BAKIŞ AÇISI ile yapılan yolların, trafiği nasıl rahatlattığını görün.