Medicana Ataköy’de ameliyat sabahı kan değerleri ağır şekilde bozuk olmasına rağmen estetik operasyona alındığını belirten hasta, 7 gün sonra lösemi tanısı aldığını ve kalıcı görme kaybı yaşadığını söylüyor.
♦️Takipçi şikâyeti:
“24 Şubat’ta Medicana Ataköy Hastanesi’nde Prof. Dr. Harun Ç. tarafından jinekomasti ameliyatı oldum.
Ameliyat sabahı hastanede kan testlerim yapıldı ve ardından doğrudan operasyona alındım.
Tahlil sonuçlarımı daha sonra kendim incelediğimde trombosit (PLT) değerimin 52 bin olduğunu gördüm. Raporda normal alt sınır 151 bin olarak görünüyordu. Lökosit dâhil birçok değerim de referans aralığının çok altındaydı ve sonuçlar kırmızı renkle, ünlem işaretiyle belirtilmişti.
Bu sonuçlar hakkında ameliyat öncesinde bana hiçbir bilgi verilmedi.
Ameliyat sonrasında dinlenme odasında ağır kanama yaşadım. Buna rağmen birkaç saat içinde aynı gün taburcu edildim. Taburcu edilirken de tahlil sonuçlarım bana gösterilmedi ve her şey normalmiş gibi davranıldı.
Eve gittikten sonra durumum giderek kötüleşti. Nabzım 120-130’a çıkıyor, şiddetli baş ağrısı ve halsizlik yaşıyordum. Ayakta duramaz hâle geldim ve ameliyat bölgemde büyük morluklar oluştu.
Yaşadığım tüm belirtileri ve fotoğrafları WhatsApp üzerinden defalarca hekime ilettim. Bana her seferinde bunların normal olduğu ve geçeceği söylendi. Muayeneye çağrılmadım ve yeniden kan tahlili yapılmadı.
Yedinci günün sonunda görmem bulanıklaştı ve yataktan kalkamaz hâle geldim. Ailemin yardımıyla başka bir hastanenin acil servisine götürüldüm. Yapılan tetkiklerin ardından lösemi tanısı aldım.
Trombosit değerlerimin çok düşük olması nedeniyle gözümde kanama meydana geldi. Bu nedenle göz ameliyatı oldum ve yaklaşık bir ay hastanede yatarak tedavi gördüm.
Tedavimi üstlenen hekimler, durumumun son derece ciddi olduğunu ve daha fazla gecikmenin çok ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade ettiler. Ayrıca ameliyat öncesi kan değerlerimin ciddi bir hastalığa işaret ettiğini ve mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söylediler.
Kan değerlerimdeki ağır bozukluklara rağmen neden acil olmayan estetik bir ameliyata alındığımı öğrenmek istiyorum.
Trombosit değerim 52 bin olduğu hâlde operasyon neden ertelenmedi ve neden hematoloji konsültasyonu istenmedi?
Ameliyat sonrasında kanama yaşamama rağmen neden aynı gün taburcu edildim ve kan değerlerim neden yeniden kontrol edilmedi?
Günlerce ilettiğim şikâyetler neden ‘Normal, geçecek’ denilerek değerlendirildi ve neden muayeneye çağrılmadım?
Yaşadıklarımı ilettiğimde bir açıklama ve özür bekledim. Ancak tarafıma dava açabileceğimin söylendiğini belirtiyorum.
Hukuki süreci başlattım. Yaşadığım bu süreci, aynı durumun başka hastaların da başına gelmemesi için paylaşıyor ve Medicana Ataköy Hastanesi ile ilgili hekimden ayrıntılı bir açıklama bekliyorum.”
Bu videoda eşi tarafından şiddete uğradığını gördüğünüz kişinin ismi “Derin Deniz”. Kendisi 2,5 yıldır eşi tarafından düzenli olarak dövülüyor. Hamileliği boyunca dahi bu şiddet devam ediyor. Küçücük kız çocuğu, babası annesini döverken kanlı ellerine ve yüzlerine şahit oluyor…Ankara'da yaşayan Derin'in tek isteği sesini duyurabilmek..El birliğiyle, Derin hayattayken hep birlikte sesi olalım, kardeşimizi yalnız bırakmayalım.
