Gözümüzün bebeği, bu ülkenin bütün kız çocuklarının umudusunuz siz...
Bu ulus, dünya milletler ailesinin onurlu bir üyesi, siz de o milletler ailesinin şampiyonusunuz.
Ne kadar gurur duysak azdır.
Var olun.
#FileninSultanları#kadınvoleybolmillitakımı
SİYASAL İRADE YARGI ELİYLE GASBEDİLEMEZ!
Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı, hukuki bir garabet olmanın ötesinde, demokratik siyasete ve anayasal düzene vurulmuş ağır bir darbedir. Hukuk devletinde yaşama hayaline sahip tüm yurttaşlarımızı derinden yaralayan ülkemizin üzerine çökmüş vesayetin karanlık bulutlarından yalnızca bir tanesidir.
Bu kararın kendisi "mutlak butlan" olmakla birlikte yargı erkinin asli işlevini terk ederek siyasete müdahale etme cüretinin en tehlikeli yansımalarından da birini oluşturmaktadır. Bilinmektedir ki ülkemizin yönetim biçimi jüristokrasi değil demokratik bir hukuk devleti olmayı sağlayan cumhuriyettir. Nitekim yargının görevi, siyasal alanları şekillendirmek değil demokrasinin ve insan haklarının temelini alan halk iradesini korumaktır.
Özel hukuka ait istisnai bir kavram olan mutlak butlanın zorlama yorumlarla siyaset sahnesine taşınması, hukukun bir silah olarak kullanılıp seçmen iradesinin adeta gasp edilmesidir. Bu karar, siyasetin müdahalesi doğrultusunda yargı eliyle üretilmiş bir bomba gibi ülkemiz demokrasisinin ortasına atılmıştır.
Yüksek Seçim Kurulunun anayasal yetki ve denetimini fiilen yok eden bu hamle, devlet kurumları arasındaki dengeyi hiçe sayan ve anayasal düzene gölge düşüren bir akıl tutulmasıdır.Yıllar önce tamamlanmış, demokratik süreçleri işletilmiş bir kurultayı bugün yargı sopasıyla yok saymak, Türkiye'nin tüm siyasi tarihini ve geleceğini şaibeli hale getirmektedir.
Bugün ihtiyaç duyulan husus, kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlı, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi niteliğinde olan, demokratik toplum düzenini koruyan gerçek bir hukuk devletidir. Yargı ve mahkemeler ise; halkın özgür iradesiyle şekillenen siyasi süreçlerin önünü tıkamadığı, seçmen iradesi ve toplumun tamamı için güvence oluşturduğu ölçüde anlam taşır.
Antalya Barosu olarak yurttaşın siyasal örgütlenme hakkını rehin alan, kuvvetler ayrılığını yok sayan ve demokrasiyi mahkeme kararlarıyla boğmaya çalışan bu vesayetçi anlayışı reddediyoruz. Her zaman adaletin, demokrasinin ve halkın iradesinin yanında durmayı, hukukun siyasileştirilmesine karşı her koşulda sesimizi ve sözümüzü yükseltmeyi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
@kilicdarogluk Anayasaya aykırı ama evet dediniz. Demokratik siyasetin bitmesine sebep oldunuz. 6’lı masa hüsranının hesabını vermediniz. Hiçbir seçimi kazanamadınız. Sorumluluk almadınız. Hukukun olmadığı düzende hukuku bahane ederek ikbaliniz için geleceğimizi feda ediyorsunuz. Yazık.
Bir İtalyan fotoğrafçının vizöründen dökülen 1978 Ağustos’u... Türkiye’nin en sıcak, en analog, en gerçek hali. Fotoğraf karelerini Pink Floyd parçaları eşliğinde izlemek işitsel bir meditasyon gibi.
@ozgurustundag07 Sıralama yıllık puanlara göre belirleniyor. Uzun süre turnuva oynamdığı zaman düşüyor. Sen bu postu neden attın ben neden cevap yazdım o da ayrı bir konu🥹
İmparatorluğunun en güçlü zamanında “İmparatorluğa dil uzatan bir avukatın dilinin kesilmesini isterim.” diyen Napolyon’a karşı çıkan avukatlardı. Napolyon tutuklandığı zaman “Avukat istiyorum.” dediğinde haklarını savunmak için yanında olan yine avukatlardı.
Hukukun olduğu andan itibaren vardık, hukuk var oldukça da var olacağız. Adaleti savunacağız.
5 Nisan Avukatlar günümüz kutlu olsun.
Tutuklu Avukat
Mehmet Pehlivan
Gazeteci meslek örgütleri, ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener ile Koza TV çalışanlarının gözaltına alınmasının ardından ANKA Haber Ajansı'na destek ziyaretinde bulundu. Meslek örgütleri temsilcileri gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını isterken, "Gazetecilik suç değildir" dediler.
Gazeteci meslek örgütleri ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener ile Koza TV çalışanlarının gözaltına alınmasının ardından ANKA Haber Ajansı'na ziyarette bulundu. Burada açıklama yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, "Gazetecilik suç değildir. Yeter artık diyoruz, daha fazla üzülmek istemiyoruz. Bu ülkede yaşayan insanların haber özgürlüklerine ket vurulmasını da şiddetle kınıyoruz" dedi.
ANKA Ajansı önünde toplanan çok sayıda meslek örgütü yöneticileri ve gazeteciler Kenan Şener ve gözaltındaki gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını ve gazeteciliğin suç olarak gösterilmekten vazgeçilmesini istedi.
Ajans önündeki basın açıklamasına, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Cemiyet yöneticileri ve çalışanları, Parlamento Muhabirleri Derneği Başkanı Kemal Aktaş, Ekonomi Muhabirleri Derneği Başkanı Mehmet Kaya, ÇGD Genel Başkanı Kıvanç El ve Ankara Şube yöneticileri, DİSK Basın İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, TGS Ankara Şube yöneticisi Burçin Gerçek, Haber Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Yaşar Polat, RTÜK üyesi İlhan Taşçı ve çok sayıda gazeteci katıldı.
Kenan Şener’le CNNTürk’te birlikte çalıştık. İşine saygılı, tepeden inme değil kökten gazeteci , muhabirdir. Dün gazeteci olmadı. Yılların tecrübesi var. Kenan serbest bırakılmalı. Ayrıca ömrümüz İncirlik üssü haberleri yaparak geçti. ABD ‘nin Irak işgali sırasında aylarca muhabirler İncirlikte kaldılar. Üstelik uluslararası basın da oradaydı yine aylarca . Ne oldu da şimdi gözaltı nedeni oluyor. Eski köye yeni adetler çıkarmak bir işe yaramıyor kimse kusura bakmasın. Bir sorun , bir endişe varsa basın bilgilendirilir, ona göre herkes de bilir.
Yıllarca savunma muhabirliği yapmış, alanın hassas kurallarını gayet iyi bilen, ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener derhal serbest bırakılmalıdır.
İncirlik Üssü’nden yayın yapmak bir gazetecilik refleksidir. Kenan Şener, mesleğini yapmıştır.
19 Mart Darbe Girişimi’nden bu yana, ANKA yalan ve propaganda merkezlerinin karşısında, olması gerektiği gibi gazetecilik yapmıştır.
Azınlık iktidarının, muhalefetsiz Türkiye hevesine de halkımızın haber alma hakkına engel olmasına da izin vermeyeceğiz.
Halktan ve haktan yana tüm gazetecilerin sonuna kadar yanındayız.
Nazmi Bilgin: Kenan Şener gazetecidir, yanındayız
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Genel Sekreterimiz ve ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen gözaltı kararıyla ilgili açıklama yaptı.
Bilgin, Şener’in kararı öğrenir öğrenmez avukatıyla birlikte Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini, soruşturmanın ANKA’nın “İncirlik Hava Üssü’nde operasyon hareketliliği” başlıklı canlı yayını gerekçe gösterilerek başlatıldığını ve yakalama kararı doğrultusunda Adana’ya sevk edildiğini belirtti.
“Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, şeffaf ve adil bir süreç yürütülmesini bekliyoruz” diyen Bilgin, gazeteciliğin toplumun haber alma hakkının teminatı olduğunu vurguladı.
“Kenan Şener gazetecidir. Gazetecilik faaliyeti suç değildir. Kenan’ın yanındayız.”
Cemiyet avukatı Gökhan Tekşen’in süreci yakından takip ettiğini belirten Bilgin, ifadesinin ardından Şener’in serbest bırakılmasını beklediklerini ifade etti.
#BasınÖzgürlüğü #GazetecilikSuçDeğildir