PTT ve Ulaştırma Bakanlığı el ele tebligat tefeciliğine..
Yurttaş eriyor, kurumlar bitiyor, idareciler savruluyor, izleyen izlemeye devam ediyor, iyi seyirler..
Türkiye'de nitelikli ve saygın yerel yönetim anlayışına rol model olan iki değerli isim.
"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
Şahsın görünür rütbeyi aklı eserinde"
1980’lerde Eskişehir, benzetmede hata olmazmış, şekeriyle, unuyla, öteki malzemeleriyle, helva yapılmaya hazır durumdaydı, ama bir türlü olmuyordu; bir dokunuş, bir tetikleme, bir ateşleme gerekiyordu. Sonra Yılmaz Büyükerşen geldi ve helvayı yaptı.
Helva dediğimiz aslında bir destan. Yılmaz Büyükerşen; gazeteci, bilim insanı, üniversite rektörü, belediye başkanı, siyasetçi kimlikleriyle Eskişehir ve çevresi için bir kalkınma destanı yazdı. Destanın bir bölümü eğitim, bir bölümü yaşam kalitesi yüksek bir kent, bir başka bölümü nitelikli insan gücü.
Yılmaz beyi bu nedenle kategorize edemeyiz. Yani Yılmaz beyi tek bir sıfatla tanımlayamayız; yalnızca rektör, yalnızca belediye başkanı diyemeyiz, yalnızca siyasetçi hiç diyemeyiz. Yılmaz hoca bunların hepsi. Zaten bunların hepsi olmadan destan da yazılamaz.
Hocamızı sevgiyle, saygıyla, şükranla uğurluyoruz; şimdi kendisinden yeni Yılmaz Büyükerşenler yetiştirmesini bekliyoruz.
@Y_Buyukersen
1956’da yazmış Nazım Hikmet!
Dünya bu kadar kendi etrafında, güneşin etrafında dönmüşken değişen birşeyin olmaması insanlık adına ne üzücü!
KIZ ÇOCUĞU
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
Demokrasiden ve hukuk devletinden kopuşun tescili ve ilanı olan 2017 Anayasa referandumu ile bugüne kadar Avukatlık mesleğine karşı yapılan en ağır darbelerden biri olan paralel baro düzenlemesinin mimarları reform yapmaz; olsa olsa bir hançer daha saplar!
Fiili İl Başkanı Kaftancıoğlu “Kılıçdaroğlu olmasaydı İmamoğlu da olmazdı” demiş.Eee, Baykal olmasaydı da Kılıçdaroğlu da olmazdı..Siyaset böyledir @Canan_Kaftanci Sen de İmamoğlu sayesinde var oldun..Ne yapalım şimdi,bir seçim daha mı kaybedelim?
..Toprak sahipleri, çok uluslu şirketleri ve işbirlikçi yerlileri, çete sahipleri ve yakaları, baş ve bakanları, milletlerin bekçileri ve sürülerinin olduğu yerde yer kavgası vermedik...
Hiç bir yerdeydik.."
#KazimKoyuncu ölümsüzdür.