@AyeglAl37664379 Hep diyorum bunu insanoğlu doğum ve ölümü anlamaya çalışıyor ama tam olarak idrak edemiyor olan birinin olmaması vs olmayan birirnin olması
Korkmakta haklılar. İsrail'in yok olduğu yahut gücünün kırıldığı bir senaryoda Yuananistan şamar oğlanına döner. Hele 12 mil meselesini falan denerlerse Amerika'nın Maduroya çektiği tarifeyi Yunan Cumhurbaşkanına çekeriz.
Yunanistan'ın Radar ve Hava Savunma Ağı
3 aylık bi süreçte ekip çalışması ile Yunanistan'ın nerdeyse tüm askeri altyapısını haritalandırdık. Yakın zamanda https://t.co/FUXc87lTgM'de herkesin erişimine açılacak.
🚨 PSG are ready to pay the release clause of both Rafael Leao [€175m] and Victor Osimhen [€130M] to compensate for the departure of Kylian Mbappé.
(Source: @Guillaumemp)
Kötü beslenme (Malnütrisyon) kalıcı zeka geriliğine yol açar. Çevrenizde gördüğünüz kıt zekalı insanların sorunu kaliteli protein ve yağa erişememektir. Bu durum Türkiye'nin el atması gereken en önemli gelecek ile ilgili sorundur.
45 yaşındayım.
Sanırım yaşlanıyorum…
Ama ihtiyarlamıyorum.
Yaş alıyorum.
Yol alıyorum.
Ve ilk kez, vardığım yerden çok nasıl yürüdüğüme bakıyorum.
Eskiden herkesi anlamaya çalışırdım.
Şimdi önce kendimi anlamaya çalışıyorum.
Kafamda taşıdığım insanları, kırgınlıkları, yarım kalmış cümleleri birer birer indiriyorum omzumdan.
Affediyorum.
Haklı oldukları için değil…
Ben artık taşımak istemediğim için.
Beni yoran ne varsa yol veriyorum.
Bir insan olur, bir beklenti olur, bir alışkanlık olur, bir hatıra olur…
Tutunmanın her zaman güçlü olmak olmadığını öğrendim.
Bazen en büyük güç, bırakabilmekmiş.
İlk kez kendim için bir şeyler yapıyorum.
Kim ne der diye düşünmeden.
Kime ne ispatlayacağımı hesaplamadan.
Kendimi ihmal ederek kimseyi mutlu etmeye çalışmadan.
Ve tuhaf bir şey oldu: Hafifledim.
Artık yürürken sadece yürümüyorum.
Ayağımın yere değdiğini hissediyorum.
Nefes alırken sadece nefes almıyorum.
İçime dolan havanın farkına varıyorum.
Birisi konuşurken cevabımı hazırlamıyorum.
Gerçekten ne söylediğini anlamak için dinliyorum.
Bir kahvenin sıcaklığını, sabahın sessizliğini, sevdiğim birinin yüzünü, geçip giden bir günün kıymetini daha çok fark ediyorum.
Meğer insan gençken hayatı yetişmeye çalışarak, biraz yaş alınca da hayatı fark ederek yaşıyormuş.
45 yıl bana ne öğretti derseniz:
Her savaşı kazanmak gerekmiyor.
Her insanı hayatında tutmak gerekmiyor.
Her söze cevap vermek, her yanlış anlaşılmayı düzeltmek, herkese kendini anlatmak gerekmiyor.
Çünkü bir yerden sonra insanın en büyük zenginliği, parasından, unvanından, çevresinden önce içindeki huzur oluyor.
Eskiden önümde ne kadar yol kaldığını düşünürdüm.
Şimdi başka türlü bakıyorum:
Kaç yıl yaşayacağımı bilmiyorum.
Ama kalan yıllarımı gerçekten yaşamak istiyorum.
Daha az yükle.
Daha az gürültüyle.
Daha az insanla belki…
Ama daha çok hissederek.
Sanırım yaşlanmıyorum.
Kendime yaklaşıyorum.