@tgrthabertv Terbiyesiz adam. Göz içine baka baka yalan, halkı kin ve düşmanlığa iten yanıltıcı haber veriyorsun. Herşeyi okuyup BEN BÖYLE ANLIYORUM diyerek çarptırıyorsun. Mahkeme yapılmaz dememiş!
@sakarmekee@basgoze_serdar Çünkü henüz kesinleşmiş bir karar yok. Tedbiren verilen karar “geçici” olarak atananları belirler.
Yargıtay kararı onarsa o zaman değişir. Bozarsa, tedbiri kaldırır ve bu yalananlar sadece leke olarak kalır.
Bu nedenle KK genel kurul yapmadan devam edecektir.
@eczozgurozel Azmin, dürüstlüğün ve çalışkanlığın başaramadığı şey yoktur.
Sen bizim Başkanımız, sesimiz, liderimizsin. Çocuğuma seni gösterip “Bak Atatürk bize böyle ol diyor!” diye öğütlüyorum.
Yolun yolumuz, izin izimiz!
YAKALAMA ve GÖZALTI
Baştan söylemek isteriz ki; yakalama ve gözaltı tedbirlerini düzenleyen CMK m.90 ila m.99 ve ifade veya sorgu için çağrı ile zorla getirmeyi düzenleyen CMK m.145 ve m.146 gözden geçirilmeli, bu hükümlerde lüzumlu değişikliklere gidilmelidir, çünkü bu hükümler ile uygulama çelişmektedir.
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını kısıtlayan tedbirlerden yakalama ve gözaltı CMK m.90 ila m.99’da, ifade veya sorgu için çağrı ile zorla getirme ise CMK m.145’de ve m.146’da düzenlenmiştir.
Buna göre; gözaltının ön şartı yakalamadır, CMK m.90’a uygun şekilde yakalama tedbirine başvurulmadan, Cumhuriyet savcısı tarafından m.91’de düzenlenen gözaltına alma kararı verilemez. Yakalama tedbirine ancak suçüstü halinde başvurulabilir. “Suçüstü” kavramının ne anlama geldiği, CMK m.2/1-j’de ve m.90/1-a,b’de tanımlanmıştır. Uygulamada, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun mütemadi, yani neticesi devam eden suçlardan olduğundan bahisle bu suçun “suçüstü” kapsamında sayıldığı ve buna göre soruşturmaların yapıldığı bilinmektedir.
Bunun dışında; soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının talebi üzerinde sulh ceza hakimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir ya da tutuklama talebinin reddi kararına Cumhuriyet savcısı itiraz ettiğinde, itiraz mercii tarafından yakalama emri çıkarılabilir.
Sonuçta; yakalama tedbiri ancak suçüstü halinde veya CMK m.98’in ilk üç fıkrasında gösterilen durumlarda uygulanabilir, yakalama olmadan gözaltına alma kararı verilemez.
Bunların dışında uygulanan yakalama ve gözaltına alma tedbirleri hukuka aykırıdır. Bu tedbirlerde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı aleyhine genişletme yapılmak isteniyorsa; Anayasa m.13’e, m.19’a ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.5’e uygun olmak kaydıyla, CMK m.90 ila m.99’da değişikliğe gidilebilir, fakat bu değişiklik yapılıncaya kadar uygulamanın yasal düzenlemelere uygun yapılması gerektiği izahtan varestedir.
Ayrıca; CMK m.145’de ifade ve sorgu için çağrı ve m.146’da zorla getirme tedbirleri düzenlenmiştir. Yakalamanın ve gözaltına almanın yasal şartları yoksa, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davet edilir. Çağrı, yani davet, ifade alma veya sorgu için asıl yöntemdir. İstisna olan zorla getirmedir. CMK m.146’ya göre; hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli sebepler bulunan veya çağrı üzerine gelmeyen şüphelinin veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir. Zorla getirme, yakalama ve gözaltına alma tedbirlerinin bir alternatifidir. Zorla getirmede gözaltına alma uygulanmaz. Kolluk; şüpheliyi veya sanığı doğrudan Cumhuriyet savcısına, hakime veya mahkemeye götürür. Çağrı ve zorla getirme kararları; Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından verilir.
Kovuşturma aşamasında CMK m.199 uyarınca mahkeme, sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirme veya yakalama emri ile getirilmesine her zaman karar verebilir.
Bu usuller dışında uygulanan yakalama, gözaltı, çağrı ve zorla getirme tedbirleri ve sonuçları hukuka aykırıdır. Bu yolla elde edilen deliller hukuka aykırı olacağı gibi, yasal şartlar oluşmadan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının kısıtlanması da gündeme gelir.
Sonuç olarak; yakalama, gözaltı, çağrı ve zorla getirme tedbirleri gözden geçirilerek, anlaşılır bir şekilde, çelişkiye ve karışıklığa düşülmeden Anayasa ve İHAS hükümleri çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir. Yasal düzenlemeden farklı uygulamalar, ister istemez Anayasa m.2, m.13, m.19, m.38/6, m.138/1, İHAS m.5 ve CMK m.90 ila m.99 ve m.145 ve m.146, m.206/2-a ve m.217/2 aykırılıklarına yol açmaktadır.
@tnctimes @bigitelif0 Bir dine en çok zarar verenler, bilmediği halde onu savunan veya başkalarına anlatanlar oluyor. Oku, öğren ki zarar verme. Yada bilmiyorsan bari sus, bari başkasına saldırma. Saygı göster ki saygı duyulasın.
@sevdaturkusev Neden yatlar Lüksemburg üzerinden alınır?
Bu tamamen hukuki ve finansal yapılandırma ile ilgilidir.
Avrupa’da birçok kişi yatını şu şekilde yapılandırır:
1.Lüksemburg / Malta / Cayman gibi bir yerde şirket kurulur
2.Yat bu şirket üzerine tescil edilir
3.Yat başka ülkede olr
@tgrthabertv@FUATUGUR@samiltayyar27 Anayasa 83/2…Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır.
Ancak bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorun
@ntv Adaleti hep “alo” ile çözmeye alıştıklarından, çözümü alo adalet hattında bulmaya çalışıyorlar. Oysa bu sayıdaki mahkeme ve hakimlerle adalet hızlanmaz. 20 yıl kıdemli avukatları sınavsız, mülakat ve eğitim sonrası hakim atasınlar.