Kendinizi alim, alemi ahmak görmekten vazgeçin. Merkezlerin bir kısmını seçime açmanız demokratlığınızdan değil baro teamülünün aksine diğer gruplardan merkezlere üye almamak amaçlıydı.
Avukatlıktan başka her şeye yer verdiğiniz ajandanızı uygulamak için baroyu, merkezleri ve komisyonları ele geçirilecek yerler olarak gördünüz ve böyle hareket ettiniz.
Komisyon ve merkez seçimlerinde Urfa muhtarlık seçimlerini aratmayacak şekilde kuyruğa girip toplu oy kullandınız. Çarşaf listeleri blok listelere dönüştürdünüz, fermuar ile girebilenler hariç sizin grubunuzdan başka kimse belirlediğiniz yerlere giremedi.
İstanbul barosu mensupları sizin düşündüğünüzden daha bilinçli ve her şeyin farkında. Mesleğimize hiçbir şey katmadınız, komisyonlarda mesleğe katkı sunmak isteyenleri de böylece engellediniz.
148 yıllık baro tarihinin en kötü yönetimisiniz. 25 Ekimde boş algılarınızla birlikte gideceksiniz. Kazanan Cumhuriyetçi Güç Birliği, kazanan Avukatlar olacak.
Kasaba siyasetçisi olur da kasaba barocusu olmaz mı? Ben küçük bir kasaba doğdum ve büyüdüm. Belediye 5 yıl ortada görünmez, seçimlere 3 ay kala bütün yollar kilit taşları ile alelacele yenilenir, seçimden sonra da 2 aya kalmaz çökerdi.
Kaboğlu Hoca ve Değişim için Avukatlar yönetimi de kasaba barocusu. Seçime 30 gün kala akıllarına avukat oldukları geldi, alelacele bir şeyler yapıyorlar. seçerseniz iki ay sonra yine eski hallerine dönecekler. Hatırlatayım istedim.
DURUN DAHA YENİ BAŞLIYORUZ.
Cumhuriyetçi Güç Birliği avukatların yıllardır kangren olan sorunlarına net ve kesin çözümlerini henüz açıklamadı. Başkan adayımız Ümit KOCASAKAL her avukat gibi kendisinin de muzdarip olduğu mevcut bir sorunu dile getirdi.
SUÇLULARIN TELAŞI İÇERİSİNDESİNİZ.
Sayın Kaboğlu Hocamız ve Değişim için Avukatlar Grubu yönetimi olarak İstanbul Barosunun 2 yılını heba ettiniz. Şimdiden 148 yıllık baro tarihinin en kötü yönetimi olarak meslektaşlarımızın zihninde yer aldınız. Bu utancı telafi edecek vaktiniz kalmadı. 25 Ekimden sonra tatsız bir anı, boşa geçen 2 yıl olarak anılacaksınız.
HAKİKATLER ALGI OYUNLARI İLE YENİLEMEZ.
Cumhuriyetçi Güç Birliğinin toplantısına meslektaşlarımızın gösterdiği olağanüstü ilgi sizleri ve Whatsapp gruplarında organize olan bazı kişileri paniğe sevk etti biliyoruz. 4 koldan benzer cümlelerle, benzer içeriklerle adeta bir hücuma geçmiş durumdasınız.
Hakikatler karşısında bu giriştiğiniz algı oyunları başarıya ulaşamaz, meslektaşlarımız yeteri kadar bilinçlidir.
MESLEĞİMİZİN SORUNLARINA KARŞI ORTAYA KOYACAĞIMIZ SOMUT VE AKILCI ÇÖZÜMLER İLE ZAFER BÜTÜN AVUKATLARIN OLACAK.
Baromuzun mevcut bütçesi ve olanakları özellikle genç meslektaşlarımızın sorunlarına çözüm getirmeye yeterlidir. Önemli olan bu yönde irade göstermek ve doğru çalışmaları hayata geçirmektir. Avukatların sorunlarının önüne başka ajandaları geçirenlerin bu sorunları çözmesini beklemek beyhude zaman kaybıdır.
Meslektaşlarımızın 2 yılını marjinal gruplar adına aktivizm ile heba edenler de bu sorunların çözümlerinden faydalanacaktır. Cumhuriyetçi Güç Birliği zaferinde kaybeden olmayacaktır.
2 yıllık korkunç bir başarısızlıkla geçen dönemlerinin ardından kalan 30 günde telaşa düşen Sayın Kaboğlu Hoca ve yönetimi böylesi komik paylaşımlarla derdini çözemediğimiz avukatları bari gülümsetelim diyor.
Avukatların, özellikle genç avukatların böyle teselli ikramiyelerine ihtiyaçları yok. İstanbul Barosu mahalle forumu değildir, aday meslektaşlarımızın eline mikrofon vermek icraat olarak anlatılamaz.
Cumhuriyetçi Güç Birliği yakında yapacağı açıklamalar ile genç meslektaşlarımızın sorunlarına net ve somut çözüm önerilerini ortaya koyacak.
Zafer yılları heba edenlerin değil mesleğini ajandasında ilk sıraya koyanların olacak. Cumhuriyetçi Güç birliği ile bütün avukatlar kazanacak.
Hala elinde 7 kişinin kanı olduğu iddiasıyla yargılanan bir katil zanlısının aklayıcısı baro olamaz. Siz kendi adınıza nereye gidiyorsanız gidin, hangi davayı takip ediyorsanız edin. Bunu meslek kuruluşumuz adına, 70 bin avukatın adına yapamazsınız. 1 ay kaldı genel kurulda bunun hesabını sorarız sizden.
Avukat Dr. Mustafa Veysel Güldoğan’ın, İstanbul Barosu Ruhsat Töreni’nde yaptığı konuşmada dikkat çeken ifadeler. Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun bakışları dikkat çekti:
Meslekte 17. yılını dolduran bir arkadaşınız olarak şu dördünden asla uzaklaşmamanızı hepinizden rica ediyorum:
Adaletten asla vazgeçmeyin.
Vicdanınızı asla ötelemeyin, vicdanınızın sesini dinleyin.
Ve sadece meslek hayatı boyunca değil, tüm hayatınız boyunca Atatürk ilkelerinden asla vazgeçmeyin ve bir Türk olduğunuzu, Türklük şuuruna sahip olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın.
@istbarosu CMK görevlendirmelerinde birçok sorun mevcut: gece saatlerce karakolda ifade için bekleyip çok az bir uykuyla kolluğun sabah sorgudan saatler önce arayıp uyandırması, savcının hakimin keyfini beklemek, karşılığında KDV, stopaj, uhap meşakkati... SCH saatlerce bekletiyor...
Ülke, Anayasa’ya aykırı çerçeve yasayla yanarken, Anayasa hocası baro başkanımız @ibrahimkaboglu ve @istbarosu günlerdir nerede?
Çocuk kaçıran, bebek katili, uyuşturucu taciri, eli kanlı teröristlere örtülü af çıkarken; İbrahim Kaboğlu ve dünyanın en büyük barosunun yönetim kurulu üyeleri, ölü taklidi yaparak kirli sürece destek oldular.
Seçildiği günden bu yana hukukun üstünlüğüne değil, siyasi ortaklarına hizmet eden İstanbul Barosu yönetimindeki zihniyetle en kısa sürede ve en ağır şekilde vedalaşacağız. Herkes kapısının önünü, biz de baromuzu temizleyeceğiz.
9 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 11.30’da İstanbul Barosu Galata Hizmet Binası Kültür Merkezinde gerçekleşecek Cumhuriyetçi Güç Birliği aday tanıtım toplantısına tüm meslektaşlarımızı davet ederiz.
17. YY'da yazılmış Hanname adlı farklı bir Oğuzname eserinde Yafes'in Türkistan'da kurduğu Tohmaş adlı bir şehirden bahsedilir. Yafes'in iki oğlu; Maruh-ı Türk ve Tarıh. Tarıh, Babil'e; Türk Marut ise Tohmaş'a yerleşir. Tarıh'ın 3. kuşaktan oğlu Zülkarneyn (Hürmüz, Körmez Han).
Polis memurlarının özlük hakları artık görmezden gelinemez.
Ağır çalışma koşulları ve yetersiz maddi imkânlar, yalnızca emniyet mensuplarını değil; adaletin işleyişini ve toplumun güvenliğini de doğrudan etkilemektedir.
Yorgun ve tükenmiş bir kolluk sistemiyle ne etkin adli hizmet sağlanabilir ne de insan hakları tam anlamıyla korunabilir.
Güçlü bir hukuk devleti, iyi koşullarda çalışan ve mesleğini seven emniyet teşkilatıyla mümkündür.
Artık somut ve acil adımlar atılmalıdır. #Polis #Emniyet #HukukDevleti #İnsanHakları
Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Muhammed Saman Ağa, Kerkük Valisi olarak seçildi
🔺Ağa, Kerkük İl Meclisi’ndeki 14 üyeden 12’sinin oyunu aldı
🔺 KYB ile Türkmen Cephesi arasında varılan anlaşmayla KYB’li Kerkük Valisi istifa etmişti.
🔺Ağa, Bağdat’ta KYB lideri Talabani ile görüşmüştü
🔺Görevi devralan Ağa:
"100 yıllık hasreti bitirdik. Bütün Türkmen milletinin gözü aydın olsun. Artık bir Türkmen, Kerkük Valisidir"
İstanbul Adalet Sarayı 7. Kat Örgütlü Suçlar Bürosu’nda, avukatların savcılık kalemine ulaşabilmek için sabit telefon başında sıra beklemesi kabul edilemez.Kalem memurlarının dahili hatlarına doğrudan erişimin engellenmesi, savunma hakkını fiilen kısıtlamaktadır.Savcılık kalemine dahi ulaşılamayan bir yerde, avukatların bilgiye erişiminin kolaylaştırıldığından söz etmek mümkün değildir.Bu sorunun ivedilikle çözülmesi, adil yargılanma hakkının gereğidir.Sayın Başsavcılığı ve İstanbul Barosu yönetimini göreve davet ediyorum.
Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük ruhunu yücelten İstiklal Marşı’mızın kabulünün yıl dönümünde, Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle anıyoruz.
Milli mücadelemizin simgesi olan bu eşsiz eser, bizlere vatan sevgisini, istiklali ve birliği hatırlatmaya devam edecek.
Üç Tarz-ı Siyaset ile toparlanmanın anahtarının Türkçülük’te olduğunu ortaya koyan, Türk Tarih Kurumunun öncüsü; büyük Türk fikir adamı Yusuf Akçura’yı vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.
"Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye müzakereyle, münakaşa ile verilemez. hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır." Buyrun alabiliyorsanız alın.