YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir.
Hemşehrilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören’in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir.
Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz.
Unutulmamalıdır ki;
Yetki millettindir.
Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir.
Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasp edilemez.
Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi, konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan “AK Parti’ye geçeceği” yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır.
Binlerce partili, binlerce gönüllü; hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil; o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır.
Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer.
Ama bazı kararlar vardır ki, hafızalara kazınır.
Çünkü millet, kendisine yapılanı da
kendisini yok sayanı da
günü geldiğinde mutlaka hatırlar.
Anadolu kararını verdi!
Şubat’ın soğuğunda tarihi bir kalabalıkla bu kararlılığı gösteren Niğde’ye helal olsun!
Türkiye’nin, 100 yıl önce olduğu gibi halkın iktidarına ihtiyacı vardır.
Artık çare değişimdir!
Millet bu bozuk düzeni ilk sandıkta değiştirecek!
Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan!
“15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu” diyordun.
“Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız” diye seslenip, destek gönderiyordun.
Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında “kardeşim” diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.
Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor.
Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun.
Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun.
Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun.
İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!
Bulunduğum yerdeyim parti içinde beni istemeyenlere inat hiçbir yere gitmiyorum yıllardır iftiraları çürüte çürüte yalanları yıka yıka mücadeleme devam ediyorum.37. Kurultaydan beri huzurlu bir günüm olmadı.Yemediğim hakaret kalmadı. Dışarıdan saldıranları anlarım siyasette ama ömrümü verdiğim partimden gelenlere ne diyeceğim? Memleketime belediye başkan adayı oldum. Hizmeti buradan sürdüreyim diye. Adaylığım sürecinde partimden kovuldum linç edildim hatta Chpli bazı gazeteciler tarafından ekranda kazanamaz yüzde 5 alır 10 alır diye günlerce anti propagandaya maruz kaldım. Partideki marjinal bazı kişiler kazanmamam için kapı kapı çalıştı hiçbirşey yapılmadı rekor oyla seçildim bu sefer iftiralarla gelmeye başladılar eşimi çalışma arkadaşımı ve doğru dürüst tanımadığım bir müdürü 60 milyon rüşvet almakla suçladılar. Bunu yapan Yüntaşın avukatlığını vermeyi reddettiğim gençlik kolları başkanıydı. Yargıya müracaat ettik. Kişi ifadesinde basına numarasını servis edenin Parti meclisi üyesi Y. G. olduğunu söylemiş. Savcılık dosyasında ispatlı ayrıca bunu pm üyesi Y.G. Kadın kolları başkanına da Y.G.nin ekip arkadaşı olan T.T de eski bir partiliye atmış.Bunları Genel merkeze ilettik. Yargı takipsizlik kararı verdi ama Genel merkez bu Pm üyesine hiçbirşey yapmadı hatta bütün kurultaylarda kendisini ödüllendirip yeniden Pm’ye aldı. Yetmedi örgütlerden sorumlu Genel Bşk yardımcısının yardımcısı yaptılar.Bu Pm üyesinin ekip arkadaşı sosyal medyadan ne ırkçılığımı ne de faşistliğimi bıraktı. Adamı disipline verin dedim. Mevcut il başkanı disiplin kurulu toplanmıyor gibi bahanelerle hiçbir işlem yapmadı zaten bugüne kadar bana kim saldırdıysa mevcut il başkanının bir teşekkür etmediği kaldı.Hiçbir konuda yanımda olmadı. Şimdi de tekrar aday olmuş belediyeyi kazandık diye adımı kullanarak oy istiyor. Bana hakaret eden ilçe başkanına gereğini yap diyen ilçe başkanlarına ya önemsiz ben görmüyorum deyip geçiştiriyor. O ilçe başkanıyla gidip sırıtarak poz veriyor. Bu adam benim il başkanım öyle mi? Demokrasi bu mu ? Seçilmişlere hakaret iftira saygısızlık mı? Yetmiyor sosyal medyada bana ırkçı faşist diye yazan adam Pm üyesi Y G’nin desteğiyle il başkan adayı oluyor niye benimle daha çok uğraşıp hakaret etsin diye. İlçe delegasyonuna gidip atıp tutarak oy istiyorlar. Her yerde tek adaya giden Genel Merkezden Afyonkarahisar için ses yok hatta aldığım duyumlar bana hakaret eden İl başkan adayının desteklendiği yönünde.Her yerde tek aday burada 3 aday niye ola ki Burcu Köksal’ın karşısındaki aday kazanırsa onunla uğraşsın seçimlerde alt edemiyoruz belki itibarsızlaştırarak alt ederiz diye.En son bir restoranda çekilen saçma sapan bir görüntü üzerinden linç edildik. Trol hesaplarda neler yazılmadı ki kimisi videodakinin eşim olduğunu yazdı kimisi 700 milyon rüşvet diye yazdı ne senaryolar üretildi çok şükür alnım ak başım dik. Ekşi yemedik karnımız ağrısın. Bizimle alakası olmayan bir konuda bile iftira atıldı kendi hakkımızı kendimiz savunduk ömrümü verdiğim partimden yine ses yok. Benim suçum gecemi gündüzüme katarak çalışmak 74 yıl sonra belediyeyi kazanmak mıydı? Her konuda yalnız bırakıldık. Yarın hangi iftiraya maruz kalacağız hangi hakaretler edilecek bilmeden yaşamak hangi cephede savaşacağınızı bilemediğiniz bir hayat ne kadar huzurlu olur. Başkan seçildiğim günden beri alt etmeye çalışanlara çanak tutanlar onları ödüllendirenler yapılanlara sessiz kalanlar hakkımı savunmayanlar kim? Siyasette rakibiniz saldırır anlarım da kendi içinizden gelen saldırılar ne olacak? Bir taraftan her türlü zorluk içinde hizmet etmeye çalışıyorum. Bir taraftan bunlarla uğraşıyorum. Çalışmaktan hizmet etmekten değil İçeri dışarı her türlü mücadele yoruyor.Şu ellerin taşı hiç bana değmez.İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.Kimsenin benim yüzümden artık iftira ve hakaretlere maruz kalmasını istemiyorum.Pazar günü il kongresinde olacağım benim kuyumu kazanlarla iftira atıp hakaret edenlerle Allah’tan korkmayıp kuldan utanmayanlarla hesaplaşacağım.