Basına ve Kamuoyuna
1. Twitter hesabım 6 Temmuz Pazartesi saat 01.00'de Türkiye'den erişime engellendi. Gerekçe ise engellenen diğer yüzlerce hesapta olduğu gibi 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi. Şaşırmıyorum zira hukuk birilerinin elinde oyuncak olmuş oynuyorlar. +++
Elazığ'da yaşayan 90 yaşındaki bir amcaya, hiçbir sağlık sorunu olmayan evladının ani vefat haberi verildi.
Not: Yorum bölümüne yazılan açıklamayı okuyunuz.
Yaşadığımız şeylerin hiçbirisi Gazzeli bir ailenin bir günde yaşadığı acı ve çaresizliğin yanına bile ulaşamaz. Büyük bir davaya sahip olduğumuzu iddia ediyorsak kardeşlerimizin derdiyle dertleneceğiz. Unutmayalım Allah Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:
"(Ey müminler!) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır."
Bakara Suresi, 214. Ayet
Koca koca STK'ların Katil Trump Türkiye'ye gelmesine rağmen nasıl da sessiz kaldığını görüyorsunuz değil mi? Acaba birileri STK'larımızı çeşitli şeylerle tehdit mi ediyor?
Sema hanım gerçekten bu süreçte Filistin Gönüllülerinin sesi oldu, kendisi de ne kadar samimi olduğunu icra ettiği aktiizmle ortaya koydu Allah kendisinden razı olacağı ameller nasip etsin. Filistin davası kimsenin engelleyebileceği bir dava değildir. Bunu en başta Filistinliler göstermiştir. Filistin özgür oluncaya dek mücadeleye devam edeceğiz.
Sadece Filistin’in haklı davasını savundukları, aylardır meydanlarda soykırıma karşı insanlığın onurunu ayakta tuttukları için sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alınan Filistin Direniş Çadırı gönüllüleri yalnız değildir!
Şafak vakti düzenlenen bu baskınlar, uydurma ithamlar ve silsile halindeki hukuksuzluklar asla kabul edilemez.
Ankara’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde, "Trump aleyhine veya Filistin lehine bir protesto yapılır" korkusuyla gencecik insanlardan 60 yaşındaki vatandaşlarımıza kadar uzanan geniş bir gözaltı dalgası başlatılmıştır.
Amerika’da Trump’ı, Brüksel’de NATO’yu protesto etmek özgürlüğün bir parçası olarak kabul edilirken, kendi başkentimiz Ankara’da bu ihtimalin düşüncesi bile şafak vakti kapıların yumruklanmasına, ailelerin ve çocukların gözü önünde evlerin aranmasına gerekçe yapılıyor.
Bu hangi devlet aklının, hangi hukuki mantığın ürünüdür?
Hukuki hiçbir temeli olmayan soyut "silahlı örgüt üyeliği" ithamlarıyla 4 günlük gözaltı sürelerini sonuna kadar kullanma gayreti ve dosyalara jet hızıyla yerleştirilen "gizlilik kararları", açıkça hukukun siyasi bir baskı aparatına dönüştürülmesidir.
Avukat görüşlerinin engellenmesi, dosyaların kamuoyundan saklanması, atılan bu haksız adımın doğurduğu mahcubiyeti ve çaresizliği gizlemeye yetmeyecektir.
Kürsülerden en yüksek sesle Filistin davasını savunup, sahada bu davanın çilesini çeken samimi insanları "zirve bitene kadar" adeta REHİN tutmaya çalışmak büyük bir siyasi tenakuzdur.
Şafak vakti kırılan, yumruklanan o kapılar sadece o evlerin kapıları değildir; o kapılar kalbi Filistin’le atan aziz milletimizin vicdanıdır, adalet duygusudur!
Bu kurmaca operasyonlarla ne Filistin’in onurlu sesi kısılabilir ne de sivil inisiyatiflerin vicdani duruşu engellenebilir.
Yapılan bu yanlıştan derhal dönülmeli, dosyalardaki gizlilik maskesi kaldırılarak haksız yere gözaltında tutulan vatandaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalıdır.
Sürecin her anını yakından takip edecek, adaletin ve mazlumun sesi olmaya devam edeceğiz!
Sadece Filistin’in haklı davasını savundukları, aylardır meydanlarda soykırıma karşı insanlığın onurunu ayakta tuttukları için sabaha karşı evleri basılarak gözaltına alınan Filistin Direniş Çadırı gönüllüleri yalnız değildir!
Şafak vakti düzenlenen bu baskınlar, uydurma ithamlar ve silsile halindeki hukuksuzluklar asla kabul edilemez.
Ankara’da gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde, "Trump aleyhine veya Filistin lehine bir protesto yapılır" korkusuyla gencecik insanlardan 60 yaşındaki vatandaşlarımıza kadar uzanan geniş bir gözaltı dalgası başlatılmıştır.
Amerika’da Trump’ı, Brüksel’de NATO’yu protesto etmek özgürlüğün bir parçası olarak kabul edilirken, kendi başkentimiz Ankara’da bu ihtimalin düşüncesi bile şafak vakti kapıların yumruklanmasına, ailelerin ve çocukların gözü önünde evlerin aranmasına gerekçe yapılıyor.
Bu hangi devlet aklının, hangi hukuki mantığın ürünüdür?
Hukuki hiçbir temeli olmayan soyut "silahlı örgüt üyeliği" ithamlarıyla 4 günlük gözaltı sürelerini sonuna kadar kullanma gayreti ve dosyalara jet hızıyla yerleştirilen "gizlilik kararları", açıkça hukukun siyasi bir baskı aparatına dönüştürülmesidir.
Avukat görüşlerinin engellenmesi, dosyaların kamuoyundan saklanması, atılan bu haksız adımın doğurduğu mahcubiyeti ve çaresizliği gizlemeye yetmeyecektir.
Kürsülerden en yüksek sesle Filistin davasını savunup, sahada bu davanın çilesini çeken samimi insanları "zirve bitene kadar" adeta REHİN tutmaya çalışmak büyük bir siyasi tenakuzdur.
Şafak vakti kırılan, yumruklanan o kapılar sadece o evlerin kapıları değildir; o kapılar kalbi Filistin’le atan aziz milletimizin vicdanıdır, adalet duygusudur!
Bu kurmaca operasyonlarla ne Filistin’in onurlu sesi kısılabilir ne de sivil inisiyatiflerin vicdani duruşu engellenebilir.
Yapılan bu yanlıştan derhal dönülmeli, dosyalardaki gizlilik maskesi kaldırılarak haksız yere gözaltında tutulan vatandaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalıdır.
Sürecin her anını yakından takip edecek, adaletin ve mazlumun sesi olmaya devam edeceğiz!
Eli kanlı soykırımcı katiller vatan topraklarımıza gelirken hiçbir şey olmamış gibi evimizde oturamayız. Oluk oluk Müslüman kanının aktığı bir durumda zalime karşı hakkı haykırmak zorundayız!
Anca beraber kanca beraber. Yarın akşam soykırım işbirlikçisi Trump'ı protesto etmek için ben de saat 20.00'da Trump Towers önünde olacağım.
Katil İsrail İşbirlikçi ABD! 🇵🇸💪🏻
Anca beraber kanca beraber. Yarın akşam soykırım işbirlikçisi Trump'ı protesto etmek için ben de saat 20.00'da Trump Towers önünde olacağım.
Katil İsrail İşbirlikçi ABD! 🇵🇸💪🏻
Eyleme Davet!
Gazze'deki katliam ve soykırımın en büyük ortağı Katil Trump yarın Türkiye'ye geliyor. Epsteinci bebek katili soykırımcı Trump'ı protesto etmek amacıyla yarın saat 20.00'de bu katilin adını taşıyan TRUMP TOWERS önünde olacağım. Vicdanlı tüm kardeşlerimi de bu protestoya davet ediyorum. Lütfen paylaşın ve katılın.
Yaşasın Filistin Kahrolsun İsrail ve ABD! ✊🏻🇵🇸🇹🇷
26 Haziranda başlayan süreç tüm hızı ile sürüyor. Öncelikle İslami davet çalışmaları yapan kişi ve kurumların ve Ecir Kapısı gibi yardım kuruluşlarının hesapları engellendi, sonra yavaş yavaş halka genişlemeye başladı. Görünen o ki hedef günün sonunda, İslami hassasiyetlerle sisteme eleştiri yapan herhangi bir sosyal medya hesabını açık bırakmayacak şekilde bir sansür uygulamak.
Sistem bu tip durumlarda en başta ufaktan ufaktan adımlar atar. Sosyal medyada her türlü eylemine destek verecek dalkavukları aracılığı ile bu işlemlerini kutsatır. Sonra bir bakarsınız ki bu istisnai denilen durum sürekli bir uygulama haline gelmiş.
Tercih bize kalmış: Ya bu sansürü kime yapılırsa yapılsın kabul etmeyeceğiz, ya da sessizce sıramızı bekleyeceğiz.
Brüksel’deki NATO Karargâhı önünde protesto gösterileri düzenlenebilirken, Ankara’ya 784 KM mesafede bulunan Elazığ’da dahi, valilik tarafından zirveyi protesto etmek için düzenlenebilecek etkinliklere yasak kararı alınması, büyük bir garabettir.
28 Şubat bitmedi renk değiştirdi. Bugün gözaltına alınan Filistin gönüllüleri fişlenmiş insanlar. Zira aralarında sosyal medya kullanmayanlar var. Yani bir kısım işgüzarlar fişledikleri insanların evine gidip gözaltı yapıyor. Korkunç bir durum. Müslümanlara yönelik bu hukuksuz tavra susan bu tavrı destekleyenlere çok daha kötü akıbetler diliyorum.
Basına ve Kamuoyuna
1. Twitter hesabım 6 Temmuz Pazartesi saat 01.00'de Türkiye'den erişime engellendi. Gerekçe ise engellenen diğer yüzlerce hesapta olduğu gibi 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi. Şaşırmıyorum zira hukuk birilerinin elinde oyuncak olmuş oynuyorlar. +++