Görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit olan Polis Memurumuz Mehmet Ali Topatan’a Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
Milletimizin huzuru ve güvenliği için fedakârca görev yapan kahraman şehidimizin ailesinin, sevenlerinin ve Emniyet Teşkilatımızın başı sağ olsun.
Aziz şehidimizin ruhu şad, makamı âli, mekânı cennet olsun. 🇹🇷
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere; İstiklal Harbi’nin siperlerinden bugüne dek vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna toprağa düşen, dağlarımızda ve sınırlarımızın ötesinde terörle mücadele ederken canlarını feda eden tüm şehitlerimizi, bütün kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle yad ediyorum.
#30AğustosZaferBayramı’mız kutlu olsun.
https://t.co/60h7WcljMK
Rahmi Turan,
Ülkemizde aranan bir kanun kaçağının sahibi olduğu Sözcü Grubu’nun yazarısınız.
Hakkımda son üç yılda ortaya atılan 4066 iftiraya bir yenisini daha eklemişsiniz.
On yıllarca köşenizi düşmanlık, kutuplaştırma, değerlerimizi ve devletimizi karalama üzerine kullandınız. İdamına davul zurna çaldığınız Başbakan Adnan Menderes’in hatırasına ise onlarca defa yenildiniz.
Menderes’ten,
Demirel’den,
Özal’dan,
Erbakan’dan,
Türkeş’ten
ve Erdoğan’dan hep nefret ettiniz.
Onların fikirlerini taşıyanlara kin duydunuz.
Memlekete hizmet sevdalılarını hep karaladınız.
Ben, çocukluğumdan itibaren bu hastalıklı zihniyeti izleye izleye büyüdüm.
Bunlarla hesaplaşılacak tek bir yer vardır:
Ahiret.
Rahmi Turan,
Biliyorum; kalpleriniz var, anlamaz; gözleriniz var, görmez; kulaklarınız var, işitmez. Ama yine de tane tane anlatayım.
Türkiye; milletiyle, askeriyle, jandarmasıyla, polisiyle ve korucusuyla birçok terör örgütüyle mücadele etmiş ve büyük fedakârlıklarla bu mücadeleyi başarmıştır.
Devletimiz terör örgütlerini takip eder, kayıt altında tutar; bunlara ilişkin tespit ve sayıları da İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığı üzerinden tespit eder.
Devletin ilgili kurumları bu verileri her altı ayda bir günceller. Ardından bu sayılar ve tespitler, belli periyotlarla yapılan Millî Güvenlik Kurulu toplantılarında değerlendirilir:
Yurt içi tehditler, tespitler ve sayıları…
Yurt dışı tehditler, tespitler ve sayıları…
Yurt içi ve yurt dışı sayılarını dahi birbirinden ayırıp anlayamadığınız için, devletin ilgili tüm kurumlarının ve MGK toplantılarının tespitlerini düşmanlığınız ve iftiralarınızla çarpıtarak okuyucularınızı yanıltabileceğinizi düşünmeniz bayağılıktır.
Devletimizi, kara parayla geliri oluşturulan ve sahibi yurt dışında kanun kaçağı olan Sözcü paçavranızla karıştırmayın.
Devleti hafife alanların acziyetlerine hep şahit olduk; bugün yine şahit oluyoruz.
Hem terörle mücadeleye hem de Terörsüz Türkiye’ye fitne sokmak; mücadele eden tüm kahramanlarımızın, şehitlerimizin ve gazilerimizin mücadelesini küçümseyerek yok saymak ve bühtanda bulunmak, şahsınızın acziyetine mahsustur.
Okuyucularınızı on yıllarca aldattınız. Bari bu şerefli meseleye iftira atarak günahlarınızı katlamayın.
Ve kendinize, her dürüst adamın soracağı şu soruyu sorun:
“PATRONUN KİM?
NEREDE?”
https://t.co/HLmGTCY0is
(Son üç yılda hakkımda 4065 iftira, hakaret ve yalan haber yapan)
Sözcü paçavrasına!
Benim böyle bir yeğenim YOK!
Ancak sizin kaçak bir patronunuz VAR…
Gazetecilik değil düşman hukuku işleten Saraçhane bülbülleri, peşi sıra mal bulmuş mağribi gibi teyit etmeden, sırf konu “Soylu” olunca vitrinlerini süslemişler.
Siyaset ve devlet adamlarının isimleri maalesef ülkemizde sıklıkla istismar edilmektedir. Bu konuda şahsımın da yargıya taşımış olduğu çok sayıda müracaat oldu; oluyor.
“Kamuoyu bilmelidir ki:”
Kim olursa olsun, bir yerde isim kullanılıyorsa orada “net bir arıza vardır.”
Hayat tecrübem ve 42 yıllık siyasi hayatımın açık bir tespiti olarak ifade ediyorum:
İdari, ticari veya siyasi alanda kim kimin ismini kullanıyorsa, muhatabı derhal onun iyi niyetini sorgulamalıdır. Bugüne kadar istisnalar aksiyle hiç karşılaşmadım.
Haberciliği tetikçilik seviyesine indiren anlayışa ne söylesek boş; zaten anlamayacaklardır!
Sözcü Grubu, son üç yılda hakkımda sistematik biçimde tam 4.061 kez iftira ve insanlık dışı yalan haber yayımladı. Yolsuzluk ve kara para paçavrası olan, bir gün tüm kirli ilişkiler ağının da mutlaka ortaya çıkacağına inandığım Sözcü, şahsıma yönelttiği 4.061 iftiraya bir yenisini daha eklemiş.
Amerika’daki vize işlemleri üzerinden dolandırıcılık yaptığı iddia edilen bir kişinin, siyasetçilerle çektirdiği fotoğraflardan hareketle Süleyman Soylu’ya düzmece iftira atma alışkanlığını sürdürmüşler. (Sözde fotoğrafımı göstererek, vize istenilen yerde beni iki kez “istenmeyen kişi” ilan eden Amerika!)
Fotoğraftan suç, yalandan haber, iftiradan hüküm üretmeye devam ediyorlar. Çünkü bütün sermayeleri yalan, iftira ve itibarsızlaştırma operasyonudur.
Buradan bir kez daha açıkça söylüyorum: En geç bir buçuk yıl sonra milletvekili dokunulmazlığım da tamamen sona erecek.
Elinizden geleni ardınıza koyarsanız namertsiniz!
Allah bana sabır versin…
Mesele Süleyman Soylu’ya iftira atmak, hakaret etmek, sistematik saldırıda bulunmak ve kara çalmak olunca; e- CHP’li Murat Emir’den, aylardır aleyhimde yayın yapan sahipleri malum paçavra “yeni yaşam gazetesine”, oradan “halk tv”ye ve “dhkp-c nin halk okulu”müptezelliğine kadar “hepsi ittifak”
Hem de çok boyutlu şer ittifakı!!!
Bulundukları siyasi partiyi çetecilik anlayışıyla ele geçirip âdeta bir “haram çetesi”ne çevirenlerden biri olan Murat Emir, bugün çıkmış,
bulunduğu hale bakmadan iftira atıyor, hakaret ediyor.
Çünkü bunların siyaset anlayışı hizmet etmek değil, hedef göstermektedir.
Her olumsuz meselenin yanına ismimi yazmayı siyaset zannedenler;
Çetelerin dilini kendi siyasi dilleri hâline getirenler;
Kendi partilerini “çetecilik” yöntemleriyle ele geçirdikleri iddiasıyla mahkemelerde yargılananlar;
Yolsuzluk batağına saplanıp haram düzeninin parçası hâline gelenler;
Bütün bu çürümüşlüğü gördüğü hâlde susanlar, kabullenenler ve bu haram düzeninin içinde kalmayı tercih edenler…
Şunu iyi bilsinler:
İftira, hakikatin üzerini örtemez.
Allah bilir, işitir ve görür.
Allah doğrularla beraberdir.
Çetelerin diliyle siyaset yapanlar, milletin vicdanında mahkûm olmaktan kurtulamaz.
Murat Emir’in adının önünde “doktor” unvanı bulunabilir. Ancak mesele unvan değil, zihniyettir.
Ve bu zihniyet, siyaseten de ahlaken de hastalıklıdır.
Bir kerede doğru olmayı deneyin…
Kıbrıs, millî davamızdır.
Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş nerede durmuşsa biz de oradayız.
Türk Mukavemet Teşkilatı, o gün millî davamız için kurulmuş, taşıdığı ruh, inanç ve kararlılıkla bugün de varlığını sürdürmektedir. Şehitlerimiz, gazilerimiz ve bizler de bu kutlu davanın asli üyeleriyiz…
Fatin Rüştü Zorlu, Birleşmiş Milletler kürsüsünde ne söylemişse, Adnan Menderes’ten Celal Bayar’a, Alparslan Türkeş’ten Süleyman Demirel’e, Bülent Ecevit’e ve Necmettin Erbakan’a kadar devlet ve siyaset adamlarımız, her türlü riski, idamlarla, hapislerle ve iftiralarla bedel ödemelerine rağmen Kıbrıs davasından bir tek geri adım atmamışlardır.
O gün de Kıbrıs millî davamızdı, bugün de Kıbrıs millî davamızdır.
Türk gençliğine güveniyorum: Kıbrıs, ilelebet millî davamız olmaya devam edecektir.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümünde; Kıbrıs Türk halkının varoluş ve istikbal mücadelesine ömürlerini adayan Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş’ı, Dr. Fazıl Küçük’ü ve o toprakları vatan kılan bütün aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum.
Kahraman gazilerimize minnettarız.
Adadaki bütün Kıbrıs Türkü kardeşlerime en kalbî selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.
TV100 yayınına telefonla bağlandım.
Hakkımda ortaya atılan iddialara, Gülistan Doku kızımız, mecliste Now TV muhabiriyle yaşananlara kadar merak edilen her şeye eğip bükmeden, tüm açıklığıyla cevap verdim.
Sadece dedikoduları değil, “gerçekleri ve doğruları bilmek isteyenler" için karnımdan değil açık açık konuştuğum bu yayının tamamını buraya bırakıyorum.
Not: Biraz uzun ve detaylı bir yayın oldu, vaktinizi almamak için izlerken video hızını 2x yapabilirsiniz.
🔗 https://t.co/UDKsiKCr3b
Milli Gazeteciler!
Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz.
Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz.
İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir.
Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir.
O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır.
Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan "sipariş haberlerle" kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir.
Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir.
Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir.
Bilesiniz…
Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır.
Aşağıda; milletvekilinin sorduğu sorular, Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevaplar, iftira ve çarpıtma içeren haberleriniz ile birlikte hareket ettiğiniz diğer yayın organlarının aynı cümlelerle yayımladığı haberler…
Tarihe bir not düşelim (1)
Meclis’te ve medyada bir çok mecrada “Süleyman Soylu terör örgütü mensubu 86 derken pkk’nın fesih kongresi 232 kişi ile toplandı verdiği rakamlar yanlış”
çarpıtmasına, devlet yurt içinde ve yurt dışında terör örgüt mensuplarını nasıl belirler cevabımız…
Devlet yönetmekte siyaset yapmakda ciddi bir iştir
•Çağımızın insanının başında bir problemi var: “Akran zorbası.”
•CHP’nin de başında bir problemi, bir belası var: “Siyaset zorbası” Özgür Özel.
•(45 Kaset iddiası) Özgür Özel ile el altından ilişki kuran da şerefsizdir.
•Bu iftirayı, fitneyi atıp da ispat etmeyen de şerefsizdir…
Özgür Özel; Şişli Meydanı’nda, Saraçhane Meydanı’nda Millî Eğitim Bakanımıza, Maliye Bakanımıza, Çevre ve Şehircilik Bakanımıza hakaret yaptıysa; Şehzadebaşı Camii’nde kutsallarımıza hakaret yaptıysa; milleti tahrik ederek Cumhurbaşkanımızın ailesine nasıl hakaret ettirdiyse, aynı şekilde bana da tüm hakaretleri yaptı.
Çağımızın bir problemi var: Akran zorbalığı.
CHP’nin de başında bir problemi var: Siyaset zorbası.
Başında bir zorbası var, belası var : “Siyaset zorbası Özgür Özel.”
Güya Kıbrıs’ta 45 tane kaset varmış.
Güya ben, Özgür Özel’i aramışım; güya kendi kasetimi kabul etmişim de “Erdoğan soyadlılarla niye ilgilenmiyorsun?” demişim.
Bir fitne, bir riya ve bir yalan ancak bu kadar olabilir.
Allah, bunların yalanlarından ve şerrinden bütün milleti korusun.
Onunla el altından ilişki kuran da şerefsizdir; bunu ispat etmeyen de şerefsizdir.
Namussuzlara Duyurulur:
Bu ülkede, devletine ve milletine şerefle hizmet etmiş; görev süresi boyunca terörle, uyuşturucuyla, sanal kumarla ve Amerika’dan İngiltere’ye kadar uzanan her türlü suç şebekesiyle hiçbir şeyden korkmadan mücadele etmiş birine yönelik, iftira ve karalama amacıyla sistematik olarak yayılan, “ağıza dahi alınmayacak” düzeydeki adice dedikodular, bu mücadeleyi hazmedemeyenlerin intikam çabasıdır. Bu iftiraları atan, yayan, karalayan herkes şerefsizdir.
Bizi kendinizle karıştırmayın.
Onursuz, hırsız, ahlaksız, katil suç şebekelerine karşı cesaret gösteremezsek…
Vay adamlığımıza, vay kalıbımıza!
Yıllardır her fırsatta sistematik biçimde iftira atan ve karalama yapanlara, bugünkü yolsuzluğu örtme çabası içinde hedef saptırmaya çalışanlara sesleniyorum:
Kuzey Kıbrıs’ta işlenen bir cinayeti, devletimiz tüm kurumlarıyla, KKTC makamlarıyla tam bir iş birliği içerisinde çok kısa sürede aydınlatmış ve adli makamlara intikal ettirmiştir. Bu cinayetin, başka bir ülkeye kaçan, hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve iadesi beklenen bir numaralı şüphelisinin bir yıl önce ortaya attığı hayal ürünü iftiraları sürekli tekrar edenlere biz “operasyon çocuğu” dedik, haklı çıktık.
Her türlü dış istihbaratın oyuncağı hâline gelen bu kişilerin, konu ne olursa olsun, ellerinde belge, bilgi ve kanıt varsa ortaya koymamaları namertliktir.
Peşine düştüğümüz suçluların, devletimizin ve bu devlet için görev yapanların itibarlarını zedelemelerine asla izin vermeyiz. Bu yalan ve iftiraları yayanlar, hukuk önünde en ağır biçimde hesap vereceklerdir.
Çürümüşlüğünüzü, yolsuzluğunuzu iftira çamurlarıyla üzerimize sıçratamazsınız.
Son söz:
Namusumuzu yolda bulmadık.
Hayatımın sonuna kadar bu namussuzların peşinde olacağımı herkes bilsin.
Malum kişinin şahsımla ilgili söylediği iftiralar hukukun ve siyasetin konusudur. Ancak Gazi Meclisimizde bütçedeki açıklamayı çarpıtarak dağdaki pkk’lı terörist sayısının 2023 Mayıs’ta 77 olmadığı iftirasına cevap vermek; devletimizin ve kahramanlarınızın fedakarlıklarla yaptığı terörle mücadeleye saygımızın zorunluluğudur.
📌O gün 77 olan yurt içindeki (dağdaki terörist sayısı) bugün yarısıdır. Bu sayılar Genelkurmay, MİT, Jandarma ve Emniyet tarafından yılda iki kez yapılan tesbitler sonucu belli olur.
📌Oysa bütçede belirtilen rakam ise, tüm terör örgütleri ile mücadelede şehir ve kırsalda gözaltına alınan, tutuklanan, ölü olarak ele geçirilen ve teslim olup etkisiz hale getirilenlerin toplam sayısıdır (1381).
📌Kahramanlarımızın fedakarlıklarını, devlet ve millet karşıtlarıyla sabah akşam çığırtkanlık yapanlara, kumar masalarına, borsa spekülatörlerine ve iş takipçilerine meze yaptırmayız.
📌Geçmiş zamanda benim için yaptığı methü senanında zerre kıymeti olmadığı gibi bugün söylediklerininde hiçbir kıymeti yoktur.
📌Lafa bakarız laf mı diye, söyleyene söyletene bakarız adam mı diye. Hayatlarında hiçbir başarıları olmayanlar ancak çamur siyasetlerinde debelenirler.
Ellerinden geleni ardlarına koymasınlar.
Gazete Duvar’dan Can Bursalı ile söyleşimiz…
“Devletime ve milletime hizmetimi tamamladım, bu son dönemim.
Tayyip Erdoğan benim liderimdir.
Devlet Bahçeli’nin bana yaptıklarını hayatım boyunca unutamam.
Küreselleşme sona eriyor, Türkiye yeni dünya düzeni fırsatını kaçırmamalı…”
https://t.co/MRg5lBbwJj
🗣️ Süleyman Soylu:
Bizim devlet olarak, uyuşturucu ile ilgili sahaya çok güçlü basmamız, eroin rotasını, sentetik uyuşturucuların rotasını değiştirmiştir.
Uzun zamandır sessizliğini koruyan @SuleymanSoylu gdh'a konuk oldu.
Hakkında çok konuşulanları, kendisiyle ilgili iddia edilenleri, suç örgütleri ve uyuşturucu çetelerini detaylarıyla sorduk, detaylı cevaplar aldık.
🗓️ 24 Nisan 2024 - 18:00’de YouTube kanalımızda.