UMUT DEVAM EDİYOR!
On gündür süren ve bütün Marmara Denizi'ni kapsayan yaz örneklemesi tamamlandı.
Her istasyonda pinalarda ölüm oranı, yeni birey katılımı ve hastalık durumu incelendi, sayıldı, örnekleme yapıldı.
Su kalitesi kriterleri ölçüldü.
Deniz çayırı olan istasyonlarda çayır üzerindeki karasal baskıların değerlendirilmesi için ekolojik yöntemlere göre incelemeler yapıldı, çayır sınırını gösteren işaretler kontrol edildi ve örnekler alındı.
Mevcut tehditler değerlendirildi ve kapsamlı analizler için tüm çalışma sonuçları formlara işlenerek sualtı görüntü kayıtları oluşturuldu.
Sınırlı sayıda istasyon dışında pina ve deniz çayırlarında iyiye gidiş sürüyor. Kilitbahir (Çanakkale) dışında her yerde bolca bebek pina kayda geçti.
Birkaç yılda bir çiçek açan deniz çayırlarının çiçeklenme dönemine denk geldik hiç beklemediğimiz bir istasyonda.
Yüzeyde su sıcaklığı genelde 24 C, 8-18 m arasında geçiş tabakası var. Bu tabakada önce 22 dereceye sonra 18 dereceye düşüyor. 20 m'nin altı 16 C, çünkü burası Akadeniz kökenli sular. Ara tabakada görüş düşük, plankton yoğunluğu fazla ve ışık geçirgenliği düşük. Bu yüzden 20 m'nin altı alaca karanlık.
Batı ve güneybatı kıyılarında yoğunluğu düşük deniz karı görülse de genel anlamda Marmara'da şimdilik müsilaj oluşumu yok.
Şimdi verileri değerlendirme, rapor haline getirme ve makale yazma zamanı. Sonrasında bu sonuçları uygulama önerileri haline getirerek merkezi ve yerel yöneticilere ileteceğiz.
Ayrıntılı yazmamın nedeni, tüm istasyonlarda sıkılmadan bize eşlik ettiniz. Ne yaptığımızı bilmeniz gerekir diye düşündüm. Ayrıca ne yaptığımızı anlamak yerine eleştirmeye hevesli "dalarak bilim mi olur" diyenler de sadece dalmadığımızı bilsin istedim.
Çalışma Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü desteği ile yürütülen ÇAYIR-İZ ve PİNA-İZ Projeleri kapsamında gerçekleştirildi.
Çalışma kapsamında gittiğimiz her yerde bize TSSF'na bağlı dalış okulları büyük destek oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum.
Özellikle Çanakkale Balık Adamlar Dalış ve Eğitim Merkezi'nden Ercan Zeybek'e, Gemlik Azot Dalış Merkezi'nden Mesut Dağdagül'e, Gölcük Değirmendere Suatlı Topluluğu'ndan Murat Kulakaç'a, Karamürsel Su Sporları ve Dalış Spor Kulübü'nden Serdar Avcı'ya, Eskihisar Nefes Doğa Sporları'ndan Mustafa Atay'a çok teşekkür ediyorum.
MUTLUYUZ!
Çünkü Tekirdağ'dan başlayan Marmara Denizi turumuz devam ediyor. Çanakkale Boğazı hariç bütün istasyonlarda bebek pinalar çoğalıyor.
Çünkü hemen hemen bütün istasyonlarda deniz çayırları sağlıklı. Çayırların maksimum derinlikleri artıyor ve sınırların çoğu "ilerleyen" formda.
Çünkü hiç bir istasyonda "şimdilik" müsilaj yok.
Çünkü her yerde yavru balıklar var. Mevcut balık popülasyonlarında üreme devam ediyor.
Bu gönderide mutsuz hiç bir bilgiye yer vermeyeceğim. Bütün istasyonlar bittiğinde mutsuz olduklarımı, başka bir gönderi de riskleri ve beklentilerimi yazacağım.
Var ol Umut Pina!
Çok yaşa, hep yaşa!
Ömrün uzun olsun!
Kabuğuna müsilaj, kaçak ağ, çapa, deniz dolgusu değmesin!
Fotoğraf Mudanya'da @ugurkaradurmus hoca tarafından çekildi. Teşekkürler @KaradurmusUgur @azotdalismerkezi @eslemkurrt@alib10.5 @fealtunsoy@umutpina @pinaelcileri
Emel hocanın tutuklandığı örgütün yani TKP/ML’nin açılımını dahi bildiğine emin değilim. Bu tutuklama yakın zamanda belgesellere konu olacak hakkında filmler çekilecek. Bugün doğan bebekler 2020’lerde neler olmuş memlekette diyecek. And olsun çocuklarımıza anlatacağız yaşadıklarımızı!
“NATO gözaltılar”ında yapılan sorgulardan bir kısım:
— “TKP/ML adına aldığınız silahlı, silahsız eğitim aldınız mı?”
+ Doç. Dr. Emel Memiş: “Ben bir bilim insanıyım. İthamların hepsi asılsız. Devletim, milletim için çalışan bir insanım.”
+ Tuğba Kiper: “Ben 79 yaşında bir vatandaşım. Türkiye'nin ilk kadın mühendislerindendim. TEMA vakfına doğayı ve çocuğu sevdiğim için çocuklara eğitim veriyorum.”
Fotoğraf: T24
BABA ÇIRÇIR!
Fedakârlık
Sorumluluk
Koruyuculuk
Cesaret
Karşılıksız sevgi
Babayı tanımlayan vasıfların birkaçı...
Ve hepsi parmak kadar bir balıkta, Çırçır Balığı'nda Baba Çırçır'da toplanmış. Yavruları selametle yumurtadan çıksın diye, gece gündüz başında bekleyen, uyurken bile yuvanın girişine uzanarak kendini siper eden yiğit bir balık Çırçır Balığı.
Babalar günün kutlu olsun Çırçır Balığı. Seni seviyoruz!
Marmara'yı senin ve senin gibi sessiz sakinler için korumak için uğraşıyoruz!
Ne kadar başarılı olduğumuz tartışmaya açık ama çabamızdan, elimizden gelenin en iyisini yapmak için çırpınmaktan asla geri durmadığımızdan emin olabilirsin.
Yavruların çok, ömürleri uzun olsun!
Kur'an'da başörtüsü değil; tesettür,
Namaz kılmak değil salât etmek farz.
İçki içmek değil; sarhoş olmak yasak.
Nusûklarda (namaz, oruç, hac) değil; hak ihlallerinde (katl, hırsızlık, iftira, zina) ceza var.
Bu farkları farketmeyenin sonu ya Taliban ya IŞİD
MARMARA'DA NELER OLUYOR?
Son haftalarda Marmara'da farklı bölgeler farklı renklerde deniz görüyoruz. Boğazda turkuaz, Bandırma'da koyu lacivert, Gemlik'te pas rengi gibi...
Telaşla soruyoruz: Müsilaj mı? Cevap: Hayır! "Oh çok şükür" deyip geçiyoruz. Rahatlayıp günlük hayatımıza dönüyoruz. Sanki Marmara'nın tek sorunu müsilajmış gibi...
Oysa denizdeki her değişim bir mesaj. İklim değişiyor ve deniz suyu sıcaklıkları artıyor. Bunu kontrol edemiyoruz. Marmara Denizi, Akdeniz ve Karadeniz arasında bir geçiş denizi. Bunu da kontrol edemiyoruz. Marmara'nın çevresine kümelenmiş resmi rakamlara göre 23 milyon nüfus var ve bunların evsel atıklarının ancak yarısını arıtıyoruz. Türkiye endüstrisinin %60'ı bu bölgede ve sanayi atıklarının ancak %30'unu arıtıyoruz. Tarım zehirleri ve diğer atıklar da cabası.
Gemlik Körfezi görüntüsü 2 Haziran 2026 Salı gününe ait. Görüntüde deniz içinde yeşilin farklı tonlardında yayılım var. Bir de çizgi gibi oluşumlar mevcut. Yeşilin farklı tonlarındaki deniz içinde gördüğümüz yayılım kirlilik ve sıcaklık etkisiyle aşırı artan algler. Çizgi gibi oluşumlar ise bunların yüzeyde birikimini temsil ediyor. Körfez çevresindeki yerel gazatelere bakarsanız kıyılardaki tarhana çorbası kıvamındaki görüntüler var bol bol.
Yetkililere sorarsanız "her şey normal", "analiz için örnek alındı, kontrole gönderildi". Biraz daha üstelerseniz boyunuz kadar yazışma ve denetim dosyasını koyuyorlar önünüze. Herkes çok çalışıyor, herkes işini mükemmel yapıyor!
Ben denize bakıyorum. Başkalarını bilmem ama deniz yalan söylemiyor.
Görüntünün sol alt köşesinden denize uzanan küçük çizgi Nilüfer Çayı-Susurluk Çayı-Çapraz Çay ve daha birçok akarsuyun birleşerek Karacabey Longozu'ndan denize karıştığı yer. Çayın karıştığı yerden yeşil rengi takip edin. Gemlik Körfezi'ne doğru kıyıdan ilerlediğini göreceksiniz. Körfez çevresindeki akarsu girişlerine dikkat edin. Renklenmenin nasıl artığını göreceksiniz.
Sonuç
Arıtmadan denize boca ettiğimiz evsel, endüstriyel, tarımsal atıklar körfezi boğmak üzere! Zehir kanalına döndürdüğümüz akarsularla denize giden atıklar Gemlik Körfezi'ne geri dönüp birikiyor! Yani bizim atıklarımız bize geri dönüyor! Su sıcaklığı arttığı ve deniz şartları da durağan olduğunda aşırı alg artışıyla karşılaşıyoruz.
Denizdeki bu alg artışı doğal değil. Tamamen bizim eserimiz. Marmara'yı sihirbaz zannetmemizden, atık çukuru olarak kullanmamızdan kaynaklanıyor.
5 Haziran Dünya Çevre Günü arefesindeyiz. Lütfen birbirimizi kandırmaktan vazgeçelim. Suçu, sorumluluğu bimbirimize atarak Marmara'yı temizleyemeyeceğimizi sanırım artık anladık.
Şu anda müsilaj yok ama kirliliği önlemediğimiz sürece müsilaj mutlaka geri dönecektir. Marmara'nın tek sorunu müsilaj değil.
Denizdeki kirliliği önlemek yerel ve merkezi yönetimlerin işi. Benim veya vatandaşın işi değil. Akademi bilimsel olarak, vatandaş atığını azaltarak bu sürece katkı sağlar. Tekrar ediyorum arıtma tesisi yapmadan, fabrikaların zehirlerini denetlemeden, vatandaşın bilinç düzeyini yükseltmeden başarılı olamayız.
2026 Dünya Çevre Günü'nü milat kabul edelim. Lütfen Marmara ile ilişkimizi değiştirmeki için adım atalım.
ÇIRÇIR BALIĞINI DA MARMARA'YI DA KORUYALIM!
Çırçır balığı (Bilimsel adıyla Symphodus cinereus), Marmara Denizi'nde yaşayan 200'den fazla balık türünden sadece birisi. Yumurtalarını deniz suyuna bırakmak yerine deniz kabukları, çakıllar, yosun ve deniz çayırlarıyla yuva yaparak ebeveynlik davranışı gösteren az sayıda deniz balıklarından.
Bahar aylarında üreme döneminde yuva yaparak dişileri yuvaya davet eden erkek balık, yumurtalar bırakıldıktan sonra yuvanın başında yavrular çıkıncaya kadar nöbet bekler.
Erkek balık, nöbet esnasında hem yengeç ve başka balıkların yumurtalara zarar vermesini önler hem göğüs yüzgeçlerini sürekli haraket ettirerek yuva içinde su sirkülasyonunu sağlamaya çalışır.
Müsilaj zamanında başka bir şey bulamadığı için müsilaj kümelerinden yaptığı yuvaya yumurta bırakıp üremeyi devam ettirmişti çırçır balıkları. Yani umutlarını kesmemişlerdi denizden.
Bugünlerde Marmara kıyılarında dalarsanız bu muhteşem manzalarla karşılaşabilirsiniz. Denizi kirletir, kıyıları doldurur, çayırları sökerseniz çırçırın geleceğini de karartacağınızı unutmayın!
Marmara canlarla dolu, lütfen koruyalım!
Görüntüyü 31 Mayıs 2026 pazar günü Erdek Körfezi'nde çektim.
UMUT PİNA TUZLA
Tuzla (İstanbul) kıyılarında el kadar kalmış seyrek bir deniz çayırı yaması. İçi küçüklü büyüklü pina dolu. Yetmemiş yeni doğan bebek pinalar da buraya yerleşmiş!
Bugün Tuzla kıyılarında yaptığımız dalışta bu küçük çayır alanı içinde 5 tane, zemine yeni tutunmuş bebek pinayla karşılaştık.
Neşelendik!
Umutlandık!
Heyecanlandık!
Şevklendik!
Çünkü kirlilik, yanlış kıyı yönetimi, dolgular, sökümler ve aklınıza hayalinize gelemeyecek binbir tehdide rağmen deniz çayırları da pinalar da yaşama sımsıkı tutunuyor!
Deniz çayırı canlılara sığınak, barınak, üreme, beslenme, yaşama, barınma alanı olur derken bunu kastediyoruz.
Saatte 6 lt deniz suyunu filtre ederek temizleyen pinalar, 1 m2'si 10 litreden fazla oksijen üreten deniz çayırları sizi MARMARA'ya yardıma çağırıyor!
Lütfen kirliliği azaltın!
Çayır sökmekten, kıyı doldurarak denizden yer çalmaktan vazgeçin! Önünüze gelen yere çapa, tonoz atmayın!
Kavgayı, suç atmayı, birbirinizi karalamayı bırakın. Pina ve deniz çayırının işbirliği gibi gönül gönüle MARMARA'ya yardım edin.
Fotoğrafta gördüğünüz bebek pina zemin üstü boy olarak 1,5 cm civarında. Canlı mı diye parmağımı uzattığımızda korkarak kabuğun taa dibine çekildi. Haksız mı? Onu düşmanlarına karşı koruyan kabuğunun, insan tehdidine karşı faydası yok. Çünkü insanın vereceği zararın sınırı yok!
Ama umut, korkuyu yenmiştir doğada da tarihte de.
Umudumuzu artırdığın, sevindirdiğin, heyecanlındırdığın, çalışma şevki verdiğin için teşekkürler UMUT PİNA TUZLA!
Çalışmamız esnasında Tuzla bölgesinde yıllardır dalışlar yaparak kıymetli bilgilerini bizimle paylaşan gönüllü sualtı dostlarına, destek olan @firat_teknik_dalgiclik'a TYSSK @tuzlayelkenssk'ne ve alanda bizi ziyaret ederek destek olan @cemrevakfi@furkangokgoz ekibine çok teşekkür ediyorum.
@KaradurmusUgur@umutpina @pinaelcileri @pirireisuni