valla dostlar yaşamak umrumda ya. birkaç kişi bize kötülük yaptı diye hayata küsecek değiliz ya. ne yapalım yani kötülüğü onun çirkinliğinden kaynaklı. biz iyilikten güzellikten sevgiden yana olacağız. düşersek kalkacağız ağlarsak sonra güleceğiz. öyle ki yaşam bizden yana olacak
‘kaygı ertesi gündür’ der, kierkegaard. insan çoğu zaman henüz gelmemiş günlerin ihtimallerini düşünür, akıbeti zihninde kurar. böylece yarına ait bir endişe gelip bugünün huzurunu gölgeler. belki de yapılması gereken yarının yükünü bugüne taşımamak ve elimizdeki günü yaşamaktır.
sevginin karşıtının öfke değil kayıtsızlık olduğunu şöyle anlatır oğuz atay
“onları öfkeme layık bulmuyorum.öfkem bana ait bir şey.yakın hissetmediğim birine nasıl gösteririm onu.”
ibn hazm, ‘güneşin süslenmeye ihtiyacı yoktur, gül daha pembe görüneyim diye boyanmaz’ der. çünkü, olduğun hâlinle eksiksiz ve değerlisin. özünden yana durdukça ışığın artar, başkasına benzemeye çalıştıkça gölgelenirsin. en kıymetli ziynetin, kendine sadık kalan o yalın hâlin.