Hadi İBB başkanı belediye başkanlığı dönemini İstanbul dışında tüm ülkede gezinerek geçiriyor ona iyi kötü alıştık.
Şimdi de ana muhalefet vekilleri Türkiye'yi bıraktılar, Suriye'ye gidip Suriye içişlerine karışıp
Oradaki çatışmayı Türkiye'ye sıçratma derdine düştüler.
Allah kendi görev bölgesinde işini en iyi şekilde yapan ana muhalefet versin bize.
Anayasa hükümleri gayet açıktır ve bu anayasa bugün uygulanmak üzere yürürlüktedir. Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarıyla ilgili bu kurumların verdikleri kararları uygulamak mecburiyeti de hemen hemen ilgili her maddesinde yazılıdır.
Sayın Cumhurbaşkanımız 10 yıldan beri Cumhurbaşkanlığı görevinde. 2014 yılından bu yana bu anayasaya göre seçiliyor, bu anayasaya göre ant içiyor ve bu anayasaya göre YÖK ve HSK üyelerini atıyor, yargıtay başsavcısını ve Anayasa Mahkemesi üyelerini seçiyor. Anayasada kendine tanınan bütün hak ve yetkileri kullanıyor.
Birkaç yıl öncesine kadar biz hem 90. madde hem 148'den 153. maddelerine kadar Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına, AİHM kararlarına uymayı kendimize bir vecibe biliyorduk. Şimdi Anayasa Mahkemesi'nin defaatle verdiği kararlar ortada; ki en son 10'a 4 bir karar vermiş görünüyor ve o 4 üyenin de esastan bir itirazları yok, usulden itirazları var. Durum böyle iken Can Atalay'ın tekrar milletvekili olabilmesi için önünde hiçbir engel kalmamıştır. Bunun uygulanması gerekir. Çünkü bu anayasaya göre bu kararlar uygulanmalıdır. Geçmişte Enis Berberoğlu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu konularında mevcut olan düşüncelerim bugün de aynen devam ediyor. Bu yüzden Sayın TBMM başkanımıza seslenmek istiyorum.
Sayın Numan Kurtulmuş, değerli meclis başkanımız; sizi geçmişten bu yana tanır, sever ve takdir ederim. Sizinle birlikte siyaset yaptık. Siz ayrıca iki siyasi partinin genel başkanlığı da yaptınız. Aileniz, ilmî birikiminiz, taşıdığınız unvan, örnek bir aile olmanız ve meclisimizi de bugüne kadar onurlu bir şekilde temsil etmeniz konusunda sizleri her zaman takdir ettim. Bugün önemli bir kararla karşı karşıyasınız. Bana düşen sizi dostça ikaz ederek Sayın Can Atalay'ı meclise davet edip ant içmesini temin etmenizdir. Bu kişi seçildi, mazbatasını aldı. Meclise geldi, meclis komisyonlarına seçildi fakat ant içmesi mümkün olmadı. Şu anda yasama görevine katılamıyor. Anayasa Mahkemesi'nin bu kadar kesin ve kati kararlarına karşı direnmenin hiçbir haklı gerekçesi yoktur.
Hatırlayacaksınız, 2013 yılında Başbakan Yardımcılığım döneminde Kemal Aktaş isimli HDP'li bir milletvekili 1 yıl 8 aylık mahkumiyetinin kesinleşmesi karşısında mecliste ceza hükmü okunacak ve milletvekilliği sona erecekti. Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesine göre Nevruz'da yaptığı bir konuşma vesilesi ile bu cezayı almıştı. Söz konusu konuşmada da AİHM kararlarına göre hiçbir suç unsuru yoktu. Dolayısıyla Sayın Başbakanımızın görüş ve talimatlarını alarak kendi aramızda bu kanunun ilgili maddesini, "Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi..." şeklinde AİHM kararlarına uygun olarak değiştirdik. Kemal Aktaş'ın kararının TBMM'de okunmasını da Sayın Cemil Çiçek'ten rica ederek 4-5 ay geciktirdik. Sayın Başbakanımızın çok doğru bir kararı ile bu madde değiştirildi ve o günden bugüne de yürürlükte kaldı. Geçmişte bir milletvekilliğinin düşürülmesine bu şekilde karşı çıkmışken bugün neredeyse rutin bir olay gibi milletvekilliklerinin düşürülmesi vesilesiyle siyaset kurumunun zedelendiğini, siyasetçinin yıprandığını ve bu kurumun çok büyük yara aldığını düşünmekteyim.
Sayın TBMM Başkanım; lütfen kendi iradenizle, hukuk düşüncenizle, siyasî birikiminizle bu işi daha fazla uzatmadan çözüme kavuşturalım. Bu onurlu işi bir başkasına havale etmeyelim. Unutmayalım ki sizin de çok değer verdiğinizi bildiğim Or. Prof. Ali Fuat Başgil'in şu sözlerini hatırlatmakta fayda görüyorum: "En iyi anayasa uygulanan anayasadır, en kötü anayasa uygulanmayan anayasadır."
Uzunca süredir bir tuhaflık görüyorum.
Çok geriye gitmeyeceğim.
Daha yakın tarihte sadece çalışmayan emekliler için 5 bin lira ikramiye kararı alındı.
Tepkiler üzerine çalışan emekliler de kapsama dahil edildi.
Son olarak SSK ve Bağkur emekli maaşlarına yüzde 42.6 zam yapıldı.
Bu oran, tepkiler artınca yüzde 49.25’e yükseltildi.
Hatadan dönülmüş olsa da beklenen siyasi ve sosyal fayda sağlanamıyor.
Arada yenen politik dayak da cabası.
Eskiden bu gel-git vakalar çok istisnai durumdu.
Ya toplumla bağ zayıfladı tepkilerle farkına varılıyor.
Ya hükümet içinde koordinasyon problemi var.
Ya Cumhurbaşkanımıza giden bilgilendirme kanalı tıkalı.
Ya da hepsi.
Zira, bir ay sonrasını öngöremeyen politik tutum kabul edilemez. AK Parti de bu değil.
Şöyle şiddetlice titreyip kendine gelme vakti.
Bu zikzaklar kalıcı hale gelmeden…
Kumluca İlçe Yönetim Kurulu Üyemiz İsa Bircan’a vefat eden merhume annesi Elif Bircan Annemiz için taziye ziyaretinde bulunduk. Rabbim mekanını cennet eylesin inşallah.
Galatasaray'ın Avrupa Ligi'ndeki rakibi yarın belli olacak
📌UEFA Şampiyonlar Ligi'nde son 16, Avrupa Ligi ve Avrupa Konferans Ligi'nde ise play-off turu kuraları çekilecek
🔗https://t.co/XGKaBoYGmh
Foto: AP
Yargıtay 3.Ceza Dairesi’nin tartışmalı kararı, ağırlıklı olarak Can Atalay’ın şahsı ve siyasi pozisyona göre değerlendiriliyor.
Mesele gelinen noktada Atalay değil, siyasi tutumlarımız da değil, askeri vesayet dönemini andıran hukuk katliamıdır.
Yargıtay kararı dikkatlice okunduğunda bir siyasi muhtıradan söz etmek de mümkün.
TBMM’nin Atalay’ın vekilliğini düşürmeyerek görevini ihmal ettiğini söylüyor, ayar veriyor, göreve çağırıyor.
Sadece lütfetmiş, AYM üyeleri gibi vekiller hakkında suç duyurusunda bulunmamış.
Merak etmeyin, bir sonraki hedef vekillerdir.
Yıllardır vesayetle mücadele ederken hangi ara yargının balans ayarını içimize sindirir hale geldik, anlaşılır gibi değil.
TBMM ayağa kalkmalıdır.
Reddetmelidir.
Vesayete direnenleri ‘gayri milli’ olarak tanımlayan Sorosçu bürokrata da haddini bildirmelidir.
Canımızı yaksa, sinir uçlarımıza dokunsa bile bir köşe yazısından dolayı tutuklama kararı çok ağır bir karardır.
Oysa tutuklama kararı, istisnai olarak uygulanması gereken bir tedbirdir, ceza değildir.
Hukuk bir gün herkese lazım olur.
Birlikte sahip çıkmalıyız.