Uğur Mumcu dosyasının yeniden ele alınmasında kendi yazdıklarının etkisi varmış gibi havalara girmesine mi, belli yerleri büyük harflerle yazarak Akın Gürlek'e ayar vermeye çalışmasına mı yoksa o küçük aklıyla devletin kurumlarından bilgiler aldığını söyleyerek algı yapmasına mı gülelim bilemedim. Ama madem böyle "devletin içinden" duyum alacak kadar önemli bir konuma sahip olduğunu iddia ediyor ve sizi de üstü kapalı uyarı soslu tehdide kalkışıyorsa; kendisini alın ifadesine başvurun da Fenerbahçe'yi şampiyon yapacak olanların ve bu bilgiyi bu şahsa verenlerin kimler olduğunu hep birlikte öğrenelim sayın bakan. Hem belki Mühendis Oktay cinayetini de sorarsınız arkadaşa @abakingurlek
Devletin içindeki bir grubun Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağını iddia edenler; Fenerbahçe’yi 12 yıldır şampiyon yapmayanların da, Galatasaray’ı son 4 sezondur üst üste şampiyon yapanların da aynı yapı olduğunu kabul etmiş oluyorlar.
Madem Türkiye’de futbolu dizayn eden, daha sezon başlamadan kimin şampiyon olacağını belirleyebilecek güçte bir oluşumdan söz ediliyor; o hâlde bu iddialar tüm yönleriyle araştırılmalı, söz konusu yapının kimlerden oluştuğu ortaya çıkarılmalı ve geçmiş şampiyonluklar da aynı titizlikle incelenmelidir.
İsmail Kartal'ın maç sonu açıklamalarını izledim şimdi. Neden baskı yediniz diye soruldu. İsmail Hoca da dedi ki biz topu tutan, seri paslaşmalarla oyunun yönünü değiştirerek rakibin topun peşinde koşmasını sağlayan bir takım olmak istiyoruz ama bunu yapamadık.
Doğruyu görmüş. Ama zaten Talisca bu kadar önde top tutamazken, Asensio fiziksel olarak bu kadar gerideyken, İrfan Can'ın becermesi gereken bir dönemde hiçbir şekilde hazır değilken, Kerem sürekli riskli ve top kaptırmaya yakın hamleler denerken topu tutamazsın.
Kante lazım... Greenwood'un tam performansa çıkması lazım. Santrafor mevkiinde sırtı dönük top alabilen oyuncu lazım. Yani Vedat lazım. Asensio'nun baskı altında top alabilmesi lazım.
Bunların olması için daha çok antrenman yapmak lazım.
Adam asmaca oynanacak zaman değil. Hoca eğer deseydi ki istediklerimizi yaptık ama girdiğimiz pozisyonları değerlendiremedik, o zaman derdim ki yandık. Hoca gayet doğru okumuş maçı.
Yeni gelecek transferlere de çok güvenmeyin. Onların da takımla çalışması gerekecek. Bu dönemler resmi maçlara çıkılması en zor dönemler. Sen burada takıma, hocaya sallayınca işler düzelmeyecek. Adam sırf Asensio'yla arasında sorun olmadığını göstermek için Asensio'yu ilk 11 başlattı. Sizin kurduğunuz saçma sapan baskılar yüzünden. Sadece takıma zarar veriyorsunuz bu aptal saptal, karşılığı olmayan spekülasyonlarınız yüzünden. Ligde 6 hafta geride kalır, biz yine benzer bir oyun görürsek tamam. Bu ne cahillik ya. Böyle bir dönemde karşında hazırlık yapma fırsatı olan bir takım var. Elemişsin. Öp başına koy, yola devam et.
Ne kırmızıda aradık aşkı
Ne hayasızca kirlettik sarıyı
Ne siyaha kuşandık geceyi
Ne beyaza buladık düşleri
Sarı-Lacivert yaşadık her nefesi
Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun 💪💛💙
F.Bahçe Beko bir kültür oldu @FBBasketbol
Çok top kaybettik.
Çok serbest atış kaçırdık
Ama
Ribauntlarda ezdik
Bloklarda ezdik.
Birch’in içinden Le Bron çıktı.👏🏼
Tucker kendine geldi.
Baldwin,Melli,Tarık çok katkı verdi.
Final four’dayız 🙏
Atatürk Orman Çiftliği'nin içinde süt fabrikası kurulacak, o dönem İsviçreliler bu konuda
çok iyi.
İşe başlamadan önce, tüm batılılar gibi ciddi
bir ön araştırma yapıyorlar.
İsviçreli danışmanlar, yanlarında Türk çevirmenlerle beraber Ankara civarını
köy köy dolaşıyorlar.
-Teyze, senin inekler günde kaç kilo süt verir?
-Yavrum, en fazla 3 kilo.
-Amca, senin inekler kaç kilo süt verir?
-5 kilo.
İsviçreliler tüm bu analizleri yapıyorlar ve günlük 10 ton süt toplanacağını hesaplıyorlar. Hata payı, üretimdeki artış, gelecek hesapları yapılıyor ve 20 ton süt işleyebilecek bir tesis kuruyorlar.
İlk gün köylerden süt toplanıp geliyor.
40 Ton! Herkes şokta.
İsviçreliler tercümanları alıp yine Ankara'nın köylerine gidiyorlar.
-Teyze sen ineklerim 3 kilo süt verir demişsin, 15 kilo süt vermişler. Bu nasıl oluyor?
-Oğlum nazar değer diye öyle dedim.
-Amca, sen 5 kilo demişsin, 20 kilo vermişsin?
-Oğlum, nazar değmesin diye öyle dedim.
E tabii, elin İsviçrelisi nereden bilsin Türkiye'deki nazar faktörünü..
Çünkü hiç kimselere benzemeyiz biz.
Hep kendimize has tavrımız düşüncemiz
vardır.🧿😊
(Ahmet Şerif İzgören'in anlattığı gerçek
bir hikayedir.)
Kuraklıktan şikayet ediyoruz.
Antik kentlerde sarnıç var; biz hala yağmur suyunu hasat edemiyoruz.
Akar su yataklarını tıkadığımız, altyapı da yapamadığımız için her yağış sele, afete dönüşüyor.
Bin yıldır yaşadığımız topraklarda doğayla baş ederek yerleşmeyi bilememek nedendir?
Kerem konusu bende kapalıdır …top kayıpları yapıyormu yapıyor mecbur dikine giden adamlar top kaybı yapacak …riske girmek zorunda aralara girecek dün 3-4 serbest vuruş aldırdı….onlar gol olsa kereme yazar hep….bizde çoçuk
Sanki golcü gibi lanse
Edildi küfür edecek adam yokken şimdi sıra ona geldi . Takımın üstünde çok iyi hava var şaşırmayın sadece takıma destek verin hersey iyi gidiyorken ortalığı karıştırmayın
Fenerbahçe taraftarlarının Kadıköy’de, Özhan Canaydın'ı saygı duruşu bitene dek alkışlayarak tarihe geçtiği anlardan 1-2 yıl evvel Galatasaray tribünlerinde “Siktir ol git Özhan” besteleri söyleniyordu.
Saygıdeğer bir hayat yaşayanlar daima Kadıköy semalarında saygıyla uğurlanır.
Peki Fenerbahçe bunları yaparken siz ne yaptınız? Kurşunlanan Fenerbahçe otobüsünün akabinde taraftar grubunuzun sosyal medya hesaplarından "seni sevmeyen ölsün" tweeti atmadınız mı? otobüslerde poz verip tişört bastırmadınız mı? Bu yüzden sizin Fenerbahçe’ye hiçbir şey söylemeye hakkınız yok.
En hazini de şu, Bugün dahi Gökmen Özdenak’ı anmıyorsunuz. Onu sadece, kendi taraftarınızdan gelecek tepkileri azaltmak için bir kalkan olarak kullanıyorsunuz. Ne Gökmen Özdenak ne de ölümü zerre umurunuzda değil. Tek derdiniz, yönetemediğiniz korkularınız. Bırakın Fenerbahçe’yi siz kendi taraftarınızdan bile ölesiye korkuyorsunuz.
Mağlubiyeti ve yönetiminizin iş bilmezliğini karartmaya çalışmayın. Bir defa dürüst olun ve camianıza hesap verin.
"YILBAŞI" Bilgisi
1 Ocak Mekke'nin fethi değildir.
Mekke 11 Ocak'ta fethedildi.
1 Ocak'ta Noel kutlanmaz. Noel (Christmas) 24 Aralık'ta başlar, 25 Aralık gecesi biter. 6 Ocak'ta da Ortodoks kilisesi Noel 'i kutlar.
Peki Yılbaşı (1 Ocak) nedir?
* Miladi takviminin başlangıcıdır. (Dünyanın güneş etrafında dolaşım süresi olan 365 günün başlangıcı 1 Ocak)
Sonuç olarak Yılbaşı'nın herhangi bir dinle alakası yoktur, evrenseldir, herkes kutlayabilir, kutladığınızda dinden çıkmazsınız.
A milli takım koçuna ağza alınmayacak küfürler etmişmişiz. İyi yapmışız. Yine olsa yine yapacağız. Bu hareketi yaparkende A milli takım koçuydu. Gidin hatırlatın
Kocaelispor – Antalyaspor kardeşliği, Türk futbolunda en bilinen tribün dostluklarından biridir ve kökeni 1999 Gölcük Depremi sonrası yaşanan dayanışmaya dayanır.
Nasıl başladı?
17 Ağustos 1999 depremi sonrası Kocaeli büyük bir yıkım yaşadı.
TFF, Kocaelispor'a Lig'den çekilme hakkı tanıdı fakat Kocaelispor ve halkı bunu kabul etmedi.
Denizlispor - Kocaelispor deplasmanına Kocaelispor taraftarı şehirdeki yıkımlar ve kaos sebebiyle gidemedi. Bunun üzerine Antalyasporlu taraftarlar Denizli'ye giderek, Kocaelispor'un yanında oldu ve 90 dakika destek verdi.
Bu süreçte Antalyaspor taraftar grupları, yardım kampanyaları düzenlendi, pankartlar açıldı, deplasmanlarda Kocaelispor’a sahip çıkıldı.
Bu insani duruş, Kocaelispor tribünlerinde büyük bir karşılık buldu ve zamanla kalıcı bir tribün kardeşliğine dönüştü.
Ne zaman netleşti?
Kardeşlik, özellikle 2000’li yılların başında, iki takımın Süper Lig’de sık sık karşılaşmasıyla birlikte tribünlerde net biçimde ilan edildi.
Karşılıklı maçlarda:
Aynı tribünde maç izleme
Ortak pankartlar
Birbirine tezahüratla destek
gibi görüntüler yerleşik hâle geldi.
Bugün ne ifade ediyor?
Bu kardeşlik sadece futbol değil, “zor zamanda yanında olma” kültürünü temsil ediyor.
Aradan yıllar geçmesine rağmen her karşılaşmada bu bağ tribünlerde yeniden hatırlatılıyor. #Kocaelispor #Antalyaspor #hodrimeydan