Zulme rıza,zulümdür.
“Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur; sonra hiç kimseden yardım görmezsiniz."
(Hûd, 11/113)
Erman Toroğlu:
Bugün Türk futbolu, bugün TFF ve MHK iflas etmiştir. Başakşehir’e verilen penaltı yüzde yüz penaltı değil, kesinlikle penaltı değil. Galatasaray’ın attığı ve ofsayt gerekçesiyle iptal edilen gol ise gayet nizami bir gol.
Maç içerisinde Kadir Sağlam’ın verdiği yanlış kararlar karşılaşmayı inanılmaz zora soktu. Bugün Galatasaray, hem hakemi hem Türkiye Futbol Federasyonu’nu yenerek üç puanın sahibi olmuştur.
Rezilsiniz @TFF_Org@MHK_Resmi
Ben emekli bir subayım. Aslen Trabzonluyum. Ellerinizden öper, 1 kız, 3 erkek evlat sahibiyim. Aynı zamanda Bitlis Hizanlıların damadıyım.
İlk görev yerim Hizan’dı. Evlenme çağına yakın, bu kutsal görevi orada yaparken gönlüm dünyalar güzeli, hanımefendi bir Kürt kızına kaydı. Daha 30 yıl önce, onu çarşıda görüp beğenmiştim. Meğer kader ağlarını çoktan örmüş.
Görev yaptığım karakolun hemen önünde ailesinin tarlaları varmış. Rahmetli kayınvalidem, her cuma akşamı bize salatalık, domates gönderirdi. Askeriz ya, ana yüreği işte… Ben de rütbeli olduğum için gelenleri hep kendim teslim alırdım.
Bir gün Trabzon’a, memleketime döndüm. Rahmetli anneme, “Ben bir Kürt kızına gönlümü kaptırdım. Babama söyle, gidip istesin.” dedim.
Annem, “Oğlum, bize kız vermezler ama yine de gidelim.” dedi. Fakat amcam sürekli araya giriyor, “Bizim burada ne işimiz var? Kürt gelin örf ve adet bilmez.” diyerek önyargılar oluşturuyordu.
Velhasıl, bu mesele yaklaşık bir yıl sürdü. O sırada Hizan’dan şartlı görev nedeniyle Balıkesir’e tayinim çıktı. Babam da o yıl rahmetli olmuştu. Annemle baş başa kalmıştık.
Günlerce anneme, “Ne olur, git bu kızı iste.” diye ısrar ettim. Sonunda bir şekilde gittik, istedik ve evlendik.Aradan yıllar geçti. Çoluk çocuğa, sonra torun torbaya karıştık.
Şimdi Kürt eşim de rahmetli oldu. Ama bana geride dört güzel evlat bıraktı. Bir kızım doktor, bir oğlum doktor, bir oğlum öğretmen, diğer oğlum ise yurt dışında ticaret yapıyor.
Bugün dönüp hayatıma baktığımda şunu çok iyi biliyorum:
Bana bu büyük mutluluğu yaşatan, hayat arkadaşım olan ve gurur duyduğum evlatlarımı yetiştiren kadın bir Kürt’tü. Ben ise bir Trabzonluyum.
Biz yıllarca aynı sofrayı paylaştık, aynı evde yaşadık, aynı acıya ağladık, aynı mutluluklara sevindik. İnsan insandır. Sevgi, memleket ve etnik köken sormaz.
Ben etimle kemiğimle, hayatımla Kürt kardeşlerime minnettarım.
O yüzden bir Trabzonlu olarak, Kürt kardeşlerime şunu söylemek istiyorum:
Gerçekten iyi, güzel yürekli insanlara Rabbim her zaman selamet versin. Çünkü insanın kim olduğunu memleketi, dili veya kökeni değil; yüreği ve insanlığı gösterir.
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan faili meçhul cinayetler daire başkanlığı gibi, nefret suçlarını araştırma dair başkanlığı da acilen kurulmalıdır.
Örgütlü nefret suçu işleyen ve ırkçılık yapan bu hesaplar sorgulanmalı ve yasal tedbirler alınmalıdır.
"Bir mahkeme kararının sonunda “mahkûmiyet” yazması, kararın altında yargıçların imzasının bulunması o yargılamayı tek başına adil ve hukuka uygun hale getirir mi? Strasbourg’un bugün verdiği cevap: Hayır.
Şimdi asıl mesele, yargının hiç değilse bu defa tarafsız ve bağımsız davranmak zorunda olduklarını, ettikleri yemini hatırlayacak olup olmadıkları ve birilerinden/bir yerlerden işaret beklemeden ettikleri yeminin gereğini yerine getirip getirmeyecekleri?"
@avhaticeyldz kaleminden AİHM Osman Kavala kararı hakkında okunması gereken bir yazı.
Kavala ve Uçum - Taha Akyol https://t.co/E7oq78XAVT @KararHaber
Mehmet Uçum, AİHM’nin gayri milli olduğunu, kararlarının bağlayıcı olmadığını yazdı.
Türkiye’nin AİHS’den ve AİHM’den çekilmeye zorlandığını bile söyledi.
Putin bile bunu yapmıyor! Siz yaparsanız, Türkiye’yi Üçüncü Dünya’ya çekmiş, en büyük kötülüğü yapmış olursunuz.
Asla ihtimal vermiyorum.
Ayrıca AİHM kararları Anayasa madde 90 ve CMK madde 311’e göre bağlayıcıdır. Anayasa ve CMK milli kanunlardır.
AYM millidir, AYM’nin kararlarını neden uygulamıyorsunuz?
AİHM ve AYM kararları uygulamak sadece adalet için değil, Türkiye’nin bir hukuk devleti ve gelişmiş ülke olması için de zorunludur.
AİHM Osman Kavala kararını caydırıcı etki üzerinden değerlendirdim.
"Kavala dosyası, bir insan hakları savunucusunun başına neler gelebileceğini tarihe kaydetti. Hak savunucuları cayarsa ihlaller sona ermez; yalnız görünmezleşir. Zarar gören bir kişi veya bir çevre değil, bütün toplum olur. Metinler kalır, fakat hukuk ortadan çekilir. Bundan sonra kayda geçmesi gereken, bu ülkenin bu kayıttan ne öğrendiğidir." Okunması umuduyla @serbestiyetweb için yazdım.
https://t.co/mbcGZmupWp
⚖️ Grand Chamber judgment: Kavala v. Türkiye (no. 2)
➡️ The European Court of Human Rights holds that Türkiye must release Mr Kavala immediately and eliminate the consequences of his conviction
🔗 Press release: https://t.co/IQC6vmQY6i
🔴 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi:
📌 "AYM, bu dosyada etkili iç hukuk yolu olmaktan çıktı"
📌 "Verilen ceza susturma ve cezalandırma amacı taşıyor, insan hakları savunucuları ve sivil toplum açısından da caydırıcı etki yaratabilir"
https://t.co/XEBqO0lCU5
Türkiye Cumhuriyeti’nin gelmiş geçmiş en dürüst siyasetçisi..
Hırsızlığı,yolsuzluğu,hukuksuzluğu,
israfı olmayan vatansever,vatanperver birisiydi..
Ruhu şâd olsun.