Uzun zaman mobilya işi yaptım ve emin olun koltuk seçimleri kişinin karakterini yansıtan çok güzel donelerdir.
Genel izlenimim ise, şu tarz mobilya seçenlerin çoğunun IQ'su standartın altındadır ve ürünler haram para ile alınmıştır.
@tcmuglavaliligi@idrisakbiyik Bu ziyaretlerden vakit bulursanız, plajları da bi denetler misiniz? Alenen edepsiz güruh çökmüş bütün Sahile, kör müsünüz?
Ekrem İmamoğlu'nu Kartal Adliyesine götüren araçla ilgili matematik sorusu hazırladım.
Hukuk fakültesi sınavlarında kullanılabilir.
Sizce araçtaki arıza nedir?
- Ekrem İmamoğlu duruşmaya
SEGBİS aracılığıyla bağlandı:
Hakim karşısına çıkmak üzere Silivri’den yola çıkmışken, araba bozuldu denilerek 60 kilometre sonra geri döndürüldüm"
- Duruşma Hakimi:
Diğer tüm sanıklara yaptığımız gibi sizin de burada hazır edilmeniz için yazı yazdık. Getirilemeyeceğinize dair dün akşam bir yazı geldi. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüştüm, buna rağmen sabah getirilmeniz için hazırlık yapıldı ve araç arızalandığı için işlem yapılamadı.
@zafersahin06 Gazeteci bey; Vize dolandırıcılığı, şerefsizliği dönüyor ortada. Ne o sesin çıkmıyor, yemiyor mu haber yapmak? Ucu senin tayfaya dayanıyor diye mi?
SAVUNMAYI HEDEF GÖSTEREN BU TUTUMU KINIYORUZ!
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı tarafından bir meslektaşımızın adı, soyadı ve sicil numarası belirtilerek Mahkeme Salonu’nun kapısına asılan ilan; yargı etiğiyle, hukuk devleti ilkesiyle, tarafsız yargı anlayışıyla ve savunmanın kurumsal saygınlığıyla bağdaşmayan vahim bir uygulamadır.
Başta ceza mahkemeleri olmak üzere birçok mahkemede duruşmaların belirlenen saatte başlamadığı, çeşitli nedenlerle geciktiği ve bu durumun avukatlar ile yurttaşlar bakımından ciddi mağduriyetlere yol açtığı bilinen bir gerçektir. Duruşmaların ilan edilen saatlerde yapılmasını ve geciken bir duruşma için tutanak tutulmasını talep etmek, bir avukatın en doğal hakkı olduğu gibi, adil yargılanma hakkının ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesinin de gereğidir. Yurttaşların, avukatların ve diğer yargı mensuplarının saatlerce koridorlarda bekletilmesini eleştirmek yerine, bu soruna dikkat çeken avukatı hedef haline getirmek kabul edilemez bir davranıştır.
Bir mahkeme başkanının, kendisine iletilen mesleki bir talebi kişiselleştirerek kamuya açık mahkeme kapısında ilan etmesi, yargısal yetkinin savunma makamı üzerinde baskı aracı olarak kullanılmasına yönelik son derece sakıncalı bir görüntü yaratmaktadır. Daha da vahimi, söz konusu ilanda meslektaşlarımızın bundan sonra yapacağı bekletme, mazeret ve gecikme taleplerinin peşinen reddedileceğinin duyurulmasıdır. Bu ifade, kişiye özgü bir tutumun açık ilanı niteliğindedir ve yargısal tarafsızlık ile eşitlik ilkelerini ciddi şekilde tartışmaya açmaktadır.
Öte yandan bir avukatın adı, soyadı ve sicil numarasının kamuya açık bir alanda teşhir edilmesi, kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkeler bakımından da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Mesleki bir talep nedeniyle bir avukatın kimlik bilgilerinin ilan edilmesi ve hedef gösterilmesi kabul edilemez.
Savunmayı yargının eşit kurucu unsuru olarak görmek yerine, talepte bulunan avukatı kamuoyu önünde teşhir etmeyi tercih eden bu anlayışı reddediyoruz.
Hiçbir mahkeme başkanı, hiçbir yargı mensubu; avukatları isim vererek hedef gösterme, mesleki talepleri nedeniyle kamuoyu önünde itibarsızlaştırma veya savunma makamına gözdağı verme yetkisine sahip değildir. Yargı yetkisi, kişisel rahatsızlıkların ya da kurumsal tahammülsüzlüğün aracı haline getirilemez.
Savunmanın susturulmasına, baskı altına alınmasına ve hedef gösterilmesine yönelik her girişim yalnızca bir avukata değil, savunma makamının tamamına yönelmiş bir saldırıdır.
İstanbul Barosu olarak; bahse konu ilanın derhal kaldırılmasını talep ediyor; meslektaşımızın yanında olduğumuzu, savunmaya yönelik bu kabul edilemez tutumun takipçisi olacağımızı, gerekli hukuki ve idari girişimlerde bulunacağımızı, avukatlık mesleğinin onurunu zedeleyen hiçbir uygulamaya sessiz kalmayacağımızı ve İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşmalarını gözlemleyeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.
@zekaisuni Kasten öldürme, sanığın öldürmediği kesin, olay yerinde olduğu bile tartışmalı. Ağ ceza mahkeme başkanı aynı gerekçeyle şerh düşüyor. Karar başkanın muhalefetine rağmen 2/3 müebbet!! İstinaf durusma yapmadan iki satır kararla onaylıyor. Sanık iki yıldır tutuklu!!!