İki gündür “Bizim Çocuklar” ve TFF hesaplarından açıklama gelmiyordu.
Metin üzerinde çalışıyorlar, kapsamlı bir özür gelecek diye düşünmüştüm.
Ne özrü, ne metni.
Milli takımı eleştirenler için yasa çıkarılıp hapse atılmasını isteyen bir TFF Başkanı var.
Hem de bu sözleri yabancı bir ülkede, yabancı basın mensuplarının da bulunduğu bir ortamda söylüyor.
Düşünsenize; Türkiye’nin imajını… Milli takımı eleştirenlere yönelik kanun çıkarılmasını basın aracılığıyla talep eden bir federasyon başkanı görüyorlar.
Şimdi dönelim açıklamaya.
Yüzlerce firma sponsor olmuş, siyasi erkler ve toplum tam destek vermiş, herkes heyecanla maçları bekliyor.
Bir bakıyoruz, kampta sigara içiliyor; hem de herkesin görebileceği şekilde, otel balkonlarında.
Bir diğeri başkasının eşini sosyal medyada paylaşıyor, ötesi kimseye yüz vermiyor, bir başkası ise sosyal medya için video çekmekle meşgul. Genel bir ciddiyetsizlik hali.
İnsanlar yine de maç öncesinde konsantrasyonları dağılmasın diye bir şey demiyor.
Maça çıkıyorlar; zayıf rakipler karşısında kaleyi bile bulmaktan aciz şutlar, olmayan bir takım oyunu ve rakibin boyunu bile hesaplayamayan bir teknik kadro ile karşılaşıyoruz.
Hâliyle insanlar tepki gösteriyor.
Daha ilk tepkilerde TFF Başkanından mafyatik bir yanıt geliyor, futbol adamlarını isim vererek hedef gösteriyor.
İnsanlar yine susuyor, bekliyor.
İkinci maç ise daha hazin geçiyor ve eleniyoruz.
Toplum bir özür, bir izahat, bir nezaket bekliyor.
Ama bir bakıyoruz, sanki hâlâ Dünya Kupası’ndaymışız gibi ahkâm kesiliyor, siyasetten güç devşirilip kanuni düzenlemeler isteniyor.
Yahu ülkeyi ne zaman çiftlik sandınız, nasıl bir hâle getirdiniz?
Çıkıp da, “Milyonlarca insanımızı sevindiremedik. Üzüntümüzü tarif edemem. Dünya Kupası’nın hemen ardından tüm kadrolarımızla yeni bir yapılanma sürecini başlatıyoruz. Bu millete layık olacağız. En başta da sevindiremediğimiz çocuklardan özür diliyoruz.” demek çok mu zordu?
Evet, biz kendi açımızdan baktığımız için böyle oluyor.
Ne yazık ki Türkiye’de birçok kurumda gördüğümüz sıkıntıları aynen yaşıyoruz.
Korkutma, tehdit, eleştiriyi kabullenmeme…
Olan; temiz hayaller kuranlara, azıcık da olsa futbolla normalleşmek isteyenlere, yani bizlere oluyor.
Yarın kongresini yapacak olan Sivasspor'un başkan adayı yok.
Bu yüzden Sivasspor'a kayyum atanması gündemde.
Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazmış bu büyük kulübün, binlerce Sivaslı iş insanına rağmen aday bulamaması gerçekten üzücü...
Tüm Sivaslı iş insanlarına çağrıda bulunuyorum, Sivasspor'a sahip çıkın!
Bir ay önce Beko reklamı varken ağaç oradaydı. Benim Abdi ipekçi’den paylaştığım bu fotoğrafta. Sonra penti reklamı alınca ağacı kesmişler. Yazık bu kafaya. Üç kuruş para için. Korkunçsunuz.
Oğlum dünya kupasına demeçlerle değil oynadığınız topla damga vurursunuz.
Gösterişsiz kel Hasan Şaş gibi Brezilya ayarında bir takımı kucağa almadan size konuşmak düşmez
📌Beyinsiz... Siz bizim düşmanımız bile değildiniz. Olamazsınız da. Tıpkı Yunanlar gibi...
Sizler, İngilizler için sadece Arıburnu'na, Anafartalar'da Türk siperlerine ne kadar yaklaşabileceklerini hesapladıkları topçu yemleriydiniz hepsi bu.
Sizi ta Dünyanın öbür ucundan alıp önce Mısır'a, sonra Çanakkale'ye getiren efendilerinizin gözünde bir fare kadar değeriniz bile yoktu.
İşte bu yüzden bugün Dünya Kupasına katılsanız da ancak bir İngiliz Valisi tarafından yönetiliyorsunuz.
Biz ise ilelebet Payidar Kalacak Cumhuriyete sahibiz.
O çocuk tüm bunları bildiği için üzüntüden ağlıyor işte. Merak etme, o çocuk büyüdükçe sizi daha çok yendiğimize şahit olacak.
Çünkü o çocuk sizin gibi ipten kazıktan kurtulmuş dünyanın öbür ucuna sürülmüş bir suçlu Britanyalının torunu değil, o çocuk bir akıncı torunu, kuvvacı torunu, tarihinin şan ve şerefle dolu olduğunun bilincinde...
Son olarak sizin oralarda bir laf vardır bilir misin;
FUCK YOU...!!!!
10 yaşındaki evladımızın gözyaşı size gurur veriyorsa saygı falan duymam.
Her sene Çanakkale'ye geliyorsunuz. Atatürk "onlar artık bizim de evlatlarımızdır" dedi, anıtınıza kazıdık. Biz sizin ölünüze bile sahip çıkan milletiz.
Dışişleri görsün. Bi sonraki töreni iptal etsin. Saygı karşılıklıdır. Yoksa tören de yoktur, olmamalıdır.
Do ut des.
- Kapanan+fizikli savunmalara karşı etkisiz kalan Barış kanatta.
- 1.90+ stoperlerin arasında kaybolacağı açık olan Kerem 85 dk. uçta.
- 10 olması gereken Arda kanatta ve onun dışında yaratıcı oyuncun yok.
- Skor 2-0, dk. 80, girenler Mert ve Salih.
Montella’ya yazar.
#Türkiye
Kerem'i santrafor oynatmayı kim moda etti? Bakın arkadaşlar olayı Fenerbahçe-Galatasaray falan taraflarına çekmeyin. Milli takım odaklı bakın. Kerem asla bu takımın oyuncusu olamaz. Ne santraforda ne de kanatta. Bu ısrar neden? Hele ki böylesine uzun bir stoper hattı olan takıma karşı neden mesela?