Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
(Kamulaştırmasız hukuki el atma)
Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte;
▶️1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında eğitim tesis alanı olarak ayrıldığı ve dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle,
▶️Fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesi doğrudur.
2025/17762 E.
2026/9496 K.
20.05.2026 T.
Kamuoyunda ‘iban mağduru’ olarak bilinen TCK 158 kapsamında kesinleşmiş 4 yıl hapis cezası, yeni yargı paketi değişikliği ile birlikte;
Uyarlama kabul ✅
İnfaz durdurma ✅
4 yıl —> 10 ay ✅
En önemlisi de HAGB ✅
#TCK158#TCK158EkonomikSuçaEkonomikCeza#TCK158AyrımsızÇözüm
Kamulaştırma Kanunu’nda çok önemli bir iptal kararı:
Anayasa Mahkemesi'nin bugünkü R.G.'de yayımlanan iptal kararı ile, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası kapsamında verilen kararın icrası sürecinde, idareyi, icranın geri bırakılması yoluna gitmesi halinde teminat göstermekten muaf tutan Kamulaştırma Kanunu ek m. 4/2 hükmü, "kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası" yönünden iptal edilmiştir.
✅ Müvekkil avukatını işin ortasında haksız yere azletti. Avukat "açamadığım davalar ve yapamadığım ıslahlar için de ücret isterim" dedi. Mahkeme "yapmadığın iş için para alamazsın" dedi. Yargıtay ikisini de yanılttı.
📌 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2024/666 E. — 2025/224 K. (09.04.2025)
Avukat ile müvekkil arasında kapsamlı bir vekalet sözleşmesi vardı: hem mevcut davalar hem de ileride açılacak ek davalar ve yapılacak ıslahlar için ücret kararlaştırılmıştı. İş devam ederken müvekkil avukatı azletti — haklı bir gerekçesi yoktu. Avukat itirazın iptali davası açtı: "Sözleşmede yazılan ücretin tamamını istiyorum, henüz açamadığım ek davalar ve yapamadığım ıslahlar dahil."
Mahkeme "yapmadığın iş için para alamazsın, sadece azil tarihine kadar tamamlanan işlerin ücreti ödenir" dedi. Yargıtay bozdu, mahkeme direndi. HGK mahkemeyi bozdu.
Gerekçe şu: haksız azilde avukat, kararlaştırılan ücretin tamamına hak kazanır — bu kural yerleşiktir. Ama asıl mesele şurada: ek dava açmak ve ıslah yapmak avukatın elinde olan, yapılmasını istediği işlerdi; müvekkil haksız azille bu işleri yapmayı engelledi. Engelleyen taraf "zaten yapmadı" diye ücret kesmek isteyemez. Azlin haksızlığı, sadece "tamamlanan işin ücreti" formülünü değil, sözleşmenin tamamını devreye sokar.
Haksız azilde avukat, henüz yapmadığı işler için de sözleşme bedelinin tamamını talep edebilir; bu işleri yapamamasının nedeni müvekkilin haksız azilin kendisiyse, "iş yapılmadı" savunması geçersizdir.
✅ Müvekkilinizle kapsamlı bir vekalet sözleşmesi yapıyorsanız, ileride açılacak davalar ve ıslahlar için de ücret belirleyin ve bunu sözleşmeye yazın. Haksız azil durumunda bu kalemler de talep edilebilir; ama sözleşmede açıkça yer almıyorsa ispat güçleşir.
TCK 158 / Uyarlama Yargılaması / İlk kararlardan ✍️
Başvurumuz üzerine dosyamızda uyarlama talebinin kabulü ile duruşma açılmasına karar verildi, zararı gidermediğimiz için şimdilik infaz durdurulmadı zarar ödemesini zaten mahkeme veznesine yapacağımız için sorun yok, güzel bir başvuru ile güzel kararlar alabilirsiniz. Bu kadar hızlı çalışan mahkemelerimizi de ayrıca tebrik ederim 👏
Hesaba elden yatan paraların, vergi müfettişince mesleki (ya da ticari) kazanç olduğu kanıtlanmadan vergilendirilemeyeceğine dair istinaf mahkemesi kararının künyesi açık tam metnini paylaşıyorum.🙋
Gayrimenkul alım ve satımı sırasında eksik tapu harcı ödendiğinden bahisle vergi dairelerince yapılan işlemler sırasında, aşağıdaki gibi gönderilen yazılara istinaden harç ödemeyi kabul etmeyenler, vergi idaresinde takdir komisyonuna sevk edilerek cezalı tapu harcı tarh edilmesi yoluna gidilmektedir.
Ancak Harçlar Kanunu m. 63 uyarınca, eksik tapu harcından kaynaklı olarak yapılacak işlemlerden biri takdir komisyonuna sevk olamaz. Nitekim bu maddenin 4. fıkrası uyarınca, "Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir. Bu suretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi ziyaı cezası bir kat uygulanır. Takdir komisyonu kararlarına istinaden bu fıkra uyarınca tarhiyat yapılamaz."
Yani takdir komisyonuna sevk ile alınan karara istinaden resen cezalı tapu harcı tarh edilmesinde hukuki isabet yoktur.
Aynı yöndeki gerekçeyle verilmiş iptal kararı için;
Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. VDD
T: 31.10.2025
E: 2025/469
K: 2025/676
📌 İşveren işçinin hırsızlık girişimini tutanak altına almak veya yazılı delille ispatlamak zorunda değildir, yargılama sırasında tanık deliliyle de ispatlayabilir.
📌 İşverenin olayı savcılığa intikal ettirmesi de şart değildir.
"Dosya içeriğine göre güzellik salonu olarak işletilen davalıya ait işyerinde müşteriye ait bir adet bilekliğin seansa girmeden önce davacı tarafından alınıp rafa konulduğu ve sonrasında kaybolduğu, bilekliğin bulunamaması üzerinde müşteri tarafından davacıdan defaten istendiği, olayın davalıya intikal ettirilmesi üzerine davalı tarafın davacıyla yaptığı konuşma sonucunda davalıya iade edildiği tüm dosya kapsamıyla sabittir. Sözü edilen olayın savcılığa intikal ettirilmemiş olması eylemin niteliğini değiştirmemektedir. Fiili durum tanık beyanlarıyla ispat edilmiştir. Tutanak ve yazılı delille ispat zorunluluğu bulunmamaktadır. Davalı tarafından yapılan fesih 30.04.2023 tarihli olup haklı nedene dayanmaktadır."
(Yargıtay 9.HD, 2025/5638E., 2025/7558K., 08.10.2025T.)
Adalet Bakanlığı'nın davada taraf olması nedeniyle Adalet Bakanlığı'na bağlı bir kurum olan Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması mümkün olmadığından, bilirkişi incelemesinin Adli Tıp Kurumu'na yaptırılmasından vazgeçilerek bir üniversiteye bağlı Tıp Fakültesi vasıtasıyla yaptırılmasına ..
İstanbul 4. İdare Mahkemesi, 5/7/2023, 2021/1900 Esas
İçtihat programlarında bulamayacağınız, eşin hesabının kullanılması halinde hesap sahibinin bu nedenle vergilendirilemeyeceğine dair vergi yargısı kararı:
ESKISEHIR 1. VERGI MAHKEMESI
ESAS NO : 2022/697
KARAR NO : 2023/171
Davacının ve olayla ilgisi açık olan eşinin ifadelerine göre; davacının banka hesaplarına gelen paraların, davacının eşi tarafından yürütülen yazılım faaliyeti nedeniyle elde edilen reklam gelirleri kapsamında Google Ireland Limited firması tarafından gönderilen paralardan oluştuğu, davacının banka hesabına gönderilen paralar dışında ticari faaliyette bulunduğuna yönelik bir tespit olmadığı gibi söz konusu paraların davacının eşinin yazılım faaliyetleri kapsamında elde edilen gelirler olduğunun davacının eşi tarafından ikrar edildiği de açık olduğundan, bu husus göz ardı edilerek salt banka hesabına reklam gelirleri nedeniyle paralar yatırıldığından bahisle, davacının ticari kazanç elde ettiği varsayımı ile ve eksik inceleme yoluyla düzenlendiği sonucuna varılan vergi inceleme raporlarına dayanılarak tarh edilen gelir vergisinde ve kesilen vergi zıyaı cezaları ile özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
ZİYNET EŞYASI DAVASINDA NEDEN YALNIZCA İADE İSTEMİNSW BULUNULMASI GEREKTİĞİNE, NEDEN TERDİTLE BEDEL İSTENMEMESİ GEREKTİĞİNE DAİR HARİKA BİR KARAR:
ANKARA B.A.M. 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/734 KARAR NO : 2026/85 17.02.2026 Tarih
Uyuşmazlık; icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet niteliğindedir. İİK'nın 24. maddesinin 4. fıkrasındaki "taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı" düzenlemesi anlamında ilamda ziynet eşyalarına ilişkin değerlerin yazılı olduğunun kabul edilebilmesi için "taşınır malın aynen teslimine, bulunamazsa bedeli olan şu kadar liranın ödenmesine" şeklinde terditli bir hüküm kurulması gerekir. İİK'nın 24. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde açıkça belirtildiği üzere "Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur." Bu durumda icra dairesince ziynet eşyalarının değeri haczin yapıldığı tarihteki rayice göre tespit edilmelidir.
⚠️Tahliye taahhüdüne uymayan kiracı ne kadar tazminat öder?
Kiracının tahliye için taahhüt ettiği tarihle fiilen tahliye ettiği süre içinde kiraya verenin mahrum kaldığı kira geliri, kiraya verene tazminat olarak ödenmelidir.
Yargıtay 6. HD
2014/2794 E,
2014/7241 K.
‼️‼️AİLE HEKİMLERİ İŞVEREN DEĞİLDİR
✅️✅️BAKANLIĞIN AİLE HEKİMLERİNE RÜCU TALEBİ REDDEDİLDİ
📌 Sağlık Bakanlığı aleyhine kesinleşen işçilik alacağı ilamı sonrasında Bakanlığın ödediği bedele ilişkin aile hekimlerine rücu talebi mahkeme tarafından reddedildi.
Yerel Mahkeme;
🔹 Aile hekimlerinin işveren değil işveren vekili konumunda olduğu,
🔹 Asıl işverenin Sağlık Bakanlığı olduğu, nitekim personelin çalışma koşulları, ücretleri ve denetiminin Bakanlıkça belirlendiği,
🔹 İşveren vekili konumundaki aile hekimlerinin işçilik alacaklarından şahsi sorumluluklarının olmadığı
Gerekçeleriyle
Bakanlığın ödediği işçilik alacaklarına ilişkin aile hekimlerine rücu talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle aile hekimleri yönünden davanın HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE karar vermiştir.
Daha evvel yazmıştım ama gözden kaçtı sanırım. Sürekli aynı soru geldiğinden hatırlatmakta yarar var.
Gayrimenkul alanlara ve satanlara vergi dairelerinden bu aralar aşağıdaki gibi yazılar geliyor.
Mealen; sen tapuda evin bedelini düşük gösterdin. Aslında bölgedeki rayiç bedeller benim tespit ettiğim kadar. Gel eksik bildirdiğin bedeli artırıp tapu harcını öde.
Bu uygulamanın hukuki bir yanı yok. Zira;
📌 Tapuda yapılan satışlarda belediyelerden temin edilen vergi değeri (uygulamada rayiç bedel yazısı denir) üzerinden satış yapılır. Kredi kullanılan ve kredi tutarının vergi değerinden fazla olduğu hallerde ise kredi tutarından düşük yapılmasına izin verilmez. Ancak bir gayrimenkul değerleme raporu aranmaz. Paranın güvence bedeline yatırılması gibi bir zorunluluk da yoktur. Yani bu sistemdeki açmazı yaratan devletin bizatihi kendisi.
📌 Ben bölgedeki rayiç bedelleri tespit ettim, o da şu aralıkta demek de hatalıdır. Zira belirsiz tespitlere dayalı, neye göre olduğu belli olmayan, evin özelliklerinden kaynaklı olmayan afaki rayiç bedel aralıklarının bir anlamı yoktur.
📌 Alıcı veya satıcının ikrarı yoksa, alıcı veya satıcı arasında tapuda gösterilenden daha fazla bir para alışverişi olduğu vergi idaresince tespit edilmemişse, sırf bu tip yazılara dayalı olarak tapu harcı ödetme dayatması yapılamaz.
📌 Danıştay 9. Dairesi bir kanun yararına bozma kararında diyor ki "...tapu harcına esas alınan matrahın gerçekte olandan düşük beyan edildiği hususunun somut olarak ortaya konulamadığı görüldüğünden, eksik incelemeye dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta ve bu tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davanın reddine yönelik vergi mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır…" (T. 20.05.2021, E. 2020/6223, K. 2021/3075 (Resmi Gazete: T. 14.07.2021, S. 31541).
📌 Yani idare, alıcı ve satıcı arasında fazladan para ödendiğini ve tapudaki bedelin düşük gösterildiğini somut olarak ispatlamadığı (örneğin bankadan yapılan para transferi gibi) ispatlamadığı sürece bu yazılar bir anlam ifade etmiyor. Alıcı ve satıcılar bu yazıları alınca "ben tapuda gösterdiğimden daha fazlasını almadım/vermedim" diye cevap verse, idarenin yapacağı sonraki işlemlerin hepsi hukuka aykırı olacaktır.
📌 İdare bu durumda bu aralar alıcı ve satıcıları takdir komisyonuna sevk ederek takdir komisyonu kararına istinaden cezalı tapu harcı hesaplayıp ihbarname marifetiyle tebliğ etmekte. Somut tespit olmayan durumlarda açılacak davaların, yukarıda belirttiğim kanun yararına bozma kararının gerekçesinde yazılı nedenlerle iptal edileceği kanaatindeyim.
Haksız azil halinde avukat, sözleşmede kararlaştırılan avukatlık ücretinin tamamına hak kazanır. Kısmi dava açılmış olsa bile, haksız azil ile avukatın davayı ıslah etmesi veya ek dava açması engellendiğinden avukat, ücretin tamamına hak kazanır.
Yarg.HGK
2024/666 E. 2025/224 K.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, uyuşturucu madde ticareti dosyalarında sanığın “etkin pişmanlıktan yararlanmaya elverişli beyanlarının” bu konuda savcılıkça etkin ve hızlı bir soruşturma YÜRÜTÜLMEMESİ sebebiyle fayda sağlamamış olması halinde de sanığın cezasında TCK.’nın 192/3 mad. uyarınca indirim yapılması gerektiğine yönelik MUHTEŞEM bir karar verdi.
(YCGK. 2023/10-352 E 2025/336 K 17.09.2025👇)
Kararda özetle; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığını söylediği kişi hakkında ilgili savcılığın soruşturmadaki ihmalinden/gecikmesinden etkilenmemesi, etkin soruşturma yapılmaması sebebiyle oluşan aleyhe durumdan sorumlu tutulmaması gerektiği, hedef kişinin sanığın beyanından sonra ve fakat sanığın beyanı üzerine değil de farklı bir sebep/ihbar/arama vs. üzerine uyuşturucu madde ticareti suçu işlediğinin tespit edilerek cezalandırılması halinde de, sanığın pişmanlık duygusu ve iyi niyeti gözetilerek cezasında etkin pişmanlık indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiş.
*Bu şekilde bir mağduriyete uğrayıp da hakkında fazla ceza tayin edilen sanıklar, süre sınırı olmaksızın YCBS’den CMK.308 mad. uyarınca lehlerine onama kararına itiraz edilmesini talep edebilirler.