Bursa yanıyor, Karabük yanıyor, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir yanıyor. Köyler, hayatlar yanıyor, ağaçlar, böcekler, kuşlar, hayvanlar yanıyor. Milyonlarca canlı yok oluyor. Ormanlar yok oluyor.
Gözümüzün önünde cayır cayır yanıyor memleketimiz, saray seyrediyor.
Beceriksizlik falan değil bu.
Düpedüz tercih.
Orman Genel Müdürlüğünü rezil rüsva ettiler. Yeterli personeli yok, kaynağı yok, bütçesi yok, liyakat yok, kelle koltukta çalışan personeline hakkını veren yok.
Başına kayyum atayıp çökertmek için canla başla çalıştıkları Türk Hava Kurumu’nun filosunu da darmaduman ettiler.
Koskoca! devletin 27 minik yangın uçağı, 105 tane de helikopteri var. Pardon devletin de değil, yarısı kiralık. Şirketler para kazansın diye kiralamayı seçiyorlar. Gece çalışabilen uçaklara zaten anca katalogdan bakıyoruz.
Yangın uçağı almaya neden bütçe ayırmıyorlarsa yanan ormanların şevkle maden ve turizme açılması da aynı sebepten oluyor.
Sadece çürümüşlükten ya da beceriksizlikten yaşamıyoruz bunları.
Bu memlekete bunu reva gördükleri, bunu seçtikleri için yaşıyoruz.
İçim yanıyor.
#BursaYanıyor
#KarabükYanıyor
Fatih Altaylı ile tanışalı kaç yıldı oldu hatırlamıyorum. Bir radyoda gazeteleri yorumladığı yılları hatırlıyorum. Sanırım 90’ların başlarındaydı. Bab'ı Ali yokuşu muydu adı, her gün gazeteleri okuyup acımasızca eleştirirdi… Çok popüler bir radyo programıydı. Radyo ve televizyonların yeni şaha kalktığı günlerdi. Kardak krizinde karşılaştığımız hatırlıyorum. Gümüşlük’te… Bir bota atlayıp kardak’a gitmişti hatta eşi Hande de yanındaydı… Sonraki yıllarda Doğan Holding’de ben Cnntürk’teyken o da KanalD tarafındaydı. Ara sıra denk gelirdik… Sonraki yıllarda ailece görüşmeye başladık. Beraber tatillerde bir arada olduk, evlerimize gidip geldik. Çok iyi kaz yapar bakın Fatih… Habertürk’te başının çok belaya girdiği bir dönem ben 5n1k’ya konuk olarak çıkarttım. Şu anda hala bize bel altı vurmak için o programı kullanırlar. Bayağı içten ve doğrudan tartışmıştık. Hiçbir şeye eyvallahı olmayan iki gazeteci olarak birbirimize girmiştik. ( O programdan sonra başım Doğan Tv’de çok belaya girdi belki o da ilk kez burada öğrenecek hiç söylemedim ona..)
Sonra ne oldu bilmiyorum daha az görüşür olduk. Pek çok konuda gönüş olarak ayrı düştük. Ben youtube’a girdiğimde beni ‘youtuber’ diye küçümsüyordu sonra şartlar denilen o vahim şey onu da YouTube macerasına getirdi. Youtube’da çok başarılı oldu Fatih.
İzlenirliklerde hepimizi geçti.
Yeni kurulan bu dünyada muhalefetin yaptığından çok daha büyük bir etkisi olan yayınlar yaptı. Biliyorum söyledikleri özellikle iktidar cenahı için yenilir yutulur şeyler değildi. En son geçtiğimiz aylarda bir mekanda karşılaştık. Biraz son zamanlardaki durumu konuştuk neşesi yerindeydi. Tedirgindi ama korkmuyordu.
Bu akşam saatlerinde gözaltına alındığını öğrendim. Hepimizin beklediği bir durumdu ne yazık ki… Türkiye’de değil artık gazeteci her sosyal medya kullanıcısı için olası bir senaryo bu…
Fatih’in son yayınında yaptığı konuşma kısaltılmış ve montajlanmış çok büyük bir çarpıtma ve yanlış anlamaya dönüştürülmüş. Yaklaşık 3 dakikalık konuşmanın aslını dinlediğinizde öyle apar topar gözaltına alınmayı hak etmeyecek bir konuşma olduğunu görüyorsunuz..
Ama kurgulanan 36 sn’lik bölümü tamamen bir manipülasyon.
Biliyoruz ki Fatih Altaylı’nın gözaltına alınma nedeni sadece bu konuyla değil son zamanlarda hükümete yönelik sert eleştirileri.
Kurt kuzuyu yemeye karar verince 36sn’lik bir çarpıtma metin yeterli olabiliyor.
Fatih’i cumartesi akşamüstü apar topar gözaltına alınması bugüne kadar gördüğümüz her türlü tuhaf gözaltına alınma ritüellerinin de üzerinde…
Bugün YouTube yayıncılarını ben demokrasinin düdüklü tencereleri olarak görüyorum. Biliyorsunuz çok basınç uyguladığınız yerde tencerenin biraz havasını boşaltmanız gerekir. Şu anda troller Fatih Altaylı'nın gözaltısı üzerine halay çekiyorlar ama hala aklı selim düşünen hükümeti yönetenlere ve bu kararı alanlara bir çağrım var.
‘Bırakın muhalefet de sesini beğenseniz de beğenmeseniz de biraz olsun duyurabilsin. Her beğenmediğinizi sesi susturabilirsiniz ama tarih gösteriyor ki bu uzun dönemde sürdürülebilir bir yöntem değil. Sadece Türkiye’de değil, hiçbir yerde değil. Açılım sürecinin yaşandığı, Ortadoğu’da kapalı ülkelerin çöktüğü, savaşa sürüklendiği bir dönemde en çok ihtiyacımız olan şey çok seslilik ve demokrasi ve hukuk.
Fatih Altaylı’nın gözaltına alındığı suçun yatarı bile yok. Bu yüzden bu kararı alanlara dostça ve içten bir ricam var.
Fatih Altaylı’yı serbest bırakın.
Fatih Altaylı gazetecidir.
ve gazetecilik suç değildir.
📌CMK ücret tarifesi her yıl aralık ayında Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından ilan edilerek ocak ayında yürürlüğe girer.
📌Yıllardan beri, kabul edilemeyecek, Anayasa’mıza göre angarya olan bir sistem içerisinde barolar ve avukatlar vatandaşların adalete erişim ve adil yargılama hakkı için bu görevi üstlenmektedirler ama artık bıçak kemiğe dayanmış durumdadır.
📌Türkiye Barolar Birliğinin görüşünün dışında ve enflasyonun altında yapılan bu artışı artık avukatlar ve barolar kabul etmiyorlar, sistemi yavaşlatma ve kapatma kararı aldılar; onları destekliyorum.
#cmk #barolar #Avukat
Vergisiz fiyatı 25.000 TL olan bir cep telefonu için;
%1 Kültür Bakanlığı Payı 250 TL
%12 TRT Bandrol Ücreti 3.030 TL
%50 ÖTV 14.140 TL
%18 KDV 7.635 TL
olmak üzere toplam 25.055 lira vergi ödeyerek 50.055 liraya almış olacağız…
"Öğrencilerin mükemmel bir öğretmene ihtiyacı yoktur. Öğrencilerin, okula gelmek ve öğrenme sevgilerini büyütmek için onları heyecanlandıracak mutlu bir öğretmene ihtiyaçları vardır."
- Richard P. Feynman
Artık yeter ABD uşağı HDP nin 3 kuruşluk oyunu alacağız diye,milyonlarca Türk Milliyetçi, Atatürkçü insanı üzüyorsunuz..Çadır Mahkemelerini kuran,Apo mektubu okutan, Osla da kirli pazarlıklar yapan,13 milyon sığınmacıyı göndermeyiz diyenlere oy vermeye mahkum ediyorsunuz insanları..net ve açık olalım PKK terör örgütüdür,Apo cezaevinden tabutla çıkacak,sığınmacılar derhal gönderilecek demekten çekinmeyelim!!
Bu akşam muhtemelen böyle kutlar, ramazandan sonraya bi plan yapardık. Çıktık ya baba derdim, yeter daa a*k derdin. Senelerce beraber hayalini kurduk, sensiz sevinmek zoruma gidiyor ama çok şükür!
14 Mayıs seçimlerine yaklaşırken dünya basınında Türkiye; Kim, ne dedi?
Kılıçdaroğlu-Erdoğan yarışı, dış ilişkiler politikası, HDP seçmeninin tavrı...
https://t.co/rHw2p7sFLF
Bir ay öncesinden 119 ömür eksiğiz. Binlerce meslektaşımız emeklerini, ofislerini, yuvalarını kaybettiler.
Ancak biz, 175 bin kişilik çok büyük bir aileyiz. Şimdi meslektaşlarımız için dayanışma zamanı. Çünkü aile olmak bunu gerektirir.
Saat 16:00’da #BüyükAvukatDayanışması
Ay yıldızlı formayı SULTANLAR giydi, edep yerleri görülenler başkaları oldu. Tebrikler gönlümüzün SULTANLARI. Bir maçta bu kadar adamı sahaya gömmek de size nasip oldu 💪👏 #FileninSultanları