Günlerdir YASAK kararını konuşuyoruz, hakkında yazılar yazılıyor ancak şunu söylemek isterim;
AİHM bizim kanunlarımızda olmayan yepyeni bir şey söylemedi. Bizim mevzuatımızdada “terör ve terör eylemleri” tanımı muğlak olsa da şiddet ve cebir vurgusu vardır, bu eylemleri bilerek ve isteyerek yapma yani özel kast olmazsa olmaz olarak aranan şarttır.
AİHM’in Yasak kararında dile getirdiğini biz hukukçular 9,5 yıldır kendi kanunlarımıza atıf yaparak kürsülere haykırdık.
Yasak kararı, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinin Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını uygulamadığının tescilidir.
Adını küçük harflerle parantez içinde yazdılar ... Ölenlerin listesine eklemediler ... Kaybettiğimiz arkadaşlarının yanına fotoğrafını koymadılar... Arkadaşlarıyla aynı yere de defnetmemiş , üstüne toplu cenaze namazında adını bile zikretmemişler ...
Suçlu mu değil mi , ben bilmem. Zaten çok da ilgilenmem ama anladığım kadarıyla muhtemelen babasından sebep...
Katilin babasıyla empati kurup ona BİLE acıyanlar ; vahşetle öldürülmüş masum küçücük bir çocuğa babasından sebep ceza kesmişler...
Bizi bu yavrucak ilgilendirir , nur yüzünü de unutturmamak düşer...
#YusufTarıkGül #Kahramanmaraş
Günler büyük bir hızla akıp gidiyor. Sabah oluyor, ne zaman olduğunu anlamadan akşam oluyor. Hayatı kaçırıyor değilim, kaçıracak bir hayat yok, sadece niye geliyor niye gidiyor bu günler onu bilmiyorum.
Ayfer Tunç
"Kendi inancınızda, farklı inançları yok sayacak derecede kaybolmayın. Böyle yaparsanız varlığın gerçek güzelliğini göremezsiniz. Allah, hiç kimsenin sınırlı anlayışına hapsedilemez."
Eski bir Katolik rahibe olan dinler tarihçisi Karen Armstrong'un anlatımıyla, Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin yüzyıllar öncesinden bugüne ışık tutan o tespiti: