Şehid-i Kerbela Hz. Hüseyin efendimizin türbedarı Sn. Seyyid Celal Meaş beyefendi Merhum Ebedi Liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş’ın kabrini ziyaret maksadıyla Trabzon’a geldi.
Bizde bu vesile arkadaşlarla bu güzel insanı ağırlama fırsatı bulduk.
Teşekkür mesajında bile diğer siyasi partilerin mesajlarını yok sayıp ötekileştiren bir anlayış. Kulüp tarihinde hiçbir zaman bu dönem kadar siyasileşmedi.
Herkes bilmelidir ki Trabzonspor her türlü siyasetin üstündedir.
Siyaset spora hizmet için vardır.
107 yıl önce 19 Mayıs 1919’da Samsun’da yakılan bağımsızlık meşalesi, yalnızca bir kurtuluş hareketinin başlangıcı değil, Türk milletinin emperyalizme, işgale ve mandacılığa karşı ayağa kalkışının ilanı oldu. Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma Vapuru’yla Karadeniz’e açıldığında Anadolu işgal altındaydı. Ancak en büyük tehdit yalnızca düşman işgali değil, Türk milletine “kendi başına yaşayamaz” düşüncesinin dayatılmasıydı. O gün “Ya istiklal ya ölüm” diyerek bu dayatma reddedildi.
19 Mayıs’ın ruhu, milletin kendi kaderini kendi tayin etme iradesidir. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde manda ve himayenin reddedilmesi, bağımsız Cumhuriyet’in temel taşı olmuştur. Kurtuluş Savaşı yalnızca Anadolu’nun işgalden kurtuluşu değil, Sevr’e ve emperyalist parçalama planlarına karşı verilmiş büyük bir başkaldırıdır.
16 Mayıs’ta İstanbul’dan başlayan yolculuk, 1 Eylül 1922’de “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir” emriyle zafere ulaşmıştır. Kurtuluş; bir avuç yüksek ruhlu, vatan ve bayrak sevgisiyle donanmış fedainin inancı ve cesaretiyle başarılmıştır. Bu topraklarda fedailer tükenmez, bağımsızlık iradesi asla yenilmez.
Bugün de tam bağımsızlık; ekonomiden savunmaya, eğitimden denizlere kadar her alanda kendi kararlarını verebilen Türkiye demektir. Mustafa Kemal’in Samsun’da yaktığı meşale hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.
DÜNYA HAYMANALI DOKTORU KONUŞUYOR! 👇👇😍Haymana'dan Harvard'a!
Haymana’nın ayazında, bozkırın tam kalbinde bir çocuk büyüyordu. O zamanlar kimse bilmiyordu; o küçük ellerin gün gelip tıp literatürünü baştan yazacağını…
Antalya’da bir ameliyathane. Saat sabahın dördü. Dışarıda dünya uyurken, içeride "imkânsız" denilen bir mucize için iğneyle kuyu kazılıyordu.
İnsan saçından daha ince damarları birbirine dikmek... Kopan umutları yeniden hayata bağlamak... Herkesin "vakit çok geç" dediği yerde, o sessizce neşteri eline aldı.
Prof. Dr. Ömer Özkan.
O, sadece bir cerrah değil; bu toprakların yetiştirdiği bir deha.
Dünyada ilk kez kadavradan rahim nakli yaparak "anne olamazsın" denilen kadınlara umut oldu. Türkiye’nin ilk tam yüz nakliyle, aynalara küsen bir gencin kaderini değiştirdi.
Harvard Üniversitesi ayakta alkışladı, BBC ve CNN "Türk Mucizesi" diye manşet attı. National Geographic belgesellerine konu oldu ama o mütevazılığından hiç ödün vermedi.
Bozkırın evladı, bugün dünyanın en saygın kürsülerinde parlıyor.
Peki, biz kendi öz evlatlarımızı ne kadar tanıyoruz? Başkalarının sahte kahramanlarını konuşmaktan, bu sessiz devleri unutuyor muyuz?
Bu başarı sadece tıbbın zaferi değil; bu, bir Anadolu insanının dünyaya attığı imzadır. 🇹🇷
Sizce de bu gururu daha yüksek sesle konuşmamız gerekmiyor mu? 🧿
Vuslatının 6. Yıl dönümünde Baş Hocayı yâd edeceğiz.
Onunla büyük fikirlerin sancılı doğuşlarına şahit olduk, fani dünyada ebediyet her daim anılmakla mümkün olur.
Ebediyet yolcusuna minnetle…
Bugün Merhum Babam Prof. Dr. Haydar Baş’ın aramızdan ayrılışının 6. yıldönümü.
Her geçen gün eksikliğini daha fazla hissediyoruz.
Fikirleri, sözleri yıllar öncesinden bugünlere ve yarınlara ışık tutuyor.
Biz de o ışığın ardında son nefese kadar yürümeye devam edeceğiz.
Prof. Dr. Haydar Baş’ı Anma Haftası – 1. Gün
Türkiye'nin milli parası var mı soruyorum sana. Biz cebimizdeki Türk Lirası diye kabul ettiğimiz parayı hazineye koyduğumuz doların karşılığında basıyoruz. Onun tercümesi bu. Türkiye'nin milli parası var mı soruyorum sana. Biz cebimizdeki Türk Lirası diye kabul ettiğimiz parayı hazineye koyduğumuz doların karşılığında basıyoruz. Onun tercümesi bu.
Prof. Dr. Haydar Baş
#ProfDrHaydarBaşAnmaHaftası #ProfDrHaydarBaş #HaydarBaş #ProfDrHaydarBaşEnstitüsü #BTP
#MilliEkonomi #TürkLirası #BağımsızEkonomi #Ekonomi #Türkiye #Gündem
CNN Intl.’de NATO Genel Sekreteri Rutte’ye Trump‘ın sarf ettiği İran medeniyetini yok etme tehdidi sizi bir diplomat olarak rahatsız etmiyor mu sorusu soruluyor.
NATO Genel Sekreteri cevap vermek yerine liderlerin söyledikleri hakkında yorum yapmam diyerek devam ediyor ve Trump’ın İran’da yaptıkları İsrail ve Avrupa güvenliği için çok önemli diyerek tehdidi aklıyor.
Rutte bu yorumu kendi adına yapmıyor. Zira 32 devleti temsil ediyor. Bu kişinin görev tanımı bellidir . NATO’nun kurucu anlaşmasına göre NATO Genel Sekreteri karar vermez, temsil eder. Kararları NATO’nun ana organı, Kuzey Atlantik Konseyi alır.
Rutte 32 devlet adına böyle bir söylemi normalleştiremez ve meşrulaştıramaz.
Soru askeri değil, doğrudan insanlık ve savaş hukukunu ilgilendiren bir konudur.
NATO’nun başındaki kişi hukuku değil gücü savunuyorsa o koltuk artık temsil makamı değildir.
Daha vahimi, 32 ülkeden tek ses çıkmıyor, bu sessizlik de küresel güney ve hür dünya bakışıyla adeta açık onaylamadır.
Ve Türkiye hukuken, ahlaken ve fiziken çökmekte olan NATO’nun zirvesine hazırlık yaparken ve içimizdeki mandacılar sınır tanımadan NATO güzellemesine devam ederken ilerde Suriye üzerinden İsrail ile Türkiye savaşı çıkarsa hala ABD ve NATO’nun yanımızda duracağına inanç tazelerler.
Türk askerine Suriye’de İsrail saldırırsa NATO 5.maddesi gündeme bile alınmaz. Türkiye bugünün konjonktüründe sadece kendine güvenebilir.
Bugün dünyanın gözü önünde Filistin’de sistematik bir katliam yaşanıyor. Katil İsrail Meclisi, işgal altındaki topraklarda vatanını savunan Filistinli esirler için 'idam yasasını' onayladı. Bu artık bir çatışma değil, bu bir savaş değil, bu açık bir soykırımdır!
İsrail yönetimi, onlarca yıldır sürdürdüğü işgali meşrulaştırmak adına hukuku bir infaz aracına dönüştürmüş, evrensel insan haklarını ayaklar altına almıştır. Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken acı tablo şudur: Binlerce can feda edilirken, çocukların geleceği ellerinden alınırken ve bir milletin var olma hakkı yok sayılırken dünya bu vahşeti adeta bir film izler gibi seyretmektedir.
Daha da vahimi sözde Müslüman ülkelerin yöneticileri, bu zulmü sadece kınayarak, cılız bildiriler yayımlayarak sorumluluktan kaçabileceklerini sanmaktadır. Bilinmelidir ki katil rejimle ticareti kesmeyen, ekonomik ve siyasi yaptırımları masaya koyamayan her yönetim, atılan her kınama mesajıyla aslında kendi acziyetini ilan etmektedir.
Hiçbir güç vatanını savunan bir milletin yaşama iradesini elinden alamaz!
Hiçbir kirli siyaset veya stratejik hesap çocukların ölümünü meşrulaştıramaz!
Bu mesele artık sadece Filistin’in sınırları içinde kalmış bir toprak meselesi değildir.
Bu mesele 21. yüzyılda insan kalabilme sınavıdır.
Russia announces all future oil and gas deals with Europe will be priced in Iranian currency.
(Rusya gelecekte Avrupa ile yapılacak doğalgaz sözleşmelerinin İran para birimi üzerinden yapılacağını açıkladı)
👇
Büyük bir kırılma
👇
MİLLİ PARALARLA TİCARET
👇
Prof Dr Haydar Baş
👇
ABD hâlâ gerçek bir devlet aklı üretemedi.
Kandan ve kaostan beslenen bir düzen kurdu.
Dün Kızılderililer, bugün başka coğrafyalar…
Ama bu düzenin sonu geldi.
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
Bugün askeri güç zayıflıyorsa, sırada dolar var.
Ama çözüm başkasının parası değil.
👉 Prof. Dr. Haydar Baş’ın dediği gibi:
Her millet kendi para birimi ile ticaret yapmalıdır.
Yeniden dünya düzeninin altın anahtarı bu formül olacaktır.
Yenilmezlik miti çöktü.
ABD ve İsrail hem sahada hem algıda kaybetti.
İran üstünlüğü eline geçirdi.
Unutmayalım, İran düşerse Ortadoğu düşer, insanlık kaybeder.
https://t.co/mw4jybX2ue
‼️Türkiye yeri doldurulamayacak bir zekasını kaybetti!
📌3. sınıf aydınımsı tiplere mahkum edildiğimiz bir vasatta ülkenin gerçek anlamda zenginliği idi!
📌Farklı düşünmeyi öğretti!
📌%100 orjinaldi!
Haydut düzen İran'a saldırıyor.
Ne uluslararası hukuk, ne insanlık ne de başkaca herhangi bir değer umurlarında değil.
Anladıkları tek dil güç.
Ve İran bunu yaptı.
Her ne kadar ağır kayıplar verse de İran, ilk olarak füze gücüyle İsrail–ABD haydutluğuna karşı anladıkları dilden cevap verdi.
İsrail'in Demir Kubbesi kevgire döndü, ABD'nin savaş gemileri ve uçakları bir bir vuruldu.
Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de, Irak'ta katliamlar yapan kibir abidesi caniler, beklemedikleri bir tokat yedi.
Bu haydut ikiliye atılan bir diğer tokat ve belki de füzelerden daha ağırı, petrol ticaretinin dolar yerine millî paralarla yapılması oldu.
Zaten bu savaşın başlıca başlatılma nedeni buydu.
Tıpkı Venezuela gibi İran da petrol ticaretini ABD doları yerine millî paralarla yapma kararı alınca sömürgeci zihniyetin tahtı sallandı.
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş şartını dolar yerine yuan ile ödeme şartına bağlaması, Tel Aviv'i yerle bir eden füzelerden daha etkili oldu.
Çünkü İran bunu yaparak ABD'yi can damarından yakalamış oldu.
Çünkü dolar yoksa ABD de yok!
Bu, ABD'nin 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana sürdürdüğü, kâğıdı boyayıp dolar adıyla dünyayı sömürme sisteminin de sonu demek; tarihi bir kırılma demek.
Bu tarihi kırılmanın mimarı, fikir babası ise ebedî liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş…
Haydar Baş, Millî Paralarla Ticaret projesini ilk kez 2005 yılında Millî Ekonomi Modeli ile dünyaya ilan eden isimdir.
BRICS'e yön veren bu proje, son olarak 7-8 Şubat'ta Viyana'da gerçekleştirdiğimiz 11. Uluslararası Millî Ekonomi Modeli Kongresi'nde de 21 ülkeden gelen 50'den fazla akademisyen tarafından konuşulmuştur.
Prof. Baş, 2013 yılında Rusya Parlamentosu Duma'da yaptığı konuşmada kapitalizmi sessiz bir devrimle tarihe gömdüklerini söylemişti.
Şimdi o devrim artık sessiz değil; artık kapitalizm ve efendilerinin, Millî Ekonomi Modeli ile gümbür gümbür tarihe gömüldüğüne şahit oluyoruz.
İranlı bir kız çocuğu, enkazın arasından elinde Kuran-ı Kerim ile oruçlu halde çıkıyor. Kuran'dan okuduğu anlaşılıyor. İşte Netanyahu ve Trump'ın yok etmek istediği İran halkı bu.
ŞOK EDİCİ 😳 🇮🇷
İran nüfusunun %80'inin yüksek lisans ve doktora derecesine sahip olduğunu yeni keşfettik.
Cumhurbaşkanları mükemmel bir kalp cerrahı, Dışişleri Bakanı ve neredeyse tüm Parlamento üyeleri doktora sahibi.
İran ayrıca %94 okuryazarlık oranına ve dünyanın en büyük kadın bilim insanı nüfuslarından birine sahip.
Matematik ve bilimde yenilikler yapmış eski bir imparatorluk.
%94 okuryazarlık oranı mı? ❤️