Tasarrufun iptali davaları denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca taşınmaz satışı geliyor.
Oysa uygulamada iptale konu olabilen işlemler çok daha geniş.
Örneğin: ⏬
Reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğine yönelik AYM iptali sonrası verilen yeni güncel Bam kararları ⤵️
Ankara BAM 26.HD
13.03.2026 E. 2024/946 K. 2026/456
Aynı Yönde
İzmir BAM 11. HD
6.3.2026 2023/1563 E. 2026/407 K.
Şikayetçi 3. kişi vekili dava dilekçesinde; Takip borçlusunun müvekkili şirket çalışanı olduğunu, icra dosyasından müvekkil firmaya maaş haczi gönderildiğini, haciz müzekkerelerine cevap yazılmadığı gerekçesi ile müvekkili firmanın dosyaya borçlu olarak eklendiğini ve iki adet aracına haciz konulduğunu, icra dosyasına 15.07.2020 tarihinde cevap yazısı gönderdiklerini ve alacaklıya 6. sırada olduğunun bilgisi verildiğini, müvekkiline dosyaya borçlu olarak kaydedileceğine dair herhangi bir muhtıra ve ihtarname gönderilmediğini, alacaklı hacizde 6. sırada olduğundan cevap verilmediği süre zarfında zaten herhangi bir kesinti yapılıp alacaklıya ödenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını iddia ederek, icra müdürlüğünce müvekkili firmanın borçlu olarak eklenmesine ilişkin işleminin iptali ile konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 355. maddesi hükmüne göre haciz yazısını alan işverenin, bir hafta içinde, haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücretinin miktarını icra dairesine bildirmeye ve borç bitinceye kadar icra dairesinin haciz bildirimine göre haczolunan miktarı, borçlunun maaş ve ücretinden keserek, hemen icra dairesine yatırmaya mecbur olduğu, İİK'nun 356. maddesinde 355. madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri paranın, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın, icra dairesince, kanuni muhatabın maaşından veya sair mallarından alınacağının düzenlendiği, şikayete konu müdürlük işleminin anılan yasa maddelerine uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. maaş haczi müzekkeresinde İİK'nın 356.maddesi gereğince gerekli ihtaratın yapıldığı, şikayetçi işveren tüzelkişinin İİK'nın 355 ve 356. maddeleri gereğince sorumluluğunun bulunduğu ve yapılan işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına.
Yargıtay 12. HD 2022/8327 E. 2023/1014 K. 21.02.2023
📌Binek otomobillerde azami tamir süresi 20 değil, 45 iş günüdür.
🔷 Ancak onarım süreci 10 iş gününü aştığında, üretici veya ithalatçı ücretsiz muadil araç tahsis etmek zorundadır.
🔷 Parça tedariğinin aylar süreceği belirtiliyorsa, 45 iş günlük azami tamir süresinin aşılması söz konusu olabilir.
🔷Bu durumda 6502 sayılı Kanun ve Garanti Belgesi Yönetmeliği uyarınca tüketici; bedel iadesi, ayıpsız misliyle değişim veya diğer seçimlik haklarını kullanabilir.
🎯Tüketiciler olarak haklarınızı sonuna kadar takip edin❗️
-NİSAN TARİHLİ DETAYLI GÜNCEL HUKUK GENEL KURULU KARARI-BONOYA(SENEDE) DAYALI KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLUYLA YAPILAN TAKİPLERDE 3 YIL OLAN ZAMANAŞIMINI HANGİ İŞLEMLER KESER HANGİ İŞLEMLER ZAMANAŞIMINI KESMEZ?ALACAKLI TARAFINDAN GÖNDERİLEN HACİZ TALEBİ ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ İÇİN YETERLİ MİDİR? (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 2025/349 Esas,2026/253 Karar ve 15.04.2026 Tarihli kararı)
“… TTK’nın 662. maddesinde zamanaşımını
kesen sebepler "dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi" şeklinde sınırlı olarak sayılmış olup bu maddede öngörülen sebepler dışında zamanaşımı kesilmez.
- TÜRK TİCARET KANUNU’NUN 662. MADDESİNDE BELİRTİLEN DAVA TABİRİNDEN MAKSAT EDA DAVALARIDIR. BU NEDENLE İSTİHKAK, ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ, KIYMET TAKDİRİNE İTİRAZ, SENET İPTALİ, TASARRUFUN İPTALİ GİBİ DAVALAR ZAMANAŞIMINI KESMEZ. KANUNDAKİ DAVA TABİRİNDEN MAKSAT SADECE EDA DAVALARI İSE DE BORÇLU TARAFINDAN AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASINDA, ALACAKLININ SAVUNMALARINI BİLDİRMESİ DURUMUNDA DA ZAMANAŞIMI KESİLİR.
- Türk Ticaret Kanunu'nun 663. maddesi uyarınca zamanaşımını kesen işlem kimin
hakkında yapılmışsa, ancak ona karşı hüküm ifade eder. Alacaklının takibin devamını
sağlamaya yönelik olarak yapacağı icra işlemleri ile süre her defasında yenilenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.03.2022 tarihli ve 2018/12-752 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararı ile 09.02.2021 tarihli ve 2017/12-351 Esas, 2021/57 Karar sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, alacaklı tarafından icra işlemi (örneğin borçlunun mallarının haczedilmesi talebi) yapıldığı anda zamanaşımı kesilmekte olup ayrıca icra memurunca icra takip işlemi yapılmasına ihtiyaç yoktur. Çünkü alacaklı taraf icra işlemi ile kendi üzerine düşeni yapmaktadır.
İki haklı ihtar ve elektronik tebligat, +5 gün meselesi. Emsal olmaz ama fikir olması açısından İstanbul Anadolu 35 Sulh Hk kararı. Mahkeme emsal aldığı BAM karar metinlerini de gerekçeli karara yazmış
İcra takibi kapsamında yapılan ödemelere dayanak ilamın bozularak/düzeltilerek/kaldırılarak yeniden hüküm kurulması durumunda faiz işletilemez.
Yrg. 08/05/2024 tarihli,
Esas No: 2023/8551, Karar No: 2024/4460 K.
"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100 maddesinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Başka bir anlatımla kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır. Ayrıca icra takibi kapsamında yapılan ödemelere dayanak ilamın bozularak/düzeltilerek/kaldırılarak yeniden hüküm kurulması durumunda faiz işletilemez. Ödeme tarihi dikkate alınarak önce faiz ve masraflardan, artan miktar var ise anapardan düşülerek hesap yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, borçlular hakkında 23.05.2016 tarihinde ilamlı takip başlatıldığı, daha sonra dayanak ilamın bozulduğu ve verilen yeni hüküm sonrası 14.12.2021 tarihinde yeniden icra emri düzenlendiği ve icra emrinde 10.06.2016 tarihinde 722.563,25 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, şikayet üzerine yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda takip dosyasına yatırılan miktara 10.06.2016 ile 14.12.2021 tarihleri arasında faiz işletilerek 1.073.597,11 TL’nin icra emrinde geçen toplam alacak miktarından mahsup edilerek bakiye alacak miktarına ulaşıldığı ve İlk Derece Mahkemesince bu şekilde karar verildiği görülmüştür.
Borçlu her ne kadar ilk ilamdan sonra ödeme yapmış ise de ödenen miktar kadar 14.12.2021 tarihli icra emrinden düşülerek hesap yapılması gerekirken hatalı yönteme dayalı rapora göre karar verildiğinden, yukarıdaki hususlar dikkate alınarak farklı bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir."
Kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararların "oyçokluğu ile kabulü" yerine kabul ve reddeden malik sayılarının yazılması neden önemli?
Prof. Dr. Etem Saba Özmen anlatıyor. 👇
Boşanma dilekçesi mahkemeye verildiği anda evlilik bitmiş sayılmaz. Dava açan eş ayrı yaşama hakkını kazanır; ancak karar kesinleşene kadar TMK m.185/3'teki sadakat yükümlülüğü olduğu gibi sürmeye devam eder. Aylarca, hatta yıllarca süren bu "ara dönem" pratikte ciddi sorunlar doğurur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu'nun tutumu istikrarlı: dava sürerken yaşanan sadakatsizlik kusur dengesini ve fer'î talepleri doğrudan etkiler. Kesinleşmeden önceki her eylem dosyaya yansır; ancak vakıayı dile getirmek yetmez, ıslah ya da açık muvafakat şarttır.
Ara dönemin maddi ve usulî sonuçları:
https://t.co/HSLLYqAuD3
ZİYNET ALACAĞI İLE İLGİLİ BİR HATIRLATMA
Ziynet alacağını talep ederken dikkat edilmesi gerekir.
1. Altınların karşılığı olan bedeli isterseniz altının daha sonra değerinin artması durumunda zarar edersiniz.
2. Altınların aynen iadesini talep ettiğiniz takdirde böyle bir zararınız olmaz. Fakat alacağınız para olmadığı için mahkemeden ihtiyatî haciz isteyemezsiniz.
3. Şayet altınların aynen iadesi, bu mümkün değilse bedeli derseniz bazı mahkemeler bedele hükmettiği için yine zararınız söz konusu.
4. Ziynetlerin aynen iadesini talep ettiğinizde şayet mahkeme altınların değerini hükme yazıyorsa bu hatalıdır. Ayrıca İİK 24/4 cins borcu için uygulanmaz, parça borcu için uygulanır. Borçlu cins borcu için yeddimde bulunmadığını söyleyemez. Altın borcu parça değil cins borcudur. Bu nedenle borçlu yeddimde altınlar yok dese bile ilâmdaki bedele hükmedilemez. Cins tükenmez (genus non perit). Dolayısıyla altın alacağı bakımından altınların değeri ister ilâmda yazılı olsun ister olmasın icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur.
5. Ziynet alacağı aynî dava olmayıp şahsî davadır. Dolayısıyla uyuşmazlık mülkiyete ilişkin değildir, alacağa ilişkindir.
Av. Hakan DİMDİK
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
İşçinin istifa dilekçesi somut bir nedene dayanmıyorsa (yani soyut ise) dava sırasındaki iddiaları araştırılarak istifanın aslında haklı bir fesih olup olmadığı araştırılmalıdır.
2019/533 E. 2022/88 K. 08.02.2022 T.
Via: @sumerhukukofisi
Ne zaman gözaltına alındığınız ya da ne zaman tutuklandığınız önemli değil, hatta tazminat dava/talep tarihiniz de önemli değil.
Önemli olan tazminat davasına/talebinize bakan mahkeme/Komisyon KARAR TARİHİDİR. BAM değiştirdi ise BAM karar tarihidir.
Örneğin: 2010 yılında gözaltına alındınız ya da 2010 yılında tutuklandınız. Davayı (tazminat davasını) 2022, 2023, 2024 veya 2026 yılında açtınız; ANCAK mahkeme/Komisyon 2026 yılında karar verdi ise (2026 yılı dikkate alınarak) şu miktarları esas alacak:
2026 yılı için manevi tazminat ile ilgili ASGARİ MIKTARLAR
➡️ Bir gün gözaltı içın asgari 5.000,00 TL
Tutuklama tedbiri için tutukluluk süresine göre:
➡️Asgari: 250.000,00 TL,
➡️Ortalama: 660.000,00 TL
➡️Azami: 1.650.000,00 TL
AYM 17.02.2026 tarihli, 2021/11093, M.K. ve diğerleri kararı:
Araç mahrumiyet zararının (ikame araç bedelinin)
hesaplanmasında, kazalı aracın fıılen tamırde kaldığı surenın bır önemi var mıdır? İstikrar bulmuş uygulama geregince, aracın fillen tamirde kaldığı sürenin bir önemi yoktur, önemli olan aracın MAKUL ONARIM SÜRESİDİR
⏬