Israeli soldiers torture a one-year-old child in Gaza, including burning his leg with a cigarette and inserting a nail into his leg, according to a report, to pressure his father to make confessions
https://t.co/v0be37LwpV
Smart Latch… TJK kayıtlarına göre toplamda 1.125.680 ₺ kazanç sağlamış bir yarış atı. Yani yarışmış, sahibine para kazandırmış bir can. Ama bugün haberlere bakıyoruz; Mersin’de bir aşevinde dağıtılan yemekten çıkan çip sayesinde etin Smart Latch’e ait olduğu ortaya çıkıyor…
2 adet Sırma damacana su istedik, ikisinin de içinde yüzlerce beyaz şey yüzüyor. 10/02/2026 Aydın üretimi. Mikroskopta baktım, Sphaerotilus natans veya fungal hyphae gibi görünüyor. Dün farketmeden önce birer bardak içtik bile (şimdilik iyiyiz). 1/
Hatırlıyorum Osmaniyeli bir depremzede Bahçeli'nin konağı için "Burada en güvenli yer konağın olduğu yerdi ama açmadılar. Evin içini istemedik biz, bahçeyi diyoruz. Sadece bahçeye yağmurda çocukları alsalardı o bile yeterdi bize.” demişti.
Turkcell’in depremden yıllar önce uyarılmasına rağmen harekete geçmediğini unutma.
Kızılay’ın çadır sattığını unutma.
Hatay’ın 3 gün kaderine terk edildiğini unutma.
Samandağ yıkık dökükken canlı yayında yıkım yok dediklerini unutma.
Enkaz altındaki insanlara sela dinlettiklerini unutma.
Deprem davalarının hala devam ettiğini, mağdurları bezdirene kadar davaları ertelediklerini unutma.
Kayıp insanları unutma.
Bu herifler, insanlara yardım edebilmek için herkes canıyla başıyla uğraşırken internetimizi kestiler. Ellerindeki su şişelerini gösterip “yardıma ihtiyaç yok” deyip tırları döndürdüler. Adıyaman’ı mezarlık bellediler. Kendilerinden bağımsız yardım tırlarına afiş astılar. Çadır sattılar. Depremzedelerden mikrofonları kaçırdılar. Depremzedeleri azarlayıp insanların suratlarına güldüler. Olayın en sıcak anında bile askeri sahaya indirmekten çekindiler. Değil çocuklarımıza, cenazelerimize bile sahip çıkamadılar. İnsanlar, evlatlarının mezarı var diye sevindiler. Bu namussuzlar bize dükkan dükkan kefen arattılar. Şubatı sadece yıldönümünde hatırlayanların aynı acıları yaşamaları dileğiyle. Bizim bizden başka hiç kimsemizin olmadığını umarım tekrar öğrenmeyiz. Milletimiz umarım bir daha böyle bir acı yaşamaz. Başımız tekrar sağ olsun.
Bu arada enkazdan çıkartılıp ambulansa verilen ablamın çöp gibi DNA'si almadan gömülmesi ve 2 ay boyunca gizlenmesi ve bizim zar zor mezar açtırıp bulmamızla ilgili kimse istifa etti mi, hesap verdi mi?
Deprem oluyor, enkazda çıkıyorsunuz canlı, ambulans geçiyor durdurup veriyorlar ve sonra kayboluyorsunuz? Kriz yönetimi bu mu?
"Yani Yusuf amma uzattın 3 senedir hep aynı şeyi söylüyorsun diyebilirsiniz" de afedersiniz bilmediğimden soruyorum da benim ablam kuduz köpek miydi lan ben bunun peşini bırakayım?
Ambulans ile mezar arasında kaç birim var? Kriz yönetimini o ara ayağına inşaat demiri saplanmış ben mi yapacağım? Enkazda ölen babam mı yapacak?
Ambulansa verilen biri nasıl DNA'si alınmadan gömülüp gizleniyor da ben 2 ay sonra zorla bir mezar açtırıp buluyorum?
ÖNEMLİ!
Florida Sağlık Bakanlığı’nın, “Önce Amerika’nın Sağlığı” girişimi kapsamında test edilen 33 popüler çocuk şekerleme markasının %78’inde (26 tanesinde) yüksek arsenik tespit edildi.
Yüksek arsenik tespit edilen başlıca markalar ve ürünler:
- Nestle Kit Kat (Türkiye'de de satılıyor; yaygın)
Mars ürünleri:
- Snickers (Türkiye'de satılıyor; yaygın).
- Skittles (Türkiye'de satılıyor; yaygın).
- 3 Musketeers (Türkiye'de de satılıyor; ithal, sınırlı).
Mondelez ürünleri:
- Sour Patch Kids (Türkiye'de satılıyor; yaygın)
- Swedish Fish (Türkiye'de de satılıyor)
Ferrara Candy Company ürünleri:
- Nerds (Türkiye'de de satılıyor)
(Yılda 96 taneden fazlası sınırı aşıyor; kutularda 2000+ tane var.)
- Black Forest (Türkiye'de de satılıyor; ithal).
- Laffy Taffy (Türkiye'de de satılıyor; ithal)
- SweeTarts (Türkiye'de de satılıyor; ithal).
The Hershey Company ürünleri:
- Hershey’s Cookies ‘N’ Creme (Türkiye'de de satılıyor)
- Jolly Rancher (Türkiye'de de satılıyor)
- Twizzlers (Türkiye'de de satılıyor)
Gummy Bears (genel olarak çeşitli markalar, özellikle haribo benzeri jelibonlar)
Tootsie Roll Industries ürünleri:
-Dots (Türkiye'de de satılıyor; ithal, sınırlı).
- Tootsie Fruit Chews (Türkiye'de satılıyor; ithal).
- Tootsie Roll (Türkiye'de de satılıyor; ithal, sınırlı).
- Smart Sweets (Türkiye'de satılıyor; ithal, sınırlı)
Basın toplantıaında konuşan Casey DeSantis:
“Örneğin Nerds’i ele alalım. Evet, kızım Nerds’i gerçekten çok seviyor. Bakanlığın analizine göre, bir çocuk için yılda 96 taneden fazla Nerds parçası tüketmek, güvenli kabul edilen yıllık arsenik maruziyetini aşıyor. Ama hepimiz biliyoruz ki küçük bir kutuda yaklaşık 2000 tane Nerds var. Sinemada aldığınız büyük kutularda ise yaklaşık 8000 tane oluyor.
Başka bir örnek ve perspektif vermek için Swedish Fish’e bakalım. Sağlık Bakanlığı, bir çocuğun güvenli yıllık arsenik maruziyet seviyesini aşmamak için 8 taneden fazla Swedish Fish tüketilmemesi gerektiğini belirlemiş. Oysa tipik küçük bir poşette 50 ila 100 arası parça bulunuyor.
Aynı şey Jolly Rancher sert şekerleri için de geçerli – çocuklar bunları da çok seviyor. Bakanlığın analizi, 6 taneden fazla tüketildiğinde yıllık güvenli arsenik eşiğinin aşıldığını gösteriyor. Standart bir poşette genellikle 30-40 tane şeker oluyor.”
Tam liste, resmi olarak **https://t.co/6S5uJ3agcv) sitesinde (Florida'nın kendi sitesi)
Tespit edilen arsenik miktarına bağlı olarak bir çocuk için güvenli YILLIK limitler:
⚠️ Nerds (Üzüm/Çilek): Yılda 96 adet
⚠️ SweeTarts Orijinal: Yılda 48 adet
⚠️ Sour Patch Kids: Yılda 36 adet
⚠️ Skittles: Yılda 48 adet
⚠️ Trolli Sour Brite Crawlers: 12 adet / yıl
⚠️ Jolly Ranchers (Ekşi Elma / Çilek): Yılda 6 adet
⚠️ Çilekli Twizzlers: Yılda 4 adet
⚠️ Tootsie Roll : 8 adet / yıl
⚠️ Snickers: ~2,5 adet / yıl
⚠️ Kit Kat: ~2,5 adet / yıl
Bir kutu Nerds şekerleme 2.000 ila 8.000 adet içerir.
Hastane içinde yapılan idari soruşturmada bebeğin darp edildiği ispatlanmış.
Aile olayı 3 yıl sonra E devletten gelen dava bildirimi ile öğrenmiş.
Hastane yönetimi 3 yıl boyunca skandalı aileden gizlemiş.
Rezalet üstüne rezalet!
Kadın, çocuğun tüm merkez sinir sistemini, yürüme yetisini, belki konuşmasını, ilk aşkını, ilk iş gününü, her şeyini darp ederek paketleyip çöpe atmış. 3 yıl ceza almış. Nerede adalet? 3 yıl dediğin nedir ki? Yatarı kalkarı, iyi hali, açık cezaevi derken kadın muhtemelen çocuğun fizyoterapi seansları bitmeden sokağa çıkacak. Hava ne kadar güzel diye tweet atacak. Çocuk o sırada bir sonraki ameliyatına hazırlanıyor olacak. Bu nasıl bir şey yahu?
Müge Anlı'ya dün bir adam çıkmış.
Adam
- Kendi kızlarına cinsel tacizde bulunmuş,
- 4 yaşındaki üvey kızı Emine Yıldırımcan'ı istismar edip öldürmüş ve cesedi tespih makinesiyle parçalara ayırarak çöpe attırmış ve hapse girmiş.
- Bu suçlardan toplam 52 yıl ceza almış ama ne hikmetse salıverilmiş ve şu an dışarıda serbest dolaşıyor.
Öz kızı yayına bağlanıp "Bu adam katil be tecavüzcü ama aramızda dolaşıyor, dikkat edin" diye feryat ediyor.
Bunlar kader mahkumu falan değil birer aşağılık şeytan.
Bu kızlar şimdi nasıl rahat etsin, travmalarını nasıl aşsın.
Tepkimi göstermek için insani bir cümle bulmakta zorlanıyorum.
İstanbul Büyükçekmece'de faaliyet gösteren Özel Büyük Marmara Huzurevi'nde Abdulkadir Taşar isimli yaşlı vatandaşı, huzurevi sahibinin eşi Erol Konuk eldiven takarak dövdü.