İşiniz gücünüz yoksa sakın evlenmeyin. “Ben karımı çalıştırmam” diyen tiplerden uzak durun. “Yiaa ben evimin hanımı olucam” triplerinden çıkın, ekonomik özgürlüğünüzü bir adamın eline asla bırakmayın. Ha bunların üç kuruş nafakasıyla da zaten geçinemezdiniz ama yine de böyle, kendinizi garantiye alın. Yoksa anneannenizden beter duruma düşersiniz.
Aslında öyle zannetmiyor. Tam da "o kadınlar" boşanamasın, devletin hücre tipi örgütlenmesi olan aile kurumuna mahkum, kocalarına bağımlı kalsın diye kaldırıyorlar.
Erkeklerin sorunu “erkeklikte” aramak yerine sorumluluğu dışsallaştırıp feminizme atmaları da aslında sorunun kaynağını gösteriyor ama tabii siz bilirsiniz
Aslında birileri düğmeye bastı. Şaşırmayacağımız gibi arkasında amerikan teknoloji devleri var. Yaş doğrulama yasalarının bu kadar agresif bir şekilde desteklenmesinin ardındaki temel motivasyon; internet ekonomisinin işleyişine ve reklamverenlerin karşı karşıya kaldığı varoluşsal AI krizi olduğuna dair güçlü kanıtlar var.
Facebook ya da imajını değiştirmek için kullandığı yeni ismiyle Meta, kullanıcı davranışlarını ve kişisel verilerini reklamverenlere hedefli reklam olarak satmasına dayanan bir gelir modeline sahip. Ancak son üç senedir bu model, internetin botlar tarafından istila edilmesiyle çökme noktasına geldi. Şirketler artık botlara değil, gerçek insanlara reklam göstermek istiyor. Bu yüzden birilerinin istemcilerin insan olduğunu doğrulaması gerek. Resmi kayıtlara göre Meta, yalnızca 2025 yılı içerisinde yaş doğrulaması üzerine federal lobi faaliyetleri için milyonlarca dolar bir bütçe ayırmış ve birden fazla eyalette lobiciyi sahaya sürmüş.
Operasyonun en dikkat çekici ayağı ise "çocukları koruma" imajı çizmek üzere kurgulanan ve Uygulama Mağazası Hesap Verebilirlik Yasası (ASAA) gibi yasa tasarılarının sözcülüğünü üstlenen Digital Childhood Alliance (DCA) adlı paravan sivil toplum kuruluşu. Medyaya servis edilen kısmı, bu tarz kuruluşları kullanarak rıza imalatı yapılıyor.
Modern yapay zekaların CAPTCHA testlerini insanlardan daha yüksek bir başarı oranıyla ve daha hızlı çözebildiğini artık biliyoruz. Dijital reklam bütçelerini sömüren bu bot istilasına karşı geliştirilen cihaz düzeyinde zorunlu yaş doğrulama sistemleri, kullanıcının gerçek bir insan olduğunu kanıtlayan kriptografik bir id üreterek bizi tam bir hedef haline getiriyor böylece reklam veren "insan"a reklam verebilmiş oluyor. Üstelik bu durum, anonimlik prensibiyle çalışan Linux ve özgür yazılım ekosistemini bile etkiledi. Hiç beklemiyordum.
Tabiki de teknoloji devlerinin interneti anonimlikten çıkarıp kimlik doğrulamasına dayalı kapalı bir ağa dönüştürme hedefi, küresel çapta yükselen otoriterleşme eğilimiyle de uyumlu. Şirketler reklam modellerini kurtarmak için makine ile insanı ayırt edecek kalıcı kimliklere ihtiyaç duyarken, yönetimler de toplum üzerinde tam kapsamlı bir sivil gözetim aracı elde etmiş oluyor. Kazan kazan durumu burası.
1984’e hoşgeldiniz.
Bundan 10 yıl önce 21 yaşındayken ben de Kadıköy sokaklarında Pokemon avladım. Meğersem perakendecilerin gelecekteki teslimat robotları için yapay zekayı eğitiyor, farkında olmadan konum verimle harita çıkarıyormuşum.
Pokemon Go oyunun üreticisi Niantic, bu verileri yıllarca biriktirip sonunda teslimat robotları için GPS'siz harita oluşturmakta kullanmış.
Şimdi bu verilerle bir yapay zeka dil modeli (LLM) eğitmişler. Bu LLM, görüş alanındaki binaların veya diğer simge yapıların fotoğraflarına bakarak konumumuzu harita üzerinde birkaç santimetre kadar hassasiyetle belirleyebiliyor. Robotlar da bu yapay zeka sayesinde GPS'e ihtiyaç duymadan sokaklarda gezebilecek.
Bunu biraz bilimkurgusallaştıralım. Gelecekte robotlar bize karşı ayaklandığında GPS'i keserek onları etkisiz hale getiremeyeceğiz. iPhone'larımızı, Androidlerimizi algılayarak (BKNZ: Airtag'ler), hatta oynadığımız oyunlardan, indirdiğimiz uygulamalara kadar kendi elimizle verdiğimiz konum verilerimizi kullanarak sokaklarda devriye gezebilecekler.
Biz de sadece çağrı cihazlarımızı kullanarak yeraltı şehirlerinde direniş örgütleyeceğiz. Tamam biraz! abarttım :) Ama ana fikri anlıyorsunuz, veri her şeydir. Veriye sahip olan her şeye sahip olur. Tamam gene abart...
Two thirds of Alzheimer’s patients are women. Not because women live longer, but because estrogen protects the brain. When it’s suddenly stripped away, the brain literally shrinks. Brain fog in your 40s isn’t “just stress.” It’s a red flag. But instead of addressing hormones, women are gaslight with antidepressants or told to meditate. Fast forward 20 years and she’s in a nursing home and can’t remember her own kids. This isn’t “normal aging.” It’s medical negligence. And despite most Alzheimer’s patients being women, much of the research is still done on male mice instead of female mice. That’s not science, that’s neglect.”
"Spain said we can't use their bases. We could use their bases if we want. We could just fly in and use it. Nobody is gonna tell us not to use it."
Spoken like a true rapist.
Düşman değil aylardır maaşını alamayan madencileriz!
Tüm halk görsün bu işçi düşmanlığını hakkımızı verin , madeni terk edin!
#PolyakMadencisiyleYürü
video: @alidnc4
Feministlerin bu noktada ortaklaşması gerekiyor.
17 Kasım 2001’de, ABD’nin Afganistan işgalinin hemen ardından başkanın eşi Laura Bush radyodan tüm dünyaya yaptığı çağrıda "Terörle mücadele, aynı zamanda kadınların hakları ve onuru için verilen bir mücadeledir" demişti.
Bu sözler bir işgalin üzerine yapıştırılan meşruiyet etiketiydi. Gelinen noktada Afganistan'da kadınlar belki de eşi benzeri görülmemiş bir zulüm yaşıyor.
Emperyalistler bugün İran'da da kadınların yaşamsal haklarını bombaların ve işgalin ideolojik ambalajına dönüştürüyor. Böylece emperyalist müdahale, eleştirilemez bir “insani görev” olarak sunuluyor.
Özgürleşme “yukarıdan”, “dışarıdan” ve “silahla” ihraç edilemez. Emperyalizm gittiği yere hak, demokrasi ya da kadın özgürlüğü götürmez.
Have heard from an Iranian friend that her partner in Teheran has sent her a message. He is a leftist and is telling her that the US/Israelis are targeting a number of known leftists homes in Teheran and elsewhere in an attempt to make sure there's no opposition to their favoured candidate once they destroy the regime. What this reveals is the degree of penetration by Mossad in Iran. What it also means is that this is not going to be an easy occupation for the US and its Israeli buddies.
Imagine if Iran bombed Washington and killed students in schools, what would you call it? Terrorists
The U.S. and Israel bombed Tehran and killed students in schools. Why do you call it a "pre-emptive strike"?
Bombing a school is a war crime under international humanitarian law
Bombing Iran in the middle of negotiations, while starving Cuba, while genociding Palestinians, while threatening to invade Greenland… the US and Israel are the single greatest threat to humanity and it’s not even close. We are all forced to live in the nightmare they create.
Bir gün duruşmada hınçla ve nefretle "yargıladığı" ÇHD Genel Başkanı Av.Selçuk Kozağaçlı, o hukuk garabeti tuhaf yargılamanın her yanından fışkıran saçmalıklarını anlatırken, yanlış hatırlamıyorsam "Ceza usul hukukunun temel kavramlarından da bihabersiniz" gibisinden bir laf etti.
Bir süre sonra içine dert olmuş olacak ki, o zamanın mahkeme başkanı olan Sayın Bakan, alakasız bir yerde konuyu tekrar oraya getirdi ve "Öyle konuşmak kolay da, ben Ahmet Gökçen'in Ceza Usul sınavından 100'le geçen tek öğrenciyim" dedi :)
Şu durumda, TCK'yı yazan bir akademisyenin dersinden 100'le geçen bir öğrenci yıllar sonra Adalet Bakanı koltuğuna oturtulup şu lafı edebiliyorsa, bütün hukuk fakülteleri kapatılmalı, hepimizin diploması iptal edilmeli ve hakim/savcı/avukatlar tekrardan hukuk fakültesi okutulmalıdır.