CHP’deki görüşmeleri, İran ABD görüşmelerinin arka planını, İsrail’in bölgedeki hesaplarını ve kısaca NATO toplantısı hakkında konuştuk.
Güzel bir program oldu izlemeniz dileğiyle.
🔴 İRAN ABD GÖRÜŞMELERİNDE NE OLDU?
👉 İKNA Düşünce Kuruluşu Başkanı Abdulkadir Ünal, Doğru Analiz programında İran ile ABD arasındaki görüşmelerin perde arkasını, tarafların beklentilerini ve sürecin bölgesel yansımalarını değerlendirdi.
📺 Programı izlemek için: https://t.co/adAqF7lf3q
#İran #ABD #İsrail #Jeopolitik #Ortadoğu #Savaş #Türkiye #Kanal5 #Gündem #Haber #Keşfet #Analiz #Müzakereler #Politika #Gelişmeler #Siyaset
Siyonizm ve Emperyalizm boşanıyor mu?
JD Vance'in "İsrail'in tek müttefiki kaldı, onu da kaybetmesin" uyarısı, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı İTamar Ben-Gvir'in ABD elçiliğine vize başvurusu nedeniyle parmak izi vermeye çağrılması…
Devam👇🏼
https://t.co/ja1gRTVgjq
ABD İran anlaşması muhtemelen yürümez ama daha önce de ifade ettiğimiz gibi tüm dengeleri yeni döneme taşıyacak bir süreç başladı.
300 milyarlık fon ile ilk defa ABD emperyalizmi, İsrail siyonizmi olmadan, hatta karşı olarak sahaya ineceğini beyan etti.
ABD ve İsrail boşanıyor.
İrade beyanının neye tekabül ettiğinden mi bi haberler?
Yoksa eski nizama sıkı sıkıya sarılarak konfor alanlarında yaşabileceklerini mi zannediyorlar?
Yoksa daha vahimi; dinlendikleri karanlık gölgelere fidye mi veriyorlar?
Her halükarda yazık, her şartta kaybetmeye mahkum.
Müsavat Dervişoğlu'ndan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi:
Kudüs'e vali bulurlar merak etme. Sen mülki idareden geliyorsun.
Mülkiyelisin yahu. Ayrıca artık vali değilsin bakansın.
Bu memleketin diplomatik makamları var, orduları var.
Türkiye'yi sağa sola karikatürize edecek sataşmalar yapan yöneticilerin ülkesi haline getirmeyin arkadaş.
Allah aşkına birinizle işini yapsın, işini tam layıkıyla yapsın.
Merak etme, Kudüs'te valisiz kalmaz.
Gazze'de işlenen savaş suçlarının arşivi tüm dünyanın erişimine açıldı.
"Gaza Trilogy (Gazze Üçlemesi)" adıyla "Kanıt", "Tanık" ve "Sanık" eserleri, dijital platforma taşındı.
https://t.co/GBLgJhzevi adresinde yayın hayatına başlayan platformda;
▫️Sahadan toplanan veriler
▫️İsrail'in kullandığı yasaklı mühimmatların delilleri
▫️Uluslararası hukuk uzmanlarının görüşleri ve yasal süreçler
▫️Gazze’deki yıkımı ve savaş suçlarını belgeleyen yüzlerce fotoğraf, video ve infografik
Gibi birçok içerik Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde tüm dünyanın erişimine sunuluyor.
https://t.co/oAbB9ekQOL
Bugün Balfour Deklarasyonu’na uymadığı için, başta İngiltere olmak üzere bölgedeki diğer tüm unsurların çıkarlarını tehdit ettiği için İsrail aleyhinde konuşmak artık "yasa dışı" değil.
Devamı için 👇
https://t.co/kQW7yyiOid
Çinli Terzi
Dünya siyasetini hâlâ ustaların yönettiğini düşünen büyük bir kalabalık var.
Amerika’nın, Çin’in, Rusya’nın elli yıllık planlarla hareket ettiğine inanan geniş bir zihin dünyası oluşmuş durumda. İnsanlar perde arkasında hâlâ büyük terzilerin çalıştığını düşünüyor.
Bu düşüncenin kökü eski dünyanın hafızasında saklı.
Bir zamanlar insanlar terzinin kapısına giderdi. Ölçü verirdi. Kumaşı seçerdi. Sonucu beklerdi. Ortaya çıkan şey sadece kıyafet değil, ustalık olurdu. Terzinin makası yalnızca kumaşı kesmezdi. İnsanın karakterini de ölçerdi.
Hazır giyim ortaya çıktığında birçok insan şunu düşündü
“Terzilik öldü.”
Hayır.
Terzilik hazır giyime yenilmedi.
Çıraklar çırak olmayı reddetti.
Meselenin özü tam olarak buydu.
Ustalar yeni çırak bulamadı.
Çıraklık uzun geldi.
Sabır ağır geldi.
Tekrar değersiz görüldü.
Aynı işi yıllarca yapmak küçümsendi.
İnsanlar kısa yoldan sonuç almak istedi.
Ustalık değil hız istendi.
Derinlik değil görünürlük istendi.
Ortaya da hazır giyim çıktı.
Bugünün insanı da aynı psikolojiyi taşıyor.
Her an yeni bir şey yapmak zorunda olduğunu düşünüyor.
Orijinal olmak zorunda hissediyor.
Kapital düzenin hızına yetişmeye çalışıyor.
Kâr üretmek zorunda hissediyor.
Sürekli farklı görünmek istiyor.
Fakat bütün bunların ortasında aynı hakikati unutuyor.
Tekrar küçümsendiğinde ustalık ölür.
Bugün dünyanın yaşadığı krizlerden birisi tam olarak budur.
İnsanlık büyük imkânlar elde etti ama çırak yetiştiremedi.
Bu yüzden teknoloji büyüdü, derinlik küçüldü.
Araçlar arttı, ustalar kayboldu.
Dünya siyasetine baktığımızda da aynı yanılgı devam ediyor.
Orta Doğu’nun hâlâ büyük ustalar tarafından şekillendirildiğine inanılıyor.
Washington’da oturan birkaç kişinin elli yıllık planlarla bölgeyi dizayn ettiği düşünülüyor.
Pekin’in sabırla işleyen dev medeniyet aklıyla hareket ettiği varsayılıyor.
Moskova’nın satranç ustalarıyla dünyayı yönettiği anlatılıyor.
Oysa insanlar şunu görmek istemiyor.
Henry Kissinger sonrası batı dünyası gerçek anlamda usta yetiştiremedi.
Burada ahlaki bir övgüden söz etmiyorum.
İyi ya da kötü olmasından bahsetmiyorum.
Düşmanınızın gücü bile sizin seviyenizi belirler.
Ustanın karşısına usta çıkar.
Bugün Batı’da da ciddi anlamda çırak problemi yaşanıyor.
Derin devletlerin, strateji okullarının, diplomatik geleneklerin içi boşalmaya başladı.
Kurumlar duruyor ama ruhları zayıflıyor.
Bu yüzden bugün gördüğümüz şey büyük medeniyet akıllarının çatışması değil.
Aç işçilerin kavgası.
Kısa vadeli çıkarların savaşı.
Piyasa reflekslerinin devlet refleksinin önüne geçmesi.
Günü kurtarmaya çalışan yönetim biçimleri.
İnsanlar bunu dev satranç hamleleri sanıyor.
Çoğu zaman ortada satranç bile yok.
Tam da bu yüzden Çin ile Amerika arasında yapılan görüşmelerden büyük sonuçlar çıkmasını beklemiyorum.
Dünya ekran başında nefesini tutuyor.
Yeni düzenin kurulacağını düşünüyor.
Ben ise uzun süredir başka bir şey görüyorum.
Masada artık büyük ustalar yok.
Çıraklar da yok.
Sadece sistemi ayakta tutmaya çalışan kalabalık çalışanlar var.
Fakat tam burada Türkiye açısından tarihî bir fırsat doğuyor.
Geçmiş medeniyetlerin hafızasını taşıyan toplumlar yeniden çıraklık kültürünü kurabilirse yeni bir dönem başlayabilir.
Sadece teknoloji üreten değil, insan yetiştiren medeniyetler yeniden ayağa kalkabilir.
Çıraklığın küçümsendiği yerde medeniyet kurulmaz.
Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı yeni sloganlar değil, yeni çıraklardır.
Aynı masaya yıllarca oturabilecek insanlar.
Tekrar etmekten utanmayacak insanlar.
Sabırla derinleşecek insanlar.
Hazır giyim dünyayı hızlandırdı.
Fakat insan ruhunu standartlaştırdı.
Belki de yeni çağın en büyük devrimi yeniden terzi aramak olacak.
AK Parti Ordu Mv. Sayın Mustafa Hamarat’ı ağırladık. Teşrifleri için teşekkür ederiz .
Ömer Faruk Arlı’nın sunduğu programı 👇🏼 linkten izletebilirsiniz.
https://t.co/ndRBeYi3kQ
AK Parti Konya Milletvekili Sayın Latif Selvi’yi konuk ettik. Gündeme dair önemli açıklamaların yer aldığı Doğru Bakış’ta Ömer Faruk Arlı’nın sorularına yanıt verdi. İştirakleri için teşekkür ediyoruz.
Programın tamamını izlemek için;
https://t.co/IGswGapPyT...
@latifselvi42
🔴 İSTANBUL’DAKİ DEAŞ SALDIRISININ GİZLİ AMACI NE?
👉 İstanbul’da İsrail Başkonsolosluğu’nun bulunduğu bina önünde yaşanan silahlı saldırı, güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesiyle kısa sürede kontrol altına alındı. Olayın ardından saldırının arka planı ve hedefi mercek altına alındı.
Olay yerine kamuflajlı kıyafetlerle gelen 3 DEAŞ’lı teröristin uzun namlulu silahlar taşıdığı öğrenildi. Bölgede görev yapan polis ekipleriyle çıkan çatışmada 1 terörist etkisiz hale getirildi, 2 terörist ise yaralı olarak yakalandı.
Konsolosluk binasının uzun süredir kapalı olduğu, bölgede yalnızca güvenlik amacıyla polis ekiplerinin bulunduğu belirtildi.
Öte yandan İKNA düşünce kuruluşu başkanı Abdülkadir Ünal söz konusu saldırının esas hedefinin Türkiye’nin son dönemde bölgede yatırım çekme konusunda büyük bir potansiyel yakalamasına karşı güvensizlik algısını oluşturmak amacıyla yapılma olasılığına dikkat çekti. Dün cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabine toplantısı sonrası, finans merkezi açıklamasından hemen sonrasında böylesi bir saldırının gerçekleşmesi, Türkiye’nin bölgede enerji ve finans merkezi olma yolunda bir saldırı olabileceğinin altını çizdi. Öte yandan, boş İsrail konsolosluğuna saldırının yapılması ve DAEŞ’ın saldırıyı gerçekleştirmesi hangi odakların bu işlerden rahatsız olduğunun da göstergesi olduğunu belirtti. Saldırıyı planlayanların böylesi köhnemiş ve nispeten etkisiz taktiklere başvurmalarının da çaresizliklerinin göstermediktedir diye belirtti.
Emekli Emniyet Müdürü Feramuz Erdin, saldırının perde arkasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Erdin saldırıya ilişkin değerlendirmesinde hedefin algı oluşturmak olabileceğine dikkat çekti
Erdin, saldırının amacını şu sözlerle açıkladı: “İsrail ismi aslında burada önemli. Yabancı medyada şimdiden İsrail Konsolosluğu olarak geçiyor. İsrail, Türkiye, İstanbul ve saldırı kelimelerini aynı cümlede geçirmek bence amaçları bu...”
Erdin, bu tür eylemleri gerçekleştiren kişilerin çoğu zaman dikkat çekmeyen profillerde olduğunu belirterek, “İstihbarat radarına takılmayan kişiler, bir eylem planlayabiliyorlar. Genelde bu tip eylem yapan bu profile sahip oldukları için istihbaratın radarının dışında kalabiliyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
#sondakika #saldırı #türkiye #istanbul #israilkonsolosluğu #çatışma #gündem #haber
Devamı gelebilir mi?
Muhtemelen yapabilecekleri en büyük saldırıyı gerçekleştirdiler.
Zira DAEŞ hücrelerine uzun zamandır emniyet güçlerimiz ciddi darbeler vuruyor.
Peşi sıra saldırı planlamaları hem karşı istihbarat gücümüz hem de savaş ortamı nedeniyle imkansız durumdadır
Dün Bakanlar kurulu toplantısı sonrası Sayın Cumhurbaşkanının İstanbul Finans Merkezi açıklaması sonrası, bugün İstanbul’da DAEŞ tarafından İsrail Konsolosluğuna saldırı yapılmasının amacı bellidir.
Akılları sıra güvensizlik ortamı algısı oluşturmak istiyorlar. Köhne taktikler.
💥İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde, Levent semtinde yer alan İsrail Konsolosluğu yakınlarında öğle saatlerinde silah sesleri duyuldu.
#SONDAKİKA
HABERİMİZİN DEVAMI İÇİN TIKLAYIN👇
https://t.co/oN9TXr3NSo