Tam kusurlu değilsen karşı tarafın sigorta şirketine:
1-Değer kaybı başvuru dilekçesi
2-Vekaletname
3-Kaza Tespit Tutanağı
4-Kusur oranını gösteren tutanak
5-Eksper raporu, kaza fotoğrafı, varsa eğer diğer belgeler
6-Gönderdiğin maili pdf olarak kaydet, 15 gün bekle
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak ��ldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüld��ğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Ece Üner'den müthiş ironi
23 Nisan'da çocuklar bakanların yerine geçmesin, bu kez bakanlar çocukların yerine geçsin
Mesela
Sanayi Bakanı, sanayide çalışsın,
Ticaret Bakanı, pazarda su satsın,
Sağlık Bakanı, bir gece parkta yatsın,
Aile Bakanı, 1 gece Çocuk Esirgemede kalsın
Anayasa Mahkemesi
(Önemli bir emsal)
Kamulaştırmasız el atma davalarında ayrıca (talep halinde) manevi tazminata da hükmedilmelidir.
(Siman Üstün [1. B.], B. No: 2018/3026, 13/1/2022, § …)
-OCAK AYI GÜNCEL KARAR-
AVUKAT’ın KUSURULU DAVRANIŞINDAN SORUMLU TUTULABİLMESİ İÇİN MÜVEKKİLİN ZARARA UĞRAMASI ŞARTTIR.(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2469 Esas,2026/339 Karar ve 22.01.2026 Tarihli Karar��)
“…Bir avukatın yasa ile öngörülen süre içinde yapılması gereken işleri yapmaması, süresinde dava açmaması, istinaf ve temyiz süresini ihtiyatsızca hareket ederek kaçırması, özen borcunun gereği gibi ifa edilmediğini ve kusurlu olduğunu gösterir. Avukatın kusurlu bir davranışından dolayı sorumlu tutulabilmesi için kusurunun varlığından ayrı olarak, bu nedenle müvekkilinin bir zararının da meydana gelmesi şarttır.”
Unutmadık! Unutmayacağız.
“Dağ gibi, karayağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük.
Vurulduk ey halkım unutma bizi…”
Türkiye'de hukukun geldiği noktaya işaret edebilecek konumda bulunup da bunu ilk defa hukukun geldiği noktanın kendisini vurduğunu düşündüğü zaman dillendirenler, düne kadar, "hukuk herkese lazım" ve " susma, sustukça sıra sana gelecek" cümlelerini muhalif sloganı sanıyorlardı.
Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, yol arkadaşlarım;
Antalya İl Kongremiz ülkemize, kentimize hayırlı olsun. An itibarıyla oy kullanma işlemleri tamamlandı. Kazanan da kaybeden de bizim yol arkadaşımız, canımız, kardeşimizdir.
Adaylarımızın hakkına riayet etmek amacıyla bir haftadır, bir avuç kendini bilmezin yaptığı karalama kampanyasına karşı cevap hakkımı kullanmadım.
1992 yılından itibaren, partimize emek veren, partimizin her kademesinde görev almış Cumhuriyet Halk Partimizin bir evladı olarak sizi bilgilendirmek istiyorum. Doğruları bilin istiyorum. Videomu sonuna kadar izlemenizi rica ediyorum.
KESİNLEŞEN KARARLARIN DA KALDIRILMASI/İNFAZININ DURDURULMASI MÜMKÜNDÜR
Yolları nelerdir?
☆Ceza yerel mahkemede kesinleşmişse KANUN YARARINA BOZMA
☆Ceza İstinafta kesinleşmişse CMK 308/A MADDESİ BAŞVURUSU
☆Ceza Yargıtayda kesinleşmişse CMK 308. MADDESİ BAŞVURUSU
☆Gerekçeli kararın usulsüz tebliği sebebiyle ESKİ HALE GETİRME
☆Esasa etkili yeni bir tanık, belge, görüntü, parmak izi gibi yeni veya kararda değerlendirilmeye bir delilin ortaya çıkması sebebiyle YARGILAMANIN YENİLENMESİ
☆Eski hale getirme için bazı usulsüz tebligat sebepleri
USÜLSÜZ TEBLİGATA ÖRNEKLER; sanığın kendine tebligat yapılmaması (avukata yapılması), mahkemeye bildirdiği adrese tebligat yapılmaması, mahkemeye son bildirdiği adrese tebligat yapılmaması, tebligatı almaya yetkili olmayan kişiye tebligat yapılması, aile bireyi olsa bile sanık ile husumeti kişiye tebligat yapılması, doğrudan MERNİS adrese tebligat yapılması, bilinen adrese tebligat yapılamaması sonrasında 35.maddeye göre tebligat yapılması gibi. Başka birçok sebep de mevcuttur
☆Başvurumuz üzerine gerekçeli kararın usulüne uygun tebligat yapılmaması sebebiyle İNFAZ DURDURMA KARARI
Ankara 3 ASC 02.05.2025
2018/1119E, 2020/254K EK KARAR👇
Nevşin Mengü Rakının arasında çay mı olurmuş işte sosyal çürüme bu diyerek milleti aşağılayan küçümseyen Vedat Milör’ü parça pinçik etmiş 🤦♂️
Çok hoşuma gitti bu konuşması .. Aynı fikirdeyim ..
@nevsinmengu
Bu özel jetler, yani toplamda 23 özel jet ve 1 cartier uçak, Çorumlu bir işadamının oğlunun düğününe davetli taşıdı.
Kirazın taneyle, karpuzun dilimle satılıp, emeklinin pazar artığı ile beslendiği Akp Türkiyesi'nden ibretlik sahne!
Cemal Süreya 1967’de şöyle yazmış; bir ülkedeki insani ilişkilerin temel koşullarını karşılamayan bir hukuk düzeni, devletin sağlığını da tehlikeye düşürür. Devletin tüzelkişiliğindeki “ulusun örgütlenmiş bütünü” olma niteliğini yıkar. Birkaç kişinin devleti haline getirir onu.
🌸 Antalya'mız çiçek açtı.
Türkiye'mize kazandırdığımız Antalya Çiçek Desenleri Günleri'nde öğrencilerin çiçek kullanarak oluşturduğu desenler, dünya harikası falezlerin üzerinde bulunan Ziya Gökalp Parkı'mızı renklendiriyor.
Antalya Çiçek Desenleri Günleri'nde emeği geçen tüm öğrenci ve öğretmenlerimize, jürilerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve komşularımıza teşekkür ediyorum.
Haram yeme, yumruk ye, varsın vursunlar, dert etme… Yetim hakkı yememişsin, kul hakkı yememişsin, yumruk yemişsin, yediğin yumruk olsun, şiddet acıtmaz bizi, vicdan yarası acıtır, canını sıkma.
CHP Muratpaşa İlçe Başkanlığı’mızın çağrısı ile Ekrem Başkan’ın adalet ve demokrasi mücadelesine destek olmak için Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’mızda bir araya geldik. Umudu ve dayanışmayı hep birlikte büyütüyoruz. Adil, özgür ve refah içinde bir gelecek için kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz!
Yağma yok! Bu ülkenin sahibi var! Türkiye’mizin demokrasi trenine binip canınız istediğinde inemezsiniz. O trenin makinisti Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür!