@avalperenakbas TCK 216 Suçun cezası üst sınırı 2 yıldan fazla olduğu için tutuklanmama yasağı kapsamında değildir.
Bu suçun cezasının üst sınırı 3 yıldır.
Bu suçtan bu ülkede yüzlerce kişi tutuklandı.
Ümit özdağ bunlardan bir tanesi.
Utanmaz haysiyetsiz!
Kürd'ün namusunu aşağılayıp espri yapan bê namus.
Kürt kadının namusunun kırıntısı sizde olsa birazcık haysiyetiniz olur.
Binali Yıldırım da utanmadan bu alçakça rezilliğe gülüyor.
Sen de bir Kürtsün.Sende hiç onur haysiyet yok mu ki bu rezilliğe kahkaha atıyorsun?
Yargı önünde bunun hesabını vereceksin.
UYUŞTURCU BAĞIMLILIĞI BU ÜLKE'NİN BEKÂ SORUNUDUR.
Konya Meram'da anne ve babasını öldüren hukuk öğrencisi.
Adana'da uyuşturucu kullanmak bıçak çekerek kendisinden para isteyen oğlunu öldüren baba.
Bu iki olaydan daha vahim olayları biliyoruz.
Toplumu bu hâle getiren en büyük sebep uyuşturucu bağımlılığı.
Sayın @eczozgurozel;
CHP'nin ismini Türkiye'nin siyaset tarihinde silecekler.
Kurultay felan da yapmayacaklar,yaptırmayacaklar.
Boşuna enerjinizi ve zamanınızı harcamayın.
Ya yeni bir parti kurun,ya da var olan bir partiye geçip muhalefetinizi yapın.
Hedefiniz CHP içinde iktidar olmak değil,Ülke'de iktidar olmak olsun.
Kemal Bey;(2)
Sormaya devam ediyorum.
Başbakanlığın 2012/15 sayılı Genelgesi; ...madenlerin, meraların,ormanların; devri, tahsisi, intifaı Başbakanlığa bağlanmıştır... der...
Bu Genelge ile; Anayasa ihlal edilmiş, ilgili Bakanlıkların kuruluş yasaları askıya alınmıştır. Böyle bir uygulamanın hukukta yeri yoktur. Bu nedenle; Genelgenin iptali için, Konya Milletvekili sıfatıyla Danıştay'da dava açtım.
Partimin bu konuya duyarsız kalması üzerine, Kemal Bey'e 2 ya da 3 kez; ...Sayın Genel Başkan, benim dava açmam yeterli değil, önemli ve etkili olan yöntem CHP'nin kurumsal olarak dava açmasıdır... diye öneri ve talepte bulundum.
Kemal Bey her def'asında; ...Seçim ve Hukuk İşleri dava açmaya gerek görmüyor... dedi. Bu konudaki kararı Kendisinin vermesi gerektiğini, başkalarının "Olur'unu" almasına gerek olmadığını ifade ettim. Ancak, bu dava açılmadı.
Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Bülent TEZCAN idi.
Bu Kişi; 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleşen ve 2.5 milyon civarındaki mühürsüz oyun geçersiz sayılması için, Partim tarafından AİHM'e dava açmam için bana verilen görevi fiilen engelleyen kişidir. Her nedense ve her nasılsa, Kemal Bey üzerinde etkiliydi.
Yeri gelmişken ifade ediyorum; 8-9 yıldan bu yana "1 no'lu fail ve türevleri" olarak adlandırdığım bu Kişi ve oligarşik yapının sorumluluğu yanında; asli sorumlunun Kemal Bey olduğunu önemle vurguluyorum.
SORU; "5'li Çete" olarak adlandırdığınız sermaye grupları ve diğerlerinin, bu Genelgeden yararlanmasını neden engellemediniz? Neden dava açmadınız?
Kamu İhale Mevzuatından beslenen ve himaye edilen sermaye gruplarına karşı neden "sahici" siyaset yapmadınız?
Maden ruhsatlarının, Başbakanlığın ve akabinde Cumhurbaşkanlığının "labirentlerinde" belirlenmesini neden görmezden geldiniz?
CEVAP; Kemal Bey, maalesef ve en hafif deyimiyle, "edilgen bürokrat" kimliğinden ve tavrından kurtulamamıştır. Bu sıfatı, bugün itibariyle daha da ileri boyutlara taşıdığını üzülerek ve içim acıyarak izliyorum. Kemal Bey; İktidar'ın himayesiyle, Hazine bütçesinin belli sermaye gruplarına "servet transferi" yoluyla aktarılmasına göz yumar hale gelmiştir.
Kemal Bey; artık, müesses düzenin ve AKP'nin, Kendisine "çizdiği" sınırlar içinde görev üstlenmiş durumdadır. Neresinden bakarsanız bakın... Dramatik bir tablo ve son...
Sormaya ve anlatmaya devam edeceğim.
@eczozgurozel@kilicdarogluk
Bu filmin bu anını görünce deli oluyorum.
"Oğlum içiysen iç,içmiysen amcaya veriyem ha"
Hangi Kürt kadını çocuğunu emzirirken,süt içmeyen çocuğuna yabancı bir erkeği işaret ederek böyle bir şey demiş?
Kürt kadının mahremiyeti bu kadar mı ucuzlatılır?
FARKEDİLMEK VE BEĞENİLMEK UĞRUNA ÇUKURLAŞAN SOSYAL MEDYA.
Beğenilmek, takdir edilmek, birileri tarafından görülmek ve övgü almak, az ya da çok her insanın ihtiyacı ve beklentisidir.
Çağdaş, bilimsel ve özgür toplumlarda bireyler daha küçük yaşlarda güven, anlayış ve sabır içinde büyüyebildikleri için özgüvenleri de aynı derece de sağlıklı bir gelişim gösteriyor ve bu sebeptendir ki, çok fazla ilgi, alaka, beğeni, övgü açlığı yaşamıyorlar.
Görülme ve fark edilme kaygısının en çok ortaya serildiği alanlardan bir tanesi de sosyal medya.
Sosyal medyada hepimiz bir şekilde yeteneklerimizi, özelliklerimizi ve marifetlerimizi paylaşıyor ve bunun sonucunda geri bildirimler almak istiyoruz.
Bunu kimi şiir yazarak, kimi resim yaparak, kimi de yediğini içtiğini paylaşarak yapıyor.
Arada türkü söyleyenler, dedikodu yapanlar, komiklik edenler, atarlananlar, önüne gelene çatanlar, her şeyi en iyi biliyormuş gibi yapanlar, hastalıklarını, dertlerini anlatanlar, ameliyattan sonra böbrek taşını paylaşanlar, ölüm döşeğindekilerle selfi yapanlar, daha kimler kimler...
Aslına bakarsanız, burada bir yanlış ya da doğru yok.
Herkes yapabildiğini, becerebildiğini, içinden geleni paylaşma özgürlüğüne sahip.
Yalnız dikkat edilmesi gereken nokta, sırf bu fark edilme açlığını doyurmak uğruna rezil rüsva olmamak ve onuru ayaklar altına almamaktır.
Evdeki ihtiyarlarla dalga geçip, onların görüntülerini paylaşmak,
Linç çeteleri kurup, insanlara saldırmak, onların ailelerine küfür ve hakaret etmek,
Aile içinde halledilmesi gereken sorunları sosyal medyaya taşımak,
Milletin gazına gelip, kendini kahraman ilan etmek, berbat, çirkin, ucube şeyleri "sanat" diye insanların gözüne sokmak,
Çirkinleşmek, çamurlaşmak, çirkefleşmek...
Sadece birkaç yüz fazla beğeni alma uğruna bu saydığım rezilliklere değer mi?
Bu ülkede kaç kişi televizyon sayesinde bir gecede meşhur olmuş, ertesi gün piyasadan silinmiştir, unuttunuz mu?
Meşhur olmak, sosyal medya fenomeni olmak, insanları sahte yüzlerle kandırmak çok kolay. Yapılması gereken tek şey kepazelikte sınır tanımamak.
Bir yandan felsefi yazılar paylaşan bir adamın yazıları ancak üç beş beğeni toplarken, diğer yandan koca göbeğini sağa sola sallayan biri milyonlarca takipçi kazanabiliyor.
İşte bu da geri kalmış toplumların nasıl acınacak bir durumda olduklarının en bariz örneğidir.
Arz ve Talep!
Sadece küfür edenin değil, küfür yiyenin de orgazm olduğu garip bir yer burası.
Burası "Küfürü yedim ama kaç yüzbin takipçim oldu. Şükür." diyecek kadar zavallı, ezik insanlarla dolu bir çukur.
Demedi demeyin.
Fark edilmek uğruna eğilip bükülmeye değmez.
Siz kendinizi beğenin, kendinizi sevin yeter!
Her ne kadar herkes "Belgesel hayranı" olduğunu iddia etse de, gerçek hiç de öyle değil.
Lütfen dolduruşa gelip, kendimizi bozmayalım. Ben de dahil, bozan olursa da, çekip kenara uyaralım.
Şurada tertemiz bir avuç insan kalmışız.
Biz de kendimizi helak etmeyelim.
PKK'ye özel bir sefere mahsus 7-8 maddeden oluşan özel çerçeve yasa düzenlenirken,haklarında tutuklu veya tutuksuz yargılamaları devam edenler için "Beraat etme" hakları bâki kalmalıdır.
PKK'nin tasfiye edilmesi ile PKK üyeliği veya propagandası gibi suçlardan haklarında soruşturma veya kovuşturma olanlar,bu suçlamalarla ilgili "Düşme" kararı verilmesi muhtemeldir.
Haksız ve Hukuka aykırı suçlamalardan dolayı yıllarca hukuka aykırı bir şekilde tutuklu bulunanların Yargıtay,AYM veya AİHM'de "BERAAT" etme olasılıkları olanlar ne olacak?
Yasal düzenlemeler yapılacaksa da bu husus göz önünde bulundurulması gerekir.
@PervinBuldan@hdpdemirtas@DEMGenelMerkezi
Türkiye’de şu anki siyasal koşullar motivasyonu mezhep,din,lider ve etnisitelerden arınmış her kesimi kapsayıcı modern bir sosyal demokrat partinin doğması için çok uygun.
Siyasal krizin fırsata dönüştürülmesi için en uygun zamandır.
Türkiye’de modern bir sosyal demokrat parti, sadece “merkez sol” kimliği taşıyan bir yapı değil; aynı zamanda hem emekçi sınıflara hem şehirli orta sınıfa hem de genç kuşaklara güven veren, demokratik hukuk devletini ekonomik adaletle birleştiren bir parti olmak zorunda olurdu.
Böyle bir partinin temel özellikleri şunlar olabilir:
1. Güçlü demokrasi ve hukuk devleti
Modern sosyal demokrasi, yalnızca ekonomik vaatlerle değil, kurumların güvenilirliğiyle de ayakta kalır.
Bu nedenle:
-Yargı bağımsızlığı
-Kuvvetler ayrılığı
-Basın özgürlüğü
-Şeffaf devlet yönetimi
'Liyakat sistemi
Güçlendirilmiş Meclis denetimi
temel öncelik olurdu.
Devleti ele geçirmek değil; kurallı, denetlenebilir ve hesap verebilir hale getirmek hedeflenirdi.
2. Emek merkezli ama piyasa düşmanı olmayan ekonomi
Modern sosyal demokrasi:
Ne sert devletçilik,
Ne de sınırsız neoliberalizm olur.
Daha çok:
Serbest piyasa + sosyal devlet dengesi hedeflenir.
Örneğin:
Güçlü sendikal haklar
Asgari ücretin yaşam standardına göre belirlenmesi
Vergide adalet
Stratejik sektörlerde kamu yatırımı
KOBİ desteği
Teknoloji üretimi
Eğitim ve sağlıkta kamucu yaklaşım
savunulabilir.
Ama aynı zamanda:
Özel sektör düşmanlığı yapılmaz,
Yatırım güvenliği korunur,
Üretim ekonomisi teşvik edilir.
İskandinav modeli buna örnek gösterilir.
3. Kimlik siyasetini yönetebilen kapsayıcı dil.
Türkiye’de sosyal demokrat bir partinin en kritik sınavlarından biri budur.
Modern bir yaklaşım:
Türk-Kürt kutuplaşmasını azaltmaya çalışır,
Dindar-seküler gerilimini düşürür,
Alevi-Sünni ayrışmasını siyasetin merkezine taşımaz.
Bunun yerine:
“Eşit vatandaşlık”
Yerel demokrasi
Kültürel haklar
İnanç özgürlüğü
Ortak yurttaşlık
vurgusu yapar.
4. Gençlere ve geleceğe odaklı siyaset
Bugünün sosyal demokrasisi artık sadece işçi hakları üzerinden kurulamaz.
Şunlar da merkezde olur:
Yapay zekâ ve teknoloji politikaları
Beyin göçünü durdurma
Barınma krizi
Üniversite reformu
İfade özgürlüğü
Dijital haklar
Çevre ve iklim politikaları
Özellikle genç seçmen için: “özgürlük + ekonomik güvence” birlikte sunulmalıdır.
5. Sosyal yardımı sadaka değil hak olarak görmek
Modern sosyal demokrat yaklaşım:
Yardımı siyasi bağlılık aracı yapmaz.
Bunun yerine:
Aile destek sistemi,
İşsizlik güvencesi,
Kreş desteği,
Yaşlı bakım sistemi,
Engelli destekleri
gibi uygulamaları kurumsallaştırır.
Yani vatandaş devlete “yakın olduğu için” değil, vatandaş olduğu için destek alır.
6. Parti içi demokrasi
Türkiye’de birçok partinin temel sorunu lider merkezli yapı olmasıdır.
Modern sosyal demokrat bir parti:
Ön seçim mekanizması,
Şeffaf finansman,
Görev süresi sınırı,
Güçlü yerel örgütler,
Fikir tartışmasına açık yapı
oluşturmak zorunda olurdu.
Yoksa zamanla bürokratikleşir ve toplumsal dinamizmini kaybeder.
7. Dış politikada dengeci yaklaşım
Modern sosyal demokrat çizgi:
Batı ile ilişkileri önemser,
Ama tam bağımlı çizgiye girmez,
Ulusal çıkar merkezli hareket eder.
Örneğin:
Avrupa Birliği standartlarını savunabilir,
Aynı zamanda bölgesel bağımsız politika da izleyebilir.
Demokrasi ile güvenlik politikalarını birlikte yönetmeye çalışır.
Türkiye’de neden zorlanıyor?
Türkiye’de sosyal demokrasinin önünde bazı yapısal sorunlar var:
Kimlik kutuplaşması
Güvenlik eksenli siyaset
Güçlü lider kültürü
Zayıf sendikal yapı
Gelir dağılımı bozukluğu
Devlete bağımlı ekonomik düzen
Bu yüzden partiler çoğu zaman:
Ya merkezde eriyor,
Ya da yalnızca belli toplumsal kesimlere sıkışıyor.
Tek temennim bu Ülke'de Adalet duygusunun kurumsallaştığı ve toplumsallaştığı bir güne vesile olsun.
Cejna we ya qurbane pîroz be.
Kurban bayramınız mübarek olsun.
Özgür Özel'e tavsiyemdir.
Kılıçdaroğlu asla kısa sürede Kurultay yapmaz.
Mecliste 275 AKP ve enaz 15 Kılıçdaroğlu taraftarı milletvekili var.
290 oy ile Özgür Özel ve 9 milletvekilinin dokunulmazlığını kaldırıp tutuklarlarsa hiç şaşırmayın.
Bu kadarı da olmaz dediğiniz çok şey oldu bu ülkede.
Yapacağınız en güzel şey TİP'e katılıp olası baskın seçime hazırlık yapmanızdır.
Yeni parti kurma olasılığınız baskın seçim olursa prosedürleri yetiştiremezsiniz.
@eczozgurozel@herkesicinCHP
Erdoğan,Dersim katliamından dolayı Devlet adına özür diliyor.
CHP'nin de geçmişi ile yüzleşip Kürtler'e ve Dindarlara özür borcu var.
CHP ismi Kürtler ve Dindarların hafızasında hâlâ bir travmadır.