Bakanlığın 11-17 Temmuz arası HMGS’ye ilişkin bir sempozyum düzenleyeceğine dair bir kulis bilgisi aldık.
‼️Revize edip “Forum” talep ediyoruz.‼️
Adalet Bakanımız bizi bilgilendirirken gelecek soruları da cevaplamaktan çekinmez sanıyoruz. :)
Kamuoyuna duyurulur.
@yilmaztunc
Prof. Dr. Havva Karagöz: (Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı)
"Bir hukuk hocası olarak, ben de bu sınavdan kalırım. Sınavı tartışmak zorundayız. Bence bu sınav sınıfta kaldı, öğrenciler değil.
Hukuk öğrencilerine kanun maddesi ezberletilmez."
HMGS'nin de bu sonuca bakarak öz eleştiri yapması gerektiği kanaatindeyim.
Öyle bir sınav ki, 15 yıl ve üstü kıdemdeki hukukçuları hazırlanmadan bu sınava tabi tutsak -kendim dahil- başarı istatistiği yeni mezunlardan çok farklı olmaz.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ile alakalı Yasama ve Yürütme organında mağduriyetlere ilişkin büyük bir kanı oluştu.
Bu sebeple alakalı hususlarda “Kanun Taslağı”nı hazırlayıp ilgili yerlere ilettik.
Arkadaşlarımızdan ricamız, etiketlerle tweetlere destek vermeniz. İlaveten tanıdığınız milletvekilleri var ise onları da durumdan haberdar ediniz.
Hep birlikte başaracağız.!
Değerli arkadaşlar
Yorumlara gelen “kışkırtıcı” ifadelere cevap vermek zahmetinde bulunmayınız. Onlar gibi pek çoğuyla oturup konuştuğumuzda hak vermek zorunda kaldılar. O sebeple dinlemek istemeyene de Rıza Tevfik’ten bir dörtlük hediye etmekteyiz:
“Fikrimi sarsmadı şimdiye değin
Arsızca sözleri bilmem ne beyin
Bana çifte atan şaşkın eşeğin
Kendi çiftesiyle beli kırılır”
Esenlikler hepinize.
Son cümlede bahsedilen “Hmgs’nin tek başına yeterli olmaması” hususuna katılıyoruz. Türkiye’deki avukat nüfusunun yarısı son 5 senedir ruhsat alanlardan oluşuyor. Dolayısıyla aramızda pek de bir kıdem ve eğitim farkı olmadığından onların da bu sınava muhatap alınarak yargının baştan başa niteliğe (!) kavuşturulması gerekiyor. Bu husustaki taleplerimizi dile getirip çalışmaları başlattık. Hakkaniyetse hepimiz için.
Düşünün ki aynı eğitim sistemiyle avukat olmuş 200.000 kişi, yalnızca 4500 kişiye niteliksiz diyor.
Ve kendi meslektaşlarına güvenmediklerinden, kendilerine karşı olan özgüvensizlik durumundan kaynaklanan bir aşağılık kompleksi ile bu sınavı destekliyorlar.
En çok gelen yorumlardan birisi bu ve cevap hakkı doğdu sanırım artık:
1- Bu sınav defalarca geldi ve gitti. En son Bekir Bozdağ’ın oğlunun mezuniyetine denk geliyor diye ertelendi. Yıllarca da her sene gelecek diye de konuşuldu.
2- Fakülteye başladık ve hiçbir hocamız ihtimal vermedi geleceğine.
Hadi bunlar akıl dışı iddialarımız olsun. Daha farklı devam edelim:
3- 2019’da Kanun değişti. Yönetmelik 8 Mayıs 2024’te yayımlandı.
4- Temmuz ayında sınava çalışmaya başladığımızda daha Eylül ayının kaçında sınav yapılacağı bile belli değildi. :)
5- Burada iki soru soracağız:
x) Ben “insanım” diyen hangi hukukçu burada hukuk güvenliğinden bahsedebilir?
xx) Ben “hukuk öğrendim” diyen kaç “insan” bu sınavın nitelik ölçeceğine inanıyor?
Muhakemenizi yaptıktan sonra yorumlarda buluşalım.
Dikkat! Muhakemenin ilk şartı insani vasıflara haiz olmak, ikinci şartı hukuk öğrendim diyebilmek.
Bu hususta ivedi şekilde adım atılması ve bizlerin her türlü kamu kurumu ve yargı yolu nezdinde gerçekleştireceğimiz adımların güvenilirliğinize gölge düşürmemesi için (ki kendi meslektaşlarınızın bize sunduğu delillerle), çalışmaların yapılmas�� elzemdir.
@erincsagkan @barolar
Sınav önünde sonunda geçilecektir fakat Eylül ayında katılacak ve mağdur olacak binlerce insanı da aramıza kattığımızda, bu işten tek zararlı sizler çıkacaksınız. Kuracağımız dernek bu istikamette çalışacaktır.
Sizler, yıllardır açılan fakülteleri durduramayıp çözümü de binlerce insanın geciktirilmesinden yana arıyorsanız, sadece art niyet taşıyan ve adaletin teslim edildiği “adil olmayan” kişilerden ibaretsinizdir.
Yaratılan mağduriyetler geçicidir
Bugün pasta bölünmesin diye başlayan her cümle, yarın adliyede “Oylarınızı bekliyoruz”a elbette dönüşecektir.
Sınav niteliğinin değişmesi, soru-konu sayısının azaltılması ve barajın düşmesi için destek veren herkesin cebinde bir oy olacaktır.
Şimdi içinde bulunduğumuz durum en fazla 1 yıl sürecek ve biz ruhsatlarımızı almış olacağız. En geç 1 yıl sonra Barolar oy isteyecekler. Bilinmeli ki, faaliyete geçireceğimiz dernek, daima karşınızda olacak.
Bizi engelleyemezsiniz, en fazla geciktirirsiniz. :)
5) Bu sebeple;
Herhangi bir baro içi siyaset ve ihtilaflara ilişkin gruplarımızdaki paylaşımlar ve rekabetlerin önüne geçeceğimizi, hiçbir temsilcinin bu girişime müsaade etmeyeceğini, her desteği tarafsız bir biçimde duyuracağımızı bilmenizi isterim.
Saygılarımla…
4) Yasama organı yoluyla gerçekleştirdiğimiz girişimlerimiz her ne kadar siyasi kadrolar aracılığıyla olsa da (lüzumlu olan da bu idi zaten), davamız siyaset üstü bir vaziyet arz etmektedir zira devleti, Anayasa ve Uluslararası anlaşmaları uygulamaya zorlamaktayız.