Öğretmenlerin tatilini diline dolayanlara, arkadaşlar inanın bana o mental zorluğu toparlamak için 2 ay az bile. Güzelce dinlensinler ki evlatlarımıza ve memleketimize en verimli halleriyle geri dönsünler.
Kemik suyu etle bedavaydı. Sana kolajen poşetleri sattılar.
Karaciğer ucuzdu. Sana multivitamin sattılar.
Sarısı yumurtayla geliyordu. Sana kolin takviyesi sattılar.
Fermantasyon bedavaydı. Sana probiyotik kapsül sattılar.
İç yağı ucuzdu. Sana on yedi adımlı cilt bakımı rutini sattılar.
Güneş ışığı bedavaydı. Sana D vitamini kapsülü sattılar.
Yürümek bedavaydı. Sana adım sayar sattılar.
Uyku bedavaydı. Sana melatonin ve bir uygulama sattılar.
Sessizlik bedavaydı. Sana meditasyon aboneliği sattılar.
Soğuk su bedavaydı. Sana daldırma varili sattılar.
Tuz ucuzdu. Sana elektrolit tozu sattılar.
Büyükannenin hiçbir ürünü yoktu.
Ürünlerin düzelttiği eksikliklerin hiçbiri onda yoktu.
Eksiklikler ürünlerle birlikte geldi.
Ürünler, tavsiyelerin onda olanı yok ettikten sonra geldi.
Yağmurlar, memleket toprağına kavuşmayı özlemiş gibi…
Durup durup yağıyor.
Toprağa huzur veren, insana sükûnet bırakan o rahmetin yerine;
doğanın dengesini bozan, fıtratıyla oynayan bir çağa denk geldik.
Yağmurlarımızı çalan, tabiatın ayarını bozan herkesi yüce Yaradan ıslah etsin,
zulümde ısrar edenleri ise kendi adaletiyle şerîşan eylesin.