Hayatı hakkında tek bir cümle dahi okumayanlar,
Atamızın yaşadıklarının bir gününü bile tecrübe etmeyenler,
Bıraktığı emanete ihanet edenler,
Atamı ne yok edebilirsiniz, ne de unutturabilirsiniz!
Atam, 1 yaşında çocuğun ilk Kelimelerinde,
Kalbinde, Düşüncelerinde,
1881- 10 Kasım 193∞
@HaticeU68099@halisdokgoz2 Manipüle edilen konular nedir? net konuşulmayan konular otopsiye dair değil ayrıca @halisdokgoz2 otopsiye girmiş doktorlardan biri, sorulan sorular ile otopsi farklı şeyler. Otopsi dediğimiz ölümün ne zaman nasıl gerçekleştiğinin tespitdir.
Türkiye’nin en prestijli gazetecilik ödüllerinden TGC 67. Türkiye Gazetecilik Başarı Ödüllerinde karikatür dalında ödülümü alırken yaptığım konuşmayı paylaşıyorum. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti @TGCTr Jüri üyeleri ve gazetem BirGün’e @BirGun_Gazetesi çok teşekkürler
Türkiye’nin en prestijli gazetecilik ödüllerinden TGC 67. Türkiye Gazetecilik Başarı Ödüllerinde karikatür dalında ödülümü alırken yaptığım konuşmayı paylaşıyorum. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti @TGCTr Jüri üyeleri ve gazetem BirGün’e @BirGun_Gazetesi çok teşekkürler
@dmlarslan Dosyadaki eksikliklerden bu kadar yakınılan ve dışardan katkılar sunularak körebe bir şekilde puzzle parçası yerleştirmeye çalışılır bir ortamda gizlilik kararının kaldı ki bu kadar uzun bir gizlilik kararının dosyaya fayda sağlayacağını düşünmüyorum şahşi görüşüm.
Bugün Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nde Çağla’yı anlattım. Mağdurun haklarının korunmasında sivil toplum örgütlerinin, özellikle de yargının sac ayaklarından biri olan baroların sürece katılımı son derece önemli. Henüz verilmiş bir karar yok; ancak ben umutluyum.
Söylediğim her cümlenin yanlış yerlere çekilmesine çaba gösteren kişiler olduğu için, konuşmamın bir bölümünü aynen aşağıya bırakıyorum. Biz, elimizden geldiği her yolla ve her zeminde, Çağla için çalışmaya devam edeceğiz:
“
Sizlere şimdilik dosyanın sadece bu kadarını aktarmakla yetineceğim. Çünkü Çağla dosyasını anlatmaya başlasam, 10 saat konuşup ‘bitti’ desem, mutlaka biriniz ‘şu ayrıntıyı atladınız’ diyebilir; öylesine detaylı ve katmanlı bir dosyadan söz ediyoruz. Hepiniz gibi benim de dosyada şüphe duyduğum kişiler var; ancak bu noktadan sonrası, ister istemez benim öznel değerlendirmelerimi ve kişisel yorumlarımı içerecektir. Oysa ben, sizlerin dosyaya mümkün olduğunca objektif bir gözle bakmasını istiyorum. Belki benim göremediğim, fakat sizlerin yakalayacağı küçük bir ayrıntı, bu dosyanın çözülmesine hizmet edecektir.
Burada önemli olan, kimin kimden şüphelendiği değil; hangi ihtimal gerçek çıkarsa çıksın, Çağla’nın katilinin bulunması ve adaletin sağlanmasıdır. Çocuk Hakları Merkezi olarak bizim görevimiz, bir kişiyi işaret etmek ya da belirli bir şüpheyi dillendirmek değildir. Bizim görevimiz, bir gözlemci ve hak savunucusu kimliğiyle mağdur çocuğun haklarının korunduğundan, sürecin adil, şeffaf ve hukuka uygun ilerlediğinden emin olmaktır.
Dosyada yaklaşık 13 yıldır devam eden bir gizlilik kararı bulunmaktadır. Bu gizlilik kararı, bir yönüyle soruşturmanın selameti için önemlidir; ancak diğer yönüyle de şüphelerin açık ve şeffaf biçimde tartışılmasını engellemekte, masumiyet karinesinin zedelenmesine ve toplumsal huzurun yara almasına yol açmaktadır. Gizlilik nedeniyle doğruluğunu denetleme imkânı bulamadığımız pek çok iddia mevcuttur. Örneğin, bu iddialardan biri de 2013 yılında tırnak altı DNA’sı tespit edilmiş olmasına rağmen, o tarihe kadar hakkında şüphe bulunan bazı kişilerden hâlâ DNA örneği alınmadığı yönündeki iddiadır. Bu ve benzeri birçok soru, gizlilik kararı nedeniyle hâlâ cevapsızdır.
Çağla Tuğaltay, ne yazık ki pek çok mağdur çocuğumuzdan yalnızca biridir; ancak geçen bunca zamana rağmen onun dosyası, ‘ne olursa olsun mağdur bir çocuğun kanının yerde kalmayacağı, adaletin er ya da geç yerini bulacağı’ yönündeki inancın da sembolü haline gelmiştir.
Bugün sizlerden ricam, Çocuk Hakları Merkezi olarak Çağla Tuğaltay dosyasına katılma talebi göndermemiz ve bu dosyayı hukuki açıdan aktif ve yakından takibe almamızdır. Bu, yalnızca bir dosyaya müdahil olmak anlamına gelmeyecektir; aynı zamanda çocukların yaşam hakkını, adalet beklentisini ve toplumun hukuka olan güvenini savunmak anlamına gelecektir.”
24 yaşında Şam'da 5. Ordu'da
26 yaşında Selanik'te 3. Ordu'da
28 yaşında Hareket Ordusu'yla İstanbul'da
29 yaşında Picardie Manevraları'nda
30 yaşında Trablusgarp'ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nda
31 yaşında Balkan Savaşları'nda
32 yaşında Edirne'de
33 yaşında Sofya'da
34 yaşında Çanakkale'de tümen komutanı,
35 yaşında Diyarbakır'da kolordu komutanı,
36-37 yaşında Suriye ve Filistin'de ordu ve ordular grubu komutanlıkları,
38 yaşında Anadolu'da başlattığı Kurtuluş Savaşı ile bir milletin başında...
https://t.co/94QuoMByCl
Bizlere bıraktığı aziz hatırasının yılmaz bekçileri olarak Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü özlem ve minnetle anıyoruz.
Aklımızda fikirlerin, kalbimizde sevgin hiç bitmeyecek Atam! ♾️ #10Kasım
Adı Çağla Tuğaltay’dı.
Hayatının baharında, gencecik yaşında katledildi. Bilin bakalım ne bulunamadı, Suçun Failleri. 25 yıldır aramızda geziyorlar.
#ÇağlaTuğaltayiçinadalet#ÇağlaTuğaltay
@gecedusu Ceza davalarının bazıları hariç olmak üzere hiç kimsenin avukat ile temsil edilme zorunluluğu yok avukatsız davanızı yürütebilirsiniz. Sadece hak kayıplarınızın olabileceği ve geri alınamayacak zararlara uğrayabileceğinizi unutmayın. Avukatların da kurtaramayacağı duruma düşmeyin