Aşkın heykelini dikip ölüm vadisinde ona tapınacağım….şafakta beni aşk uyandıracak.gece karanlık çöktüğünde beni aşk kucaklayacak…aşk gençliğimde öğretmenim, orta yaşlarımda yardımcım, yaşlılığımda sevincim olacak…
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: "Gençlerimiz lastiği bulamayan, benzini olmayıp da yolda kalan ambulansları bilmiyor.
Bundan 25 sene evvel ambulansına benzin koyamayan bir sağlık sistemi vardı."
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Bu çocuğun geride bıraktığı manifestoyu okudum. Temelde bir reddedilme yarası ve yalnızlık var. Otizm ve cinsiyet disforisi işaretleri var.
Anaokulundan atılmış, el yazısıyla dalga geçilmiş, fiziksel olarak zorbalığa uğramış, arkadaşı yok. Çok erken yaşta toplumsal aidiyet duygusu gelişememiş. Dünyaya "ben buraya aitim" hissiyle değil, "ben buraya ait değilim ve bu onların suçu" hissiyle tutunmuş.
Bu yaralar sağlıklı telafiyle kapatılmamış. Yerine kurgusal bir üstünlük inşa edilmiş "true human," "130 IQ" "ultimate human" "better than everyone" Aşağılık duygusunun üstünlük kompleksine dönüşümünün textbook örneği. Gerçek yetersizliğin yerini kurgusal üstünlük alıyor. Erken aşırı dil gelişimi, sosyal kod okuyamama, yoğun özel ilgi alanı olarak anime gibi otizm spektrumu işaretleri var.
Sorumluluk tamamen reddedilmiş. "Loneliness is not a reason. It is pretty dumb." Yalnızlığının sebebinin kendi davranışları olduğunu kabul edemiyor, sebep-sonuç ilişkisini koparıyor. Adler'in dediği "private logic", yani birey gerçeklikle bağını koparıp kendi iç mantığında yaşamaya başlar.
Tüm olumsuz sonuçlar dış faktörlere yükleniyor Jews, kadınlar ("foids" incel jargonu), toplum. Kendi başarısızlığı dışarı projekte ediliyor ve düşman kategorileri inşa ediliyor.
Kimlik çözülmüş. "Konata is me. I love her very very much." Bu basit bir anime karakterine hayranlık değil, kimlik füzyonu. Gerçek dünyada bir benlik inşa edemediği için kurgusal bir karakterle kimliğini birleştirmiş. Gerçek insanlarla bağ kuramamanın yerine konmuş bir protez. Cinsiyet disforisi olması çok muhtemel.
Çocuk metnin içinde hala kendini iyi biri olarak görmek istiyor. "I care for animals, I care for people, I don't like violence." Aynı metinde "I want to kill you if you disagree with me" ve yahudilerin "re-educated or killed" olması gerektiği var. Parçalanmış benlik. Aynı anda iki kişi, ve ikisini birleştirememiş.
Sağlıklı insan kendini katkıyla kanıtlar. Cesareti kırılmış insan kendini yıkımla kanıtlar. İkisinin de ortak özelliği "varım, görünüyorum" demektir. Bu çocuk yıllarca görünmediğini hissetti ve varlığını kanıtlamak için seçtiği son yol yıkım oldu.
Bu tür olaylarda pattern hep aynı. Manifesto yazılır, biri görür ciddiye almaz. Aile garipleştiğini fark eder, "ergenlik" der. Okul disiplin verir, psikiyatriye sevk etmez. İnternet geçmişi kimse kontrol etmez. Radikalleşme internet erişimiyle artık 14 yaşa indi. Algoritma ve sosyal izolasyon birleşince süreç hızlandı.