“Gemiyi güvenli limana taşıyacağız” diyenlerin, bugün arsız bir korsanlığa girişerek gemiyi kaçırmaya çalıştıkları görülmüştür.
Maskeler düşmüş, foyalar ortaya çıkmıştır.
Hatırlayalım: Tarihte görülmemiş bir hukuk skandalıyla, bir sivil darbeyle, ana muhalefet partisinin yönetimine “butlan” kararıyla el konuldu.
Ardından, bir günde Yargıtay’a iletilmesi gereken mahkeme kararı, tam iki ay bekletilip, adli tatile bir gün kala gönderilerek Yargıtay’ın denetimden bilerek kaçırıldı.
Şimdi bu hukuksuzluğu sürdürmek için yeni oyunlar oynanıyor.
Dün butlan yönetiminin Yargıtay’daki temyiz başvurularını geri çektirmesi, bugün son seçilmiş PM üyelerinin adli tatilin bitmesine üç gün kala ihraç edilmesi bir suç üstü halidir.
Yargıtay’ın tedbiri kaldırması ve butlan yönetimini partiden uzaklaştırması ihtimaline karşı alınmış; ahlaksız ve çıkarcı bir tedbirdir. Varlıklarını bir istinaf kararıyla meşru gösterenler, kararı Yargıtay’ın denetiminden kaçırmaya çalışmaktadır.
Daha dün “Tedbir var, kurultay yapamıyoruz” diyenler, bugün tekrar görevlerine dönme ihtimalleri olan seçilmiş yöneticileri ihraç ederek, işgal ettikleri makamı tahkim etmeye çalışmaktadır.
Demek ki mesele, partiyi kongreye götürmek-götürememek değilmiş.
Mesele koltuğu bırakmamakmış.
İddiaları emaneti korumak ama niyetleri emanete çökmekmiş.
Ancak bilinsin ki; Yargıtay’ın hukuksuz bulup ortadan kaldırabileceği bir kararın önünü kesmek için yapılan bütün bu kurnazlıklar beyhudedir. Kimse seçilmişleri tasfiye ederek demokratik meşruiyet kazanamayacaktır.
YENİ Parti millet tarafından kurulan, milletle beraber büyüyen bir partidir. Gözümüz iktidarda, yönümüz ileridedir. Geriye bakmıyoruz, geçmişe bakarak siyaset yapmıyoruz.
Ama CHP gibi köklü bir partinin istinaf oyunlarıyla ele geçirilmesi, ardından olası bir bozma kararını etkisizleştirmek için seçilmişlerin tasfiye edilmesi niyetini de teşhir ediyoruz.
CHP ganimet değildir.
İşgalin hukuku olmaz.
Yağmacıların siyaseti olmaz.
Korsanların limanı olmaz.
Yeni Parti Manisa İl Başkanımız İlksen Özalper yalnız değildir.
İlksen Başkanımızın gözaltına alınması, iktidarın yargı eliyle siyasete
yön verme girişimlerinin yeni bir halkasıdır.
Kirli oyunların, baskıların ve sindirme politikalarının farkındayız.
Ne yaparsanız yapın nafile; baskılarla bizleri yıldıramayacaksınız.
İlksen Başkanımızın sonuna kadar yanındayız.
Liderimiz Özgür Özel, ‘YENİ Parti’mizin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. 91 milletvekilimiz YENİ Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.
Başlıyoruz!
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner tutuklandı.
Oysa gözaltı kararı verildiği anda yurt dışındayken hemen Türkiye’ye dönen, çağrıldığı her an gidip ifadesini verecek, görevinin başında olan bir belediye başkanından söz ediyoruz. Evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık ve şeffaf davrandı…
Soruyorum; kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede?
Deliller ortada. Belgeler ortada. Hiçbiri bir yere kaçmıyor.
Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor?
Unutulmaması gereken temel ilke şudur:
Tutukluluk bir tedbirdir ve cezaya dönmemelidir.
Yalnızca başka hiçbir tedbirin yeterli olmayacağı zorunlu hâllerde başvurulabilecek son çaredir.
Bugün ise ne yazık ki son çare olması gereken tutuklama, ilk tercih hâline getiriliyor.
Oysa tutuklulukta geçen tek bir saatin bile telafisi yoktur. Kaybedilen zamanı hiçbir mahkeme kararı geri getiremez. Ailelerin yaşadığı acıyı hiçbir gerekçe ortadan kaldıramaz.
Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır.
Hüseyin Başkanın yanındayız.
Çankayalıların mutlak iradesini yansıtan; değerli belediye başkanımız Hüseyin Can Güner'in yanında, Ankara Adliyesi'ndeyiz.
Başkanımızın morali ve kararlılığı sağlam; bizim de inancımız, dayanışmamız kendisiyle birlikte.
@hcanguner@SibelSuicmez@MTanal@isikyuksel06
Çankaya’nın iradesine, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanımıza ve milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeye sahip çıkıyoruz!
Baskılara, operasyonlara ve halkın iradesini hedef alan her türlü müdahaleye karşı omuz omuzayız.
Bugün saat 19.00’da Çankaya Belediyesi önünde buluşuyoruz.
Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz!
📍 Çankaya Belediyesi Önü
🕖 19.00
Niyetleri apaçık belli olan bir grup tarafından günlerdir NATO zirvesinde nerede olduğum, zirveye neden katılmadığım, hatta tatile gidip gitmediğim tartışılıyor. Akıl ve iyiniyet sınırlarını zorlayan bu iddiaları milletimizin vicdanına havale ediyorum.
Bugüne kadar yurtiçi/yurtdışı tüm seyahatlerimi kendi bütçemle gerçekleştirdim. Tüm seyahatlerden önce resmi kurumlarımızı bilgilendirip izin yazımı yazarak vekâlet bıraktım. Nerede olduğumu ve nerede istenirse orada olacağımı Devletimizin bütün kurumları bilir.
NATO zirvesine kimlerin katılacağı veya görev alacağı ise yine Devletimizin ilgili kurumları tarafından belirlenmektedir. Çağrılmadığım/görevlendirilmediğim böylesi bir organizasyonda yer almam elbette mümkün değildir.
Çankaya Belediyesi sadece NATO gibi uluslararası etkinlikler kapsamında değil, yılın her günü 24 saat görev başındadır. Konuk ettiğimiz tüm misafirlerimizi Çankaya’dan ve ülkemizden sorunsuz uğurlamaktan mutluluk duyuyor, Çankayalılara hizmet etmenin ise en büyük gurur olduğunu belirtirken, tek gündemimizin milletimize hizmet olduğunu kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
Butlancıların, seçilmiş Ankara İl Yönetimi hakkında vermiş olduğu trajikomik fesih kararıyla ilgili olarak, aşağıda isim ve imzaları bulunan ilçe başkanları olarak bu açıklamayı yapma ve tarihin doğru tarafında bulunduğumuzu ifade etme zorunluluğumuz doğmuştur.
24 Mayıs günü partimize zorla giren, demir kapısını kesen ve gençlerimize gaz sıkılmasına sebep olan butlan yönetimi, bugün de il yönetimimizi görevden almıştır.
Butlana ilişkin görüşümüz nettir:
Butlan, haksız ve hukuksuz bir uygulamadır.
Butlan kararının; partimizi bölmek, güçsüz düşürmek ve AKP iktidarının ömrünü uzatmak amacıyla alındığını biliyoruz.
Butlan kararıyla partimizi ele geçirmek isteyenler, mücadele hattının ön saflarında yer alan Ankara İl Örgütümüzü görevden alarak gücümüzü zayıflatmak istemektedir.
Biz, kongre sürecini olağan bir biçimde tamamlamış bir örgütüz. İl yönetimimizin görevden alınmış olması, çok açık bir ifadeyle hukuksuzdur.
Siyaseti dizayn etmek amacıyla hukukun bir silah gibi kullanılmasına asla rıza göstermeyeceğiz.
Demokrasiye inananların iradesi, masa başında alınan kararlarla yok sayılamaz. Halkın oylarıyla ve örgütün emeğiyle şekillenen mücadele, kişilerin değil, ilkelerin mücadelesidir.
Bizler, sokağın nabzını tutmaya ve Cumhuriyet değerlerini savunmaya devam edeceğiz. Çünkü gerçek güç, yetkiden değil, halkın güveninden doğar.
Tarih boyunca hiçbir baskı kalıcı olmamıştır. Bugün karanlık görünen yolların sonunda da mutlaka aydınlık vardır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Yok hükmündeki bir karara dayanarak kendilerini bu ülkenin asırlık çınarı Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı ve yöneticileri ilan edenler, bugün de yok hükmünde kararlarla akıl tutulması yaşamaya devam ediyor.
Önce halkın iradesiyle seçilmiş milletvekillerimizi hedef aldılar, şimdi de örgütlerimiz üzerinde basit hesaplar ve küçük oyunlar kurmaya çalışıyorlar.
Görevden alınan, disipline sevk edilen tüm yol arkadaşlarımızın yanındayız. Bu onurlu mücadele dün olduğu gibi bugün de devam edecek.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yönetimindeki bu örgütü teslim alamayacaksınız. Bu iradeyi kıramayacaksınız. Kaybedeceksiniz, yenileceksiniz ve tarihin kara sayfaları dışında hiçbir yerde hatırlanmayacaksınız.
BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”