Neden yapılamayacağını açıklayamayıp bide vatandaşla dalga geçmiş. Devlet hastanesinde ben dişlerimi kontrole geldim desen azgın hekimler ıslak odunla dövüp gönderirler
Takipçim gonderdi
Geçen yaz 2 milyon sermayesi varmış
Faize koysaydi 2.8 milyonu olacaktı
Türkiye yuzyilinin Türk borsasına yatırım yaptı
Elinde kalan 800 bin
2 milyon soyuldu
Fon hissesi filan da almamış
Fıkra bu kadar ama gerçek
#bist
@semioticus Ahahha aynen hala kendi paralarıyla şişirildiğini kabullenemiyorlar. Zaten herkes aynı anda satış verse herkesin ana parası kalır ki o da kalmaz daha önceden çıkanlar olduğu için. Ponzi tamamen yeni giriş engellendiği an battı
Madem fon yatırımcıları zararını karşılanmasını istiyor,
Hisse yatırımcısıda istesin.
Fonlarla bağlantısı olmayan hisseler, fonlar yüzünden düştü.
Bunların ne günahı vardı?
Paramızla ;
Dolar almadık
Faize yatırmadık
Coinlere bulaşmadık
Gidip paramızı kumarda bahis sitelerinde harcamadık.
Gittik ülkemizin güzide şirketlerine yasal yollarla yatırım yaptık.
Konu para kaybetmek değil, borsada parada kaybedilir ama şu an GÜVEN kaybedildi.
@BorsadaTekkk Spk denetlemiş burda bi yanlış var demiş yanlışı duyan herkes çıkmaya çalışmış fon parayı ödeyememiş şişirilmiş hisseler çakılmış (bunun şişirildiğini fona girenler de biliyodu) ee sorun yok spk için ya da devlet için devlet görevini yapmış düzenlemeyi yürürlüğe koymuş
Bir tarafta Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın huzurunda imzalanan, 20 milyar dolara yaklaşan uçak anlaşması var.
100’ü kesin, 50’si opsiyon olmak üzere 150 uçak…
Diğer tarafta ne var?
455 binden fazla vatandaşımızın yaklaşık 20 milyar dolarlık tasarrufunun kaybedildiği yönündeki ağır tablo var.
Şimdi ben devletimize şunu soruyorum:
20 milyar dolara yaklaşan uçak anlaşmasını yapabilen bir devlet, vatandaşının yaklaşık 20 milyar dolarlık tasarrufuna sahip çıkamaz mı?
Bu insanlar bu parayı kolay kazanmadılar.
Evinden artırdı.
Maaşından artırdı.
Çocuğunun geleceği için biriktirdi.
Emekliliği için kenara koydu.
Sonra devletinin denetlediği piyasalara güvenip parasını yatırdı.
Peki sonra ne oldu?
SPK ne yaptı?
Borsa İstanbul ne yaptı?
Takasbank ve MKK ne yaptı?
Kamu yöneticileri neyi gördü, ne zaman gördü ve neden daha erken müdahale etmedi?
Biz devletimiz uçak almasın demiyoruz.
Uçak alsın.
Filosunu büyütsün.
Dünyayla rekabet etsin.
Ama devletin büyüklüğü sadece yaptığı anlaşmaların büyüklüğüyle ölçülmez.
Devletin büyüklüğü, vatandaşının alın teriyle biriktirdiği paraya sahip çıkabilme kudretiyle de ölçülür.
Bir tarafta 20 milyar dolara yaklaşan uçak anlaşması varsa, diğer tarafta yaklaşık 20 milyar dolarlık vatandaş tasarrufunun nasıl bu noktaya geldiğinin hesabı da sorulmalıdır.
Kim neyi gördü?
Kim neyi denetledi?
Kim neden zamanında müdahale etmedi?
455 binden fazla vatandaşımızın parasının hesabı verilmeden bu dosya kapatılmamalıdır.
EKRANDAKİ HER MİLYON, GERÇEK PARA DEĞİLDİR!
“21 milyonum içeride kaldı.”
“15 milyonumu alamıyorum.”
“10 milyonum gitti.”
Peki ne kadar yatırmıştınız?
3 milyon…
2 milyon…
Hatta 500 bin lira…
10-11 ay içerisinde ekranda görünen rakam 7, 10, 15, 20 milyon liraya çıkmış.
Ama burada çok önemli bir gerçeği ayırmak gerekiyor:
O milyonlar gerçekten var mıydı?
Ekranda 21 milyon lira yazması, kasada sizin adınıza 21 milyon lira nakit beklediği anlamına gelmez.
O rakam, fonun o günkü fiyatı üzerinden hesaplanan portföy değeridir. Satıp parayı tahsil etmediğiniz sürece kazancın önemli kısmı kâğıt üzerindedir.
Belki ağustos ayında satsaydınız, piyasada yeterli likidite varken paranızı alabilecektiniz.
Ama herkes aynı anda çıkış kapısına yönelip satış yapmak isteyince sistemin gerçek kapasitesi ortaya çıktı.
Ekrandaki servet ile kasadaki para arasındaki fark tam da budur.
Şimdi asıl mesele, kâğıt üzerindeki milyonların kaybolmasından daha ciddi olabilir.
Fonların gerçek varlıklarının değeri yeterli değilse ve tasfiye sonucunda ciddi kayıplar ortaya çıkarsa, yatırımcı yalnızca kâğıt üzerindeki kazancını değil, yatırdığı ana parasının bir bölümünü de kaybedebilir.
Bu nedenle “21 milyonumu kaybettim” demeden önce şu soruyu sormak gerekiyor:
21 milyon gerçekten var mıydı, yoksa ekranda sizi zengin hissettiren bir değerleme rakamından mı ibaretti?
Finans piyasalarının acı ama değişmez gerçeği şudur:
Ekranda yazan her rakam para değildir.
Kâr, realize edilince kârdır.
Servet ise satabildiğiniz ve tahsil edebildiğiniz kadardır.
Fon olayında yatırımcıları bekleyen sürpriz bu malesef!!
Sadece ana paraları ödenmeli. 1 kuruş fazla verilmemeli. Ana parası 1 milyon üstü olanlar en son ödenmeli. Önce 1 milyon altı.
12-24 ay'a yayıp ödenmeli ve hepsine BORSA YASAĞI SÜRESİZ KONULMALI.
#teramağdurlarıçözümbekliyor