Ümit Özdağ:
• Tecavüz olaylarında kimyasal hadım uygulayacağız!
• Önlemler sert olmadan sokaklar güvenli olmayacak!
• Vatandaşın değil, suçluların korktuğu Türkiye istiyoruz!
Düşmanların kılık değiştirdi, ağız değiştirdi, fikir değiştirdi, saf değiştirdi, yol değiştirdi, döndüler de döndüler paşam. Biz senden milim sapmadık. Onlar için her şeyin bir bedeli vardı. Gücün, paranın, fikrin hatta kendilerinin bile… Rahat uyu paşam! Biz seni hiç satmadık. “Öldü” diyorlar… Hiç merak buyurma paşam, döneklerin rüzgarıyla savrulmayacağız. Fikrin olacağız, ruhun olacağız, sen olacağız! Üç beş satılık cahil ne ki? Cihan dursa karşımızda, seni ilelebet yaşatacağız.
Bugün, yarın ve daima…
🇹🇷 Cumhuriyet 102. yaşına girerken, O'na duyduğum sevgi, saygı, minnet ve inancın yanında bir yandan da, ona yeterince sahip çıkamamanın burukluğu var üzerimde...
Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil; bir halkın ayağa kalkışı, tarifsiz acılarla sınanmış bir milletin, makus talihini yenip, küllerinden yeniden doğuşuydu... Boyun eğmeyen, teslim olmayan, kendi kaderine sahip çıkan ecdadımızın haykırışıydı...
Ve o haykırış, bir asır önce dağ taş yankılanırken ne kadar gürse, bugün o kadar sesi kısılmış gibi geliyor kulağımıza...
Biz o mukaddes emaneti 102 yıl önce devraldık; ama sanki her kuşakta biraz daha yorduk, biraz daha yıprattık...
Bir zamanlar umutla, inançla kurulan o genç Cumhuriyet'in ışığını kimi zaman kendi ellerimizle kapattık.
Eşitliği, adaleti, özgürlüğü — Cumhuriyet temeline harf harf kazınan o değerleri — bazen bir kenara itip, sessiz kalmayı seçtik. Belki korktuk, belki alıştık, belki de kaybolanları yavaşça kanıksadık...
Ve şimdi Cumhuriyet 102 yaşında 🇹🇷
Bir asrı geçti, hâlâ ayakta; ama biraz yorgun, biraz kırgın...
Sanki, "Ben size kendimi emanet etmiştim," der gibi bakıyor sessizce...
"Benim için değil," diyor; "kendiniz için koruyun beni; bilin kıymetimi..."
Yine de…
Her 29 Ekim sabahı, bir yerlerde bir çocuk elinde bayrakla koşuyor. Bir öğretmen gözleri dolu dolu İstiklâl Marşı'nı okutuyor. Bir yaşlı teyze, camına astığı bayrağın gururunu tebessümüne taşıyor.
Ve o an,
Cumhuriyet yeniden nefes alıyor. 🇹🇷
Küllerinden değil artık; yüreğimizin derinlerinden tekrar doğuyor...
Evet, belki yeterince layık olamadık ona…
Ama hâlâ inanıyoruz...
Çünkü Cumhuriyet, sadece geçmişin bir emaneti değil; geleceğimizin de tek umududur.
Ve biz, ne kadar yorsak da onu,
o yine de payidar kalacaktır.
Çünkü bir kez "özgürlük" demeyi öğrenmiş bir milletin kalbi, bir daha esareti kabullenmez; bir daha asla diz çökmez! Cumhuriyet bu toprakların kalp atışıdır ve ilelebet atacaktır ! ❤️🇹🇷
Minnetle, gururla ve sonsuz inançla…
Emanetinin bekçisiyiz...
Teşekkürler Ata'm 🙏💙
#NeMutluTürkümDiyene #29Ekim #29Ekim1923 #Cumhuriyet #CumhuriyetBayramı #Cumhuriyet102Yaşında #Atatürk #UluÖnderMustafaKemalAtatürk
#TarihinKıskandığıLider
9 Eylül tarihi, sadece İzmir'in değil, Türkiye'nin de kurtuluş günüdür. İşgal edildiği gün Kurtuluş Savaşı'nı başlatan; işgalin bittiği gün, Kurtuluş Savaşı'nı bitiren dünyadaki tek şehir İzmir'dir. 🇹🇷
uzun uzun tartışmaya lüzum yok.
Türkiye Cumhuriyeti laik demokratik bir sosyal hukuk devletidir.
hep öyle kalacak.
kadının kıyafetinin, voleybolcunun şortunun yobazların ağzına sakız olamadığı bir Türkiye’de yaşayacağız.
başaramayacaksınız.
şeriat isteyen Afganistan’a, yallah.
Siz denk geldiniz mi bilmiyorum. Ben hiç duymamıştım. AKP meğer Atatürk Orman Çiftliği arazisini ABD'ye satmış. Yeni büyükelçilik binası için. Mimarlar Odası satışa karşı dava açmış. Görülen dava sonunda Yargıtay, kararı bugün bozmuş ve satışı iptal etmiş.