Tarım ve Orman Bakanlığı, Mart 2022’den beri yayımlanmayan taklit-tağşiş listelerini artık anlık olarak paylaşıyor fakat listede bir eksik var: Pestisit analizleri.
Limitlerin üzerinde pestisit kullananların da açıklanması için sen de harekete geç: https://t.co/uDiBt4JvRq
AYM sokak hayvanlarına yönelik kanunun iptaline dair talebi reddetti.
Sokak hayvanlarını ve hayvan hakları savunucularını yalnız bırakmayacağız. Mücadele etmeye ve yaşamdan yana olmaya devam edeceğiz.
Anayasa Mahkemesi sokak hayvanlarının yaşamını tehdit eden ve kamuoyunda tepkilere yol açan yasa değişikliğini bugün görüşecek.
Hayvan hakları savunucuları AYM önünde.
#yasayıiptalet
📍Ankara
Yargıtay, Pınar Gültekin'in "canavarca hisle" öldürülmediğine ve faile haksız tahrik uygulanması gerektiğine karar verdi.
Cezasızlık ve ayrımcı ceza indirimleri karşısında #PınarGültekin için yarın Yargıtay'ın önünde eylemdeyiz.
Bu belâ deryasına karşı isyan etmek mi
Yaraşır insan olana? Öldün diyelim, uyudun,
Herşey de bitti ve uyuyarak bir kalemde son verdin
Tekmil kalp-ağrılarına ve o tenkafesimize musallat
Binbir kahra, binbir acıya, kim istemez ki bu akıbeti
Hem de cân-ı gönülden?
Kadınlara yardım amacıyla kurulacak derneğe isim olarak “Yoksul Kadınlara Yardım Derneği” önerisi ortaya atılınca Atatürk'ün yazdırıp okuttuğu not:
Yoksul kadın, hiçbir şeyi olmayan kadın anlamında alınmıştır. Halbuki kadın denilen varlık, bizatihi yüksek bir varlıktır. Onun yoksulluğu olamaz. Kadına yoksul demek onun bağrından kopup gelen bütün beşeriyetin yoksulluğu demektir.
Eğer beşeriyet bu halde ise kadına yoksul demek reva görülebilir. Hakikat bu mudur? Eğer kadın, dünyada çalışan, muvaffak olan, zengin olan maddi ve manevi zengin insanlar yetiştirmişse ona yoksul sıfatı verilebilir mi? Verenler varsa onlara nankör denilse doğru olmaz mı?
Bizce, Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en muhterem mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir mevcudiyettir.
Birkaç asırdan beri Türk kadınlığının manası unutulmuş, o bunca varlıkların maddi ve manevi kaynağı olduğu halde yüz üstü bırakılmış; unutulmuş!
Kadın Esirgeme Kurumu bu fahiş, müthiş hatanın tashihini lüzumlu gören Türk kadınlarının kurumudur.
Büyük varlık ve faziletleri unutulmuş olan Türk kadınlığına ayağa kalkarak hürmetlerimizi göstereceğiz ve bunu düşünerek Kadın Esirgeme Kurumunu kuran bugünkü Türk kadınlarını dahi ayakta selamlamalıyız.
Belleten, Cilt: XX, Sayı: 80, 1956. s. 740
24 Ocak 1993’te hain bir suikast sonucu kaybettiğimiz gazeteci, yazar ve aydın Uğur Mumcu’yu aramızdan ayrılışının 32. yılında saygıyla anıyoruz. Aydınlanma mücadelesinde sergilediği cesaret ve özveriyle hatırladığımız Mumcu, ölümsüz eserleri ve kalemiyle hep aramızda olacak.
#ÇağdaşYaşamıDesteklemeDerneği #UğurMumcu
Otel girişi Tabelasında bile ‘Turizm Bakanlığı denetimindedir’ yazan otelin neden nasıl yandığının sorumlusunu bulmak için devlet 10 gün süre istiyor… #cokusdonemi
Ece Üner: "Senin sağlık bakanının hastanesi olamaz. Senin eğitim bakanının okulu olamaz. Senin turizm bakanının otelleri, turizm şirketleri olamaz.
Olursa sonuç bu olur. Hikaye aslında bu kadar basit."
Babası Nezih Türkoğlu'na görüşme iznini veren hakimin ihmali Yiğitcan'ın hayatına mal oldu. Açılan maddi ve manevi tazminat davası sonrası hakim Yargıtay tarafından kusurlu bulundu ve anneye maddi tazminat ödenmesine karar verildi.
3 çocuk naralarından "Aile Yılı" müjdelerine geçen yetkililer, o çocukları hayatta tutmaktan da, nasıl bir yaşam sürdüklerinden de sorumlu. İhmali olan her bir kademe de Yiğitcan'dan çalınan yaşam hakkının hesabını vermek zorunda.