Çağrımız bütün milletvekillerine ve siyasi partilere
Meclis yarın, 8 Ağustos Salı günü Akbelen için olağanüstü toplanıyor.
Biz İkizköylüler yarın Ankara'da olacağız.
Sizleri de #AkbelenİçinMeclise, bu katliamın daha da büyümesini engellemek için göreve davet ediyoruz.
Türkiye'nin her yerinden gelen dostlarımızla, birlikte güçlüyüz!
Dayanışmamızla, haklılığımızla, bir kömür madeni için ormanımızı talan eden bu şirketi yeneceğiz! Biz kazanacağız!
#AkbelendenVazgeçmiyoruz
Yanlış Faiz Politikası ile her şeyi çok çabuk bozabilirsiniz.
Ama Doğru Faiz Politikası ile her şeyi hemen düzeltemezsiniz.
Bozması kolay, Düzeltmesi zor…
Sevgili gençler ve kitap dostları, sizlere güzel bir haberim var. 😊
Kentpark içerisinde ders çalışıp kitap okuyabileceğiniz, kutu oyunlarıyla keyifli vakit geçirip atölyelerimize katılabileceğiniz Sosyal Kütüphanemizi hizmete açıyoruz.
Özellikle vize ve final dönemlerinde ulaşım desteği ile 7/24 hizmet verecek kütüphanemizde ücretsiz internet hizmeti de alabileceksiniz.
Yeni nesil bir okuma, çalışma, üretme ve sergi alanı olacak Sosyal Kütüphanemize gençler başta olmak üzere tüm kitap dostlarını bekliyoruz.
@eskisehirbb
Kuru bu şekilde tutmak SAĞLIKLI değil. Nedenini yazayım:
Kur bu şekilde tutulunca insanlarda SUNİ olarak tutuluyor intibası uyanıyor. O da YAY GERİLİYOR düşüncesini getiriyor. O zamanda boşu boşuna ekstra TALEP oluşuyor.
Lütfen serbest bırakın. Bırakın bulsun değerini. Değerini bulduktan sonra 10-15 kuruş aşağı yukarı oynasın. Yeter ki serbest kalsın:
Hataylılar: “Bu kadar asker enkazda gelseydi binlerce kişi hayatta kalacaktı” |
Hatay’ın Dikmece Mahallesi’nde deprem sonrası arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıkan mahallelilere bu sabah jandarma biber gazı ve kalkanlarla saldırdı.
Valiliğin, kesimin durdurulduğunu açıklaması ve Anayasanın 169. maddesine göre yok hükmünde olan iznin bile olmadığının ortaya çıkmasına rağmen yeniden kesim yapıldı. Akbelen Ormanı savunucularının müdahalesiyle kesim durduruldu.
#akbelenedokunma#akbelenormanınıvermeyeceğiz
Sesimizi herkes duysun, sözümüzü herkes bilsin. Akbelen Ormanı hepimizin, @LimakEnerji'ye vermeyeceğiz!
Güçlü bir şekilde haykıralım:
Şimdi #AkbeleneSahipÇık, bu haklı mücadeleyi kazanalım!
Okumayan "Türküm"
"ATATÜRKÇÜ'YÜM" demesin!
Yıllar önce bir internet müzayedesinden aldığım 1929 baskılı D. von Mikusch'un ''GAZI MUSTAFA KEMAL'' kitabının arasından 1938 yılına ait, yani sonradan kesilip konmuş bir gazete kupürü çıkmıştı. Atatürk'ün cenaze törenini takip eden bir Alman gazetecinin haberi. Yazdıklarından oldukça etkilendim ve okuması zor gotik yazılı Almanca metni Türkçe'ye çevirdim.
ATATÜRK İÇİN YAS
Ankara'da cenaze töreni
Ankara, 21 Kasım 1938
Atatürk'ün cenazesi onun son zaferi oldu. Cenaze töreninde tüm tezatlar susmuştu. Türk ve Alman askerleri naaşının arkasında yürüyorlardı. Stalin ve Hitler'in temsilcileri aynı sıradaydı. Valencia ve Franco çelenk göndermişlerdi. Naaşının önünde faşistler, demokratlar ve komünistler eğildiler. Türk halkının her kesimi ağlıyordu.Fakir ve zengin, alt ve üst arasında hiç bir fark yoktu.Ankara bugün dünyanın şimdiye kadar gördüğü en etkileyici cenaze törenine tanıklık ediyordu.
Tören,bir süvari bölüğü tarafından açıldı.Onların arkasından bir topçu bölüğü ile ellerinde bayraklarla ve bando ile cumhuriyet muhafızları geliyordu.Sonra askeri okulların öğrencileri ve alfabetik sırayla önce Almanlar olmak üzere Bulgarlar, İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, Romenler, Ruslar ve nihayet Yugoslavlar’dan oluşan birlikler yer alıyordu.Her dilde komutlar yükseliyordu.Almanca komutu Farsça komut, Yunanca komutu Rusça komut takip ediyordu. Ruslar Karadeniz filosunun bir müfrezesini göndermişlerdi. Çelik miğferli ve SS üniforması içindeki Baron v. Neurath, kolu yukarıda, Prusya merasim yürüyüşüyle geçen Alman bahriye birliğini selamlıyordu. Yabancı birlikleri Türk denizcileri takip etti. Bando, Chopin'in cenaze marşını çalıyordu. Onların arkasından büyük ölünün naaşını taşıyan top arabası geliyordu. Top arabasının her iki tarafında kılıçlarını çekmiş oniki general yürüyordu. Mütevazi giyimli yaşlı bir kadın, tek aile üyesi olarak Atatürk’ün kızkardeşi, eşinin kolundaydı. Onları, kanunun öngördüğü şekilde yalnız olarak cumhuriyetin yeni başkanı İsmet İnönü takip ediyordu. Onun arkasında tek sıra halinde millet meclisi başkanı, başbakan ve Türk ordusunun genel kurmay başkanı geliyordu. Yabancı özel misyonların renkli üniformaları harika bir görüntü teşkil ediyordu. Dünyanın tüm ülkeleri temsil ediliyordu. İtalyan heyetine eski Milletler Cemiyeti delegesi Baron Aloisi, Fransız heyetine içişleri bakanı Sarraut, Yunanistan heyetine ise başbakan Metaksas başkanlık ediyordu. Onların arkasından Türk hükümeti üyeleri, milletvekilleri, devlet memurları ve subaylar geliyordu. Bir bölük piyade ile görkemli cenaze alayı son buluyordu.
Cenaze alayı saat onikide, Atatürk’ün şanına layık bir anıtkabir yapılıncaya kadar geçici istirahatgahı olan etnografya müzesine ulaştı. Yaşamında imkansızı mümkün kılmış olan Mustafa Kemal Atatürk ölümünde de aynı şeyi yaptı. Onun naaşının arkasında ilk defa birbirleri ile savaşan İspanyol cumhuriyet hükümetinin temsilcileri ile Franco’nun resmi olmayan askeri idaresinin temsilcileri yürüyorlardı.
Müzenin önüne gelindiğinde tabut generaller tarafından top arabasından alınarak salona taşındı. Orada, cumhurbaşkanı ve Atatürk'ün kızkardeşinin yanı sıra yüksek yetkililer toplanmıştı. Üç dakikalık saygı duruşunda salona sessizlik hakimdi. Hiç konuşulmadı ve hiç bir dini tören düzenlenmedi. Cumhurbaşkanının müzeyi terk etmesiyle resmi cenaze töreni tamamlandı. Dünyanın her yanından çelenkler gönderilmişti. Türk gazetelerinin tahminlerine göre bunların sayısı yirmi bini buluyordu. Bunları Ankara’ya getirmek için sekiz vagon gerekmişti. Müze içinde naaşın her iki tarafına sadece devlet başkanlarının gönderdikleri çelenkler konuldu. Diğer çelenkler, yaşamı sırasında kendisi için yapılan anıtlarda yerlerini aldılar.
Tören sırasında bazı ufak hadiseler de yaşandı. Yunanistan başbakanı General Metaksas bayıldı ve subayları tarafından cenaze alayından çıkarılmak zorunda kaldı.
Türkiye'de, 10 Aralık’a kadar ulusal yas tutulacak. Tüm okullar sekiz gün daha kapalı. Anıtların+
Sevgili Eskişehirliler, Anadolu Üniversitemiz tarafından çalışmaları yürütülen Ulusal Raylı Sistemler Araştırma Merkezi (URAYSİM) Projesi kapsamında gözbebeğimiz Alpu Ovası'nda 1. sınıf tarım arazilerinin kamulaştırma çalışmalarına yönelik açtığımız davayı da kazandık.
Ekonomik olarak zaten zor günler geçiren çiftçimizin elinden 1. derece tarım arazilerinin alınmasına sessiz kalamazdık. Bu çerçevede Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 16 Eylül 2022 tarihinde istinaf yolu açık olmak üzere iptal kararı, Bursa Bölge İdare Mahkemesinde 6 Temmuz 2023 tarihinde sonuçlanmış ve temyizi olmamak üzere istinaf başvurularının reddi yönünde karara bağlandı.
Alpulu çiftçimiz başta olmak üzere bu bereketli topraklardan geçimini sağlayan ve sofrasına ürün gelen tüm yurttaşlarımızın gözü aydın.
Aklın, bilimin, sanayinin ve gelişimin yanında olduğumuz kadar toprağın, üretimin ve üreticinin de yanında olmaya devam edeceğiz.
@eskisehirbb
@TCAytunCiray Sayın Çıray Demokrat kişiliğiniz birikiminiz takdir edilecek bir gerçekliğe sahip seçimler sonrası en gerçekçi en doğru yaklaşım ve analizleri yaptığınızı ve sizi takdir ettiğimi belirtmek isterim