@aykiri ölümün bile sınıfsal olduğu gerçeğinin buz gibi ispatı. her türlü kaza herkesin başına her yerde gelebilir, evet ama bazılarının başına gelme ihtimali bazılarından daha fazladır.
makbul görmediğine yaşam hakkı tanımayan, uyguladığı politikalarla küçücük çocukların zihnine "çözemediğin sorunu yok et" fikrini yerleştiren tahakküm mekanizmaları, eserinizi iyi izleyin, katledilen çocukların, öğretmenlerin vebali boynunuza.
@reha37@cortexiphaann ben kendi çevremden bahsetmiyorum. aksine memur olma alternatifine (bu dahi sınıfsal) sahip çevresinden yola çıkarak tespit kasan sizsiniz. 15 senedir memuriyetin kâr/zarar dengesi lise döneminize göre epey değişti. şu an memuriyeti bırakmak bir memur için riskli dahi görünmüyor.
“Söylenecek söz yok” yok mu? Milli Eğitim Bakan yardımcısı olarak söyleyecek bir şeyiniz yoksa o zaman istifa etmeniz gerekmez mi? Söyleyecek sözü, yapacak işi olan otursun o makama.
Ya bu arada kimse sizin götü boklu çocuğunuza örnek olucam diye bi söz de vermedi. Kimsenin böyle bi sorumluluğu yok. Sırf sen ürüyosun diye kimse senin istediğin gibi davranmak zorunda değil. Kim nasıl var olmak istiyosa öyle var olur, kim ne izlemek istiyosa onu izler.
“İstersen başarırsın” diyerek sistemsel yoksulluğu bireyselleştiren herkes, yoksulluğu yoksulun suçu gibi sunarak sermaye sahiplerine fayda sağlayan araçlardır. Kişisel gelişim kisvesi altında kamusal eşitsizliği görünmez kılanlar ahlaksız bir kapitalizmin gönüllü sözcüleridir…
Arkadaşlar bu adamlar yokluk bilmiyor. O algıları komple yok. Yeni göreve başladığı ve eve çıktığı için ayda üç dört binle geçinmeye çalışan bir arkadaşıma bir hoca nasıl yau araba alacak paran da mı yok al tarafı 800 bin demişti. Onlara göre yokluk yazlık falan alamamak
asma yapraklarıyla çevrili, serin gölgelikli bir ilçe kahvehanesinde, namussuzlukla dolu gereğinden uzun yaşamını ürkütücü bir kayıtsızlıkla ele alan ihtiyarlar gibi alçakça sudoku çözmek istiyorum…. huşu içinde….
belli bir yaşa kadar insanları hep kendi hatalarından dolayı mutsuz sanırdım, şu an anlıyorum ki çoğu kişi anne/baba/aile kişilerinin doğrudan ya da dolaylı yaptığı hatalardan dolayı mutsuz.
1 mayıs. tarihteki tüm belirli g��n ve haftalar, bayramlar, özel günler arasından en gerçeği. en kudretlisi. en büyüğü. zebellah gibi gün. yaşasın 1 mayıs.
kadınların nasıl daha fazla acı çekerek doğum yapacaklarına kafa yoranlar; kadının, çocuğun, insanın nasıl acı çekmeden güven ve refah içinde bir hayat yaşayacaklarına odaklansa keşke. keşkeler memleketi.
Gösterilere katılanların birçoğu 2911 Sayılı Kanun’un 32/1. Maddesi uyarınca tutuklandı.
Anayasal hakkın kullanılmasının suç olarak görülmesini bir kenara bırakıyorum; alt sınırı 6 ay hapis cezası olan, ceza alsa bile ertelenecek bir suçtan tutuklama kararı verilmesi rezalettir ve bir gözdağıdır.
Bu kararı vererek insanların geleceğine hukuka aykırı olarak şerh düşen kişilerle aynı sıralardan geçtiğimiz için utanıyoruz.