Bu yıl yayımlanan bir AYM kararında evlenen kadının kaydının kocasının hanesine taşınmasına kaynaklık eden Nüfus Hizmetleri Kanun m. 23/2 hükmünün iptali için yapılan başvuruda mahkeme; bu işlemin teknik bir işlem olduğu ve eşitlik ilkesini zedelemediği gerekçesiyle başvuruyu esastan reddetmişti.
Bir hukukçu olarak kanaatim bu kararın oldukça isabetsiz olduğu yönündedir. Zira bu karar şuna benziyor; kadın kırmızı bir elbise beğeniyor ve haliyle giymek istiyor, erkek “hayır sarı giyeceksin sana o yakışır hem ikisi de bedenini kapatıyor ben bunu tercih ettim” diyor. Günümüzde artık bu anlayışa hem yer hem de gerek yok. Anayasa Mahkemesi’nin tüm üyelerinin erkek olması da ayrıca düşündürücü elbette.
İlk bakışta “ne var bunda canım” “zaten kimlikte görünmüyor” gibi suya sabuna dokunmayan cümleler(bir zamanlar ben de kurardım) kurulabilir ancak kazın ayağı öyle değil.
Şimdi gerek mehaz İsviçre Medeni Kanunu gerekse Türk Kanunu Medenisi süreçlerinde kadının yeri belliydi; evde olmak, çocuk yapmak ve eşine tabi olmak. Bu İsviçre ve Türkiye’de büyük oranda böyleydi. Lakin dünya değişti artan kapitalizm ve büyüyen iş dünyası kadınları da çalışmaya davet ve mecbur etti. Bu vesileyle kadınlar önce evden çıktı, çalışmaya başladı, bireyselleşti, hatta seçmeye ve seçilmeye başladı.
Nitekim İsviçre bu tarihi gelişime ayak uydurarak başlangıçta bizle aynı olan soy kütüğü sistemini önce 1988’de ardından 2004’te değiştirdi. İsviçre’de 1988 değişikliğiyle kısaca evli kadın için ayrı bir kütük tutulmaya başlandı, 2004’ten itibaren ise elektronik Infostar sistemine geçildi ve artık anne, baba, çocuk her birinin ayrı bir kütüğü var, silsilesi var ve diğer kişiler hakkındaki bilgiler sadece işleniyor, kütük taşınmıyor ve böyle önemli bir tasarruf elde edilmiş oluyor.
Türkiye’de ise kadınlar daha geç ancak daha hızlı şekilde iş hayatının bir parçası haline geldiler. Özellikle şehirlerde çalışan kadın sayısı çalışmayanı geçer hale dahi gelmiştir. Tüm bu gelişmeler karşısında kadının kütüğünü bir metaymış gibi oradan oraya taşımak (ki eşi öldüğünde yeniden evlenene dek ölen eşinin kütüğünde kalması da ayrıca trajikomik) artık hem demode kalmakta, hem teknolojinin nimetlerinden faydalanmamak anlamına gelmektedir.
Olması gereken nedir? Bence bugün gelinen noktada Infostar benzeri bir yapı oluşturulup, ki elimizde e-Devlet gibi bir altyapı halihazırda mevcut, kişilerin kaydı ayrı ayrı tutulabilir ve taşınmasına gerek kalmaz. Bu yenilik hem kişilerin manevi faydasına olacaktır, hem kadınlara daha eşit bir medeni hayat sunacaktır hem de nüfus memurlarının iş yükünü azaltacaktır.
İlgili AYM kararı: https://t.co/CvowkykTmh
LAAAAAAAANNNNNNNNNBBBB TİCARETI GECTIM AMKKKKKK BEN TICARETI GECTIM BEN TİCARETİ GECTIM AAAAAAAAA SAKA MI INANMIYORUM RUYA MI GORUYORUM HASSSSSIKTIRRRRRR BUGUN TARIHE GECSIN EN MUTLU GUNUM AMKKKKKKKK AAHAHAHSHSHAHDHSAHSHSHSH