@bediracar Rt yapabileceğin sadece iki yorum bulabilmen zaten meseleyi özetler mahiyette olmuş. Kendin o şekilde cami yaptırırsın inşallah ona da ayrıca gidilir
Cezaevinden çıktıktan sonra size hep anlatmak istediğim bir şey vardı.
Burası çocuk cezaevi. “Kaykaycı” diye bahsettikleri çocuklar, koğuşlarda ailesi para yatırmadığı için dayak ve işkence görüyorlardı. Bu çocuklar yaşadıklarını gardiyanlara şikâyet ettiğinde onlara “kaykaycı” damgası vuruluyordu. Cezaevinde bunun anlamı “orospu çocuğu” demekti.
Bu damgayı yedikten sonra hiçbir koğuşta barınamazsınız. Herkes ailenize küfür eder, psikolojik baskıya dayanamaz hâle gelirsiniz. Bu yüzden kimse gardiyanlara şikâyet etmezdi.
Koğuşlarda bazı kişiler vardı; istedikleri kişiyi dövme yetkisine sahiplerdi. “Hatacı” denilen çocuklar herkesi istedikleri gibi dövebilirlerdi. “Serbestçiler” ise diğer mahkûmların kantin parasını istedikleri gibi harcayabiliyordu.
Benim ailem her hafta 3 bin lira yatırıyordu ama buna rağmen bir lokma abur cubur ya da bir kola bile vermiyorlardı. İçeride bunlar çok değerliydi. Koğuş ağası istediğinde kurumun dağıttığı yemeği bile bize vermiyordu herkesi istedikleri gibi darp ediyorlardı ve cezaevi yönetimi bu düzeni bilmesine rağmen ses çıkarmıyordu
Kısacası, bu kişiler içeride daha da güçleniyor ve özellikle ailesi olmayan, kimsesiz çocuklara daha fazla eziyet ediyorlardı ve başlarına hiç birşey gelmiyordu.
@yourmomsfavfood Olayın avukatlıkla ilgisi yok arama kararı olmadan herhangi bir vatandaşın da çantasını açıp arayamazdı. Sizler usul erkan bilmediğiniz için gösteriyor olabilirsiniz ama avukat arkadaşımız usulü bildiği için yapamayacaklarını söylemiş. Saçma sapan yorumlar yapmışsınız bir de